7. Hukuk Dairesi 2013/23704 E. , 2013/20824 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı 15418,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bu
**7. Hukuk Dairesi 2013/23704 E. , 2013/20824 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı 15418,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; mahkemece keşif tutanağına yansıtılan gözlemde dava konusu taşınmazın içerisinde çok sayıda irili ufaklı taşların bulunduğu, etrafının duvarlarla çevrili olduğu, hali hazırda uzun bir süreden beri ekilmemiş toprağın işlenmemiş olduğu gözlenmiş, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kayalıklardan oluşan taşlı toprak yapısında olduğu, taşlılık sorununun bulunduğu, taşınmazın büyük çoğunluğu kayalıklardan oluştuğu için arazide enstantif tarım yapılmayacağı ancak yer yer öbek şeklinde olan alanlarda tarla ziraati yapılabileceği, bu alanın ise yaklaşık arazinin yarısı kadarını oluşturduğunu bildirmiş, orman bilirkişi de raporunda önceki yıllarda kısmen tarım yapıldığı ve taşlık bir zemin olarak görüldüğü, içinde ekiliş yapılabilen yerler de olduğunu belirtmiştir. Bu belirtimler nazara alındığında dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık bir yapıda olduğu, taşınmaz üzerinde imar ve ihya çalışması yapılarak taşınmazın kültür arazisi haline getirilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim teknik bilirkişi raporlarına aykırı düşen yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişinin soyut ve gerekçesiz sözlerine de değer verilemez. Böylesi bir durumda taşınmaz üzerinde davalının ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.