T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2133 KARAR NO:2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10.11.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/285 Esas DAVANIN KONUSU:Yönetim kurulu kararının butlanının tespiti- Tedbir. Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin re…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2133 KARAR NO:2025/2030 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10.11.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/285 Esas DAVANIN KONUSU:Yönetim kurulu kararının butlanının tespiti- Tedbir. Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %7,8 hissesine sahip ortak ve A grubu hissedarları temsil eden yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun ... Mahallesi 7 Pafta 11032 Parsel de kain arsa üzerinde yapılacak otel inşaatı işine ilişkin tekliflerin değerlendirilmesi gündemi ile toplanarak bu hususta 07/10/2025 tarihli yönetim kurulu kararı alındığını, sözü edilen arsa üzerine yapılacak otel inşaatına ilişkin teklif veren ... Ltd. İle ... Şti.'nin teklifinin oy çokluğu ile kabul edildiğini, ancak teklif veren şirketlerden ... şirketinin tek ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olan ...'un davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin 3. derece kayyım hısmı olduğunu, teklif veren diğer şirketin tek ortağı olan ...'un ise davalı şirket yönetim kurulu başkanının 1. derece kayyım hısmı ve başkan vekilinin 3. Derece kayyım hısmı olduğunu dolayısı ile burada davalı şirket menfaatleri ile yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin sözü edilen hısımlarının şahsi ve şirket işi menfaatleri ile karşı karşıya geldiğini ve çıkar çatışması oluştuğunu ,TTK'nın 393. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin müzakereye katılamayacağını ve oy kullanamayacağını bu nedenle 07/10/2025 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüz olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu toplantısında otel yapımına ilişkin maddenin oylamasında ret oyu kullandığını ancak muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğini iddia ederek, öncelikle davalı şirketin 07/10/2025 tarihli yönetim kurulu kararının ivedilikle uygulanmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 10.11.2025 tarihli ara kararıyla; "...Somut olayda davacı vekilinin huzurdaki davayı davalı şirketin 07/10/2025 tarihli yönetim kurulu kararının iptali istemi ile açtığı, söz konusu kararın öncelikle ve iedilikle uygulamasının durudurlması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, ne var ki söz konusu yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin istemin yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya kapsamına göre ihtiyati tedbir kararı verebilmek için gerekli olan yaklaşık ispat koşullarının mevcut olmadığı bununla birlikte yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler uyarınca uyuşmazlığı esastan çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği hususu da dikkate alınarak..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reedine karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı şirketin %7,8 hissesine sahip ortağı olduğu, A grubu hissedarlarını temsil eden yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin otel inşaatı işine ilişkin tekliflerin değerlendirilmesi gündemi ile toplandığını ve karar aldığını, müvekkilinin 07.10.2025 tarihli yönetim kurulu toplantısına katıldığını, teklifin oy çokluğu ile kabul edildiğini, teklif veren şirketlerden ... ... Ltd Şirketinin tek ortaklı olduğunu, şirket sahibinin davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekillerinin kız kardeşlerinin damadı olduğunu, her ikisininde kayın hısmı olduğunu, teklif veren şirketlerden...Ltd Şirketinin tek ortağı ve temsile yetkili müdürünün davalı şirketin yönetim kurulu başkanının ve başkan vekilinin kayın hısmı olduğunu, TTK 393.maddesi göre yönetim kurulu üyesinin kendisinin şirket dışı kişisel menfaati ile veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut 3.dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin kişisel ve şirket dışı menfaati ile şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakereye katılamayacağını, somut olayda Halkalı arsası otel yapım işini üstlenen iki firmanın tek ortak ve yetkili müdürlerinin şirketin yönetim kurulu başkan ve başkan vekili ile kanun koyucunun düzenleme altına aldığı yakınlıkta akrabalık ilişkisinin olduğunu, yönetim kurulu başkanı ... yönetim kurulu başkan vekili ...'ın katılamayacağını ve oy kullanamayacağını, kanunun emredici maddesine rağmen yönetim kurulu başkan ve vekilinin müzakereye katılıp oy kullandıkları 07.10.2025 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüz olduğunu, müvekkilinin otel yapım işine ilişkin maddenin oylamasında ret oyunu kullandığını, müvekkilinin davacı olduğu davalarda davalı şirketin mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde yönetim iç yönergesinin değiştirilmesi kar payı alma hakkını engelleyen kar dağıtmama kararları alınması müvekkilinin ibra edilmemesi yönetim kurulu üyelerine diğerlerine nazaran kat ve kat fazla huzur hakkı tayin edilerek eşitlik ilkesine aykırı ve örtülü kar payı mahiyetinde işlem tesis edildiğinin ortaya konduğunu iddia ederek, 07.10.2025 tarihli yönetim kurulu kararının iptali gerektiğini, davalı şirketin yıllardır en büyük gider kalemi olarak öne sürdüğü bir inşaat işinin bir kısım yönetim kurulu üyelerinin yakın hısımlarının kontrolündeki şirketlere gördürüleceği masraf kalemleri ve anlaşma gereği ödenecek ücret adı altında davalı şirketten yüklü para çıkışının gerçekleşeceğini, yaklaşık ispat şartını aşar nitelikte iddianın ortaya konulduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 391. maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulu kararının batıl (geçersiz) olduğunun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, esas dava içinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, iptali talep edilen 07.10.2025 tarihli yönetim kurulu gündemindeki muhalefet yazısını, davacıya giden toplantı davet postasını, şirket ana sözleşmesi ile şirketin inşaat teklifine dair örnek ile birlikte sicil gazete örneklerini dosya içerisine ibraz etmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin gerek fiili incelemede ,gerekse UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede 07.10.2025 tarihli yönetim kurulu kararına ulaşılamamıştır. Ancak davacının iddiaları ve ekli belgeler üzerinden inceleme yapılarak ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir. Yönetim kurulu tarafından alındığı belirtilen dava konusu 07.10.2025 tarihli karara karşı, şirket hissedarlarından ve A grubu pay sahiplerini temsilen yönetim kurulu üyesi davacı tarafça; tarihsiz dilekçe ile yönetim kurulu toplantısında gündeme alınan, şirketin Halkalı arsası üzerine yapılacak otel inşaat işine ilişkin tekliflerin değerlendirilmesi hususuna dair karara ret oyu kullanıldığını, teklif veren firmalardan birinin, yönetim kurulu başkanının damadına, diğerinin yönetim kurulu başkan vekilinin kız kardeşinin damadına ait olduğunu, TTK'nın 393. maddesi uyarınca menfaat çatışması kapsamında müzakereye katılmaları ve oy kullanmalarının yasak olduğu, ancak söz konusu üyelerin müzakereye katılarak oy kullandığı ve karar alındığı, emredici hükmün ihlal edildiği, şerh koyma hakkının fiilen engellendiği, karar metninin tarafına sunulmadığı, şerh koyma iradesinin somut göstergesi olarak sonradan beyan edildiği ifadelerini kapsar muhalefet yazısı ile iş bu davayı açmış olduğu ve ihtiyati tedbir kararı talep edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 391.maddesinde; batıl kararlar başlığı ile; " (1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır." düzenlemesi mevcuttur. Tedbire ilişkin TTK'da özel düzenleme bulunmadığından, HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerinin uygulanması gerekir.HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Somut davada, dava konusu yönetim kurulu kararı dosya içerisine ibraz edilmediği gibi yasada belirtildiği şekli ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispata yönelik mevcut delil ve belgeler yoktur. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında deliller toplandıktan sonra, davcı vekilin yeniden talepte bulunması mümkün olup, ara karar tarihi itibariyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usule ve hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı usule ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.25.12.2025