İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı ... plaka …
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1234 KARAR NO: 2026/256 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/03/2025 NUMARASI: 2023/384 Esas - 2025/157 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın 10/04/2013 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nın annesi ......'nın vefat ettiğini, davacı küçüğün destekten yoksun kaldığını, sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, aracın ... sigortası olmaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatından davalı............nın da sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketi'nin ise Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası tazminatı ve manevi tazminattan veya sadece Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası tazminatından poliçe limitiyle sorumlu olduğunu belirtilerek, (-belirsiz alacak-) şimdilik 1.000,00-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının, davalılar ..., ... ve ........ndan (poliçe limitiyle sınırlı olarak) 100.000-TL manevi tazminatın davalılar ..., ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca, 1.000,00-TL Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası tazminatının Ferdi Kaza Koltuk teminatı üst limitiyle sınırlı olmak üzere davalı ... Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili müteakip yargılamanın devamında, kazaya karışan aracın Trafik Sigortasının bulunduğunu belirterek, .... ......nın taraf olmaktan çıkarılmasına, ... yöneltilen taleplerin ... A.Ş’ye yöneltildiğinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 04/03/2025 tarihli mazeret dilekçesiyle birlikte "taleplerimizi bilirkişi raporunda belirtilen kişilerin her biri hakkında bilirkişi raporunda belirtilen sorumluluk miktarları nispetinde artırıyoruz" şeklindeki beyanla talep artırımında bulunulmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın HMK'nın 114. madde düzenlemelerine aykırı olacak şekilde açıldığını, HMK'nın 115.maddesi düzenlmesi gereği davanın dava şartı noksanlığından dolayı usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın velayet hakkına dayanarak dava açmasına rağmen bu konuda bir delil sunmadığını, dava dilekçesinde sürücünün alkollü olduğunun belirtildiğini, alkollü sürücünün aracına binilmesinin başlı başına bir kusur olduğunu, ayrıca emniyet kemerinin de takılıp olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracı diğer davalı ...'a 09/04/2013 tarihinde, günlüğü 75- TL'den olmak üzere 2 günlüğüne kiraladığını, mevcut kazanın 10/04/2013 tarihinde meydana geldiğini, pasif husumet sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... plakalı aracı,...... nolu poliçe ile 22/02./2013 tarihinden başlayarak bir yıl süreyle, Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, teminatının azami 5.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacı taraftaça 1.000,00-TL talep edilmiş olması nedeniyle talep edilen bu miktarın kabul edildiğini, koltuk sigortasının niteliği gözetildiğinde fazlaya ilişkin talep bulunamayacağından fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, azami sorumluluğun 1.000,00-TL olarak kabul edilmesine, olay tarihinden itibaren faiz talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin kullandığı aracın işvereni tarafından kiralandığını, müteveffa ve müvekkilinin .... şirketinin çalışanlarından olduğunu, aracın teknik ve bakım eksikliğinin bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde ''.. Kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, ...’nın geride kalan hak sahiplerinden kızı olan davacı ...'nun 295.734,67 TL destenten yoksun kalma ve 5.000,00 TL ferdi kaza koltuk tazminatına hak kazandığı, kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli ... sigortası bulunduğu, davalı... yönünden cevap dilekçesi ekinde sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve velgelere göre; kaza tarihinde davalı... ile dava dışı ... arasında uzun süreli kira sözleşmesinin yapıldığı tespit edildiğinden davalı.........'nın artık araç üzerindeki fiili hakimiyetinin ve ekonomik yönden yararlanma olanağının kalktığı, bu nedenle işleten sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, dahili davalı ... yönünden ise kazaya karışan aracın işçi-işveren ilişkisi çerçevesinde kullanılmadığı, davalı sürücü ... tarafından özel olarak kiralandığı, kazanın iş kazası olmadığı, davacının 11/07/2014 tarihli iki adet taraf değişikliği dilekçesinin HMK m.124/3 hükmünde belirtildiği şekilde maddi hataya dayanmadığı, davacının basit bir araştırmayla doğru taraf adına dava açabileceği, davacının manevi tazminat talebinin ise davalı ... yönünden TBK'nın 56.maddesi uyarınca koşullarının oluştuğu...'' gerekçesiyle; a-Davalılar ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin ispatlanamadığından reddine, b-Davalı... yönünden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, c-Davalılar ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat isteminin kabulü ile, dava ve talep arttırım dilekçesine göre 295.734,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren (davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 64.511,13-TL miktarındaki sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla) işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine, d-Davalı ... yönünden ferdi kaza koltuk tazminatı isteminin kabulü ile, 5.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin kabulü ile, 100.000,00-TL Manevi tazminat miktarının kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... A.Ş.vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; dava dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmediği, kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesi düzenlenmediğinden, meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve süresinde ıslah dilekçesi sunulmadığından rapordaki tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, hüküm kısmının 6-b bendinde manevi tazminat yönünden harç hesaplaması yapıldığı belirtilerek, davalı ...'ın sorumluluğunda bulunan manevi tazminat karar harcının 4.406,76-TL'sinden müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı, manevi tazminatın reddine karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, rapora itirazların değerlendirilmediği, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığı, hükmedilen tazminatın fahiş olduğu hususlarına yöneliktir. Dava; trafik kazasına bağlı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)HMK'nın 124/4. maddesinde "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davalı sigorta şirketince her ne kadar dava dilekçesinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmediği, müvekkili sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenmediği dolayısıyla hükmedilen tazminattan sorumlu olmayacağı ileri sürülmüş ise de, davacı vekilinin dava açılmasını müteakip 11.07.2014 tarihli beyan dilekçesi ile, davalılardan...’nın cevap dilekçesindeki açıklamalar ve delil listesi ekinde dosyaya sunduğu belgeler kapsamında, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli bir Zorunlu Trafik Poliçesinin olduğunun öğrenildiğini belirterek, HMK'nın 124.maddesi hükmü gereğince taraf değişikliği talebinde bulunduğu, ... yönelik tüm taleplerini ... şirketine yönelttiği, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin talebinin davalı sigorta şirketine 03/11/2014 tarihli ara karar ile tebliğine karar verilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 124/4. maddesi gözetilerek kaza tarihini kapsar şekilde düzenlenen ... poliçesi ne göre yargılama yapılarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. (2)Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde davanın HMK'nın 107.maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu yolunda açık bir bildirimde bulunmuş olup, 04/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde ise bilirkişi raporunda belirtilen kişilerin her biri hakkında bilirkişi raporunda belirtilen sorumluluk miktarları nispetinde talebini artırdığını bildirmiştir. Bu halde, davanın HMK'nın 107.maddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu ve davacının ıslah dilekçesi değil talep artırım dilekçesi sunduğu ve mahkemece HMK'nın 107/2.maddesi gereği talebini netleştirmek üzere verilen 2 haftalık sürenin kesin süre olmadığı gözetildiğinde davalı vekilinin bu yöne temas eden istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (3)Mahkemece hükme esas alınan aktüarya bilirkişi raporunda desteğin kızı davacı ...'nın 28/11/2008 doğumlu olduğu ve kaza tarihinde 4 yaşında olduğunun kabulü ile 22 yaşına kadar 18 yıl destekten yoksun kalacağı kabul edilerek destek alma süresi belirlenmiştir.Desteğin, çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar.Yargıtayın yerleşik ve kabul gören uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, somut gerçekliğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı olarak hesaplama yapılmaması gerektiği de açıktır. Bu durumda davacının 22 yaşına kadar, 18 yıl destekten yoksun kalacağına dair yapılan tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.(Bakınız; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/4265 Esas-/2019/9714 Karar sayılı ilamı) (4)Davacı vekilince dava dilekçesinde açıkça davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinde bulunulmadığından ve mahkemece davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminatın reddine yönelik bir karar da verilmediğinden davalı vekilinin bu yöne temas eden istinaf itirazının da reddine karar verilmesi gerekmektedir. (5)Davalı sigorta şirketinin harç, vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; mahkemenin gerekçeli kararının hüküm bölümünün 6-b- nolu bendinde ''..Karar tarihine göre manevi tazminat yönünden alınması gereken 20.201,64 TL harcın davalılar ... ve ...'dan (davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 64.511,13-TL miktarındaki sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu miktarın 4.406,76 TL'sinden sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına..'' şeklinde; 10 nolu bendinde ''Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 47.317,55 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine.. '' şeklinde; 15 nolu bendinde ''...Dosyanın Adli Yardımlı olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.818,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 17.818,00 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine..'' şeklinde hüküm kurulmuş ise de, davalı sigorta şirketinin 10.04.2013 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesine göre ölüm /sakatlık ve tedavi gideri teminatı dahilinde sorumluluk üst limiti ayrı ayrı 250.000,00 TL olup, hükme esas alınan 23.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda; zararın limite orantılanması sonucu her bir hak sahibinin limit ile sınırlı olarak talep edebileceği maddi tazminat tutarları belirlenerek davacı küçüğün davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının 64.511,13- TL olduğu saptanmıştır. Bu durumda her ne kadar yerel mahkemece doğru olarak davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğuna karar verilmiş ise de, davalı sigorta şirketi, maddi tazminata ilişkin olarak ancak hak sahibinin talep edebileceği poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğa sahip bulunduğundan, hükmedilen sadece bu miktarla sınırlı olacak şekilde diğer davalılarla birlikte harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle sorumlu tutulabilir. (-Bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2019/6611 Esas,2020/4503 Karar sayılı ilamı-)Yerel mahkemece açıklanan bu husus üzerinde durulmadan ve herhangi bir oranlama yapılmadan hükmedilen tüm tazminatlar üzerinden hesaplanan harç, yargılama gideri ve maddi tazminata ilişkin avukatlık ücretinin tamamı bakımından diğer davalılarla birlikte istinaf eden davalının sorumluluğu yoluna gidilmesi ve manevi tazminattan sorumlu olmayan sigorta şirketi yönünden hükümde çelişki oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Hal böyle olunca da, davalı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. (HMK.m.353/1-b/2)Sonuç olarak; yukarıda (5) nolu bentte açıklanan nedenlere sınırlı olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm tesis gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2025 tarih, 2023/..... Esas, 2025/.... Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle sınırlı olarak KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2), diğer bentlerde açıklanan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince reddine, a/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbu...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2025 tarih, 2023/.... Esas, 2025/.....Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davalılar ... ve ...... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin ispatlanamadığından reddine, b/Davalı... yönünden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, c/Maddi tazminata ilişkin davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile, dava ve talep arttırım dilekçesine göre 295.734,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden 64.511,13-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, d/Davalı ... yönünden ferdi kaza koltuk tazminatı isteminin kabulü ile, 5.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydıyla bu davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, e/Manevi tazminata ilişkin davalı ... yönünden kabulü ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, f/Karar tarihine göre maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 348,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 267,02- TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazine adına irad kaydına, g/Kabul edilen tazminat miktarları üzerinden alınması gerekli 20.201,64-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 348,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.853,26 harcın davalılar ... ve ... şirketinden (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.406,76-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, h/Peşin yatırılan 348,38-TL harcın davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, ı/Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, i/Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince destekten yoksun kalma tazminatı yönünden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, j/Maddi tazminat talebi yönünden ; davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13(1) maddesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat için takdir edilen 47.317,55-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... şirketinden (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 45.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, k/Ferdi kaza koltuk tazminat talebi yönünden; davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hükmedilen tazminat için 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, l/Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, m/Davacı tarafından yapılan 25,20-TL başvuru harcı, 3,80-TL vekalet harcı, 350,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 379,00-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan (davalı ... A.Ş'nin 82,67-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, verilmesine, n/Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, o/Dosyanın Adli Yardımlı olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.818,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 17.818,00-TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'dan (davalı ... A.Ş'nin 3.886,79-TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 3/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/02/2026