T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/657 KARAR NO : 2026/75 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/890 KARAR NO : 2021/585 DAVA TARİHİ: 19/07/2018 KARAR TARİHİ: 14/09/2021 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya ince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/657 KARAR NO : 2026/75 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/890 KARAR NO : 2021/585 DAVA TARİHİ: 19/07/2018 KARAR TARİHİ: 14/09/2021 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait fabrika binasının üstündeki çatının yoğun kar yağışı nedeni ile depo içerisine çöktüğünü, çatısı çöken binanın ...'ye ait cam ürünlerin stoklandığı depo olarak kullanılması sebebi ile çökme ve ağırlık etkisi ile birlikte çatı alanı altında yer alan muhtelif cam eşyaların da kırılarak zarara uğradığını, zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, 02/02/2017 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda sigorta poliçesindeki parsel bilgilerinin değerlendirme raporu, tapu ve yapı kullanım izni belgesi ile farklı olduğu, hasara konu taşınmazın proje dışı inşa edilen alan olduğu gerekçesi ile hasar talebinin reddedildiğini, poliçelerin davadışı banka ve davalının kontrolünde tanzim edildiğini, poliçe tanzimi esansında müvekkilinin herhangi bir soru formu ya da yazılı beyan ibraz etmediğini, kredi sözleşmesine istinaden davacı bilgisi dışında sigorta sözleşmesi tanzim edildiğini, davacı şirket tarafından hesap hareketleri incelendiğinde prim ödemelerinin kesildiğinin tespit edildiğini, poliçe örneği istenmesine rağmen davalı tarafça gönderilmediğini, poliçede parsel numarasının hatalı yazılmasında davalının acentesi konumunda olan bankanın hatası olduğunu, bankanın hatasından kaynaklı bu durumunun hasarın reddedilmesine gerekçe yapılamayacağını, ek bina yapımı sonrasında müvekkilinin bankadan arazi üzerindeki yapıların değerinin güncellenmesini talep ettiğini, sigorta poliçesinde proje dışı inşa edilen alanların teminat dışı olacağı yönünde bir özel şartın yer almadığını, ek bina yapımından sonra müvekkili tarafından poliçe güncellenmesi talep edildiğini ve tanzim olunan 2013-2014 dönemine ilişkin poliçelerde fahiş miktarda prim artışı yapılmasının ek binanın poliçeye dahil edildiğinin bir göstergesi olduğunu, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığını, davalı sigorta şirketinin daha önce benzer bir hasar nedeni ile müvekkiline ödeme yaptığını, ödeme yaptığı poliçelerde de benzer maddi hatalar olmasına rağmen ödeme gerçekleştirildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 66.764,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek olan bankalar arası uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''.....Dava dışı ... Bankası tarafından düzenlettirilen 06.12.2013 tarihli ... A.Ş. tarafından düzenlenen Ekspertiz raporunda sonradan imal edilen kısım dahil toplam 8880 m2 brüt kapalı alan bulunduğu, taşınmaza ek olarak yapılan yaklaşık brüt 4.800 m2 kapalı alanın tespit edildiği, bankanın poliçeleri tanzim ve primleri tahsil etmesi gözetildiğinde acenta görevi gördüğü ve bu hususlar bilgisi dahilinde olmak kaydıyla devam eden yıllarda da poliçe tanzim ettiği, dava dışı ... Bankası tarafından taşınmaz kaydına 3 adet ipotek konulduğu ve bu işlemler esnasında tapu kayıtlarında parsel numarasının ... olarak kayıtlı olduğu ve sigortalanan-dava dışı banka tarafından poliçe tanzim edilen taşınmazın aynı taşınmaz olduğunun acentanın bilgisi dahilinde olduğu, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda da bu konuda aynı kanaate varıldığı, sonuç itibariyle sigortalanan taşınmaz ile hasarın gerçekleştiği alanın aym olduğu, poliçede adresin ve parsel bilgisinin davalı sigorta şirketinin acentası banka tarafından sehven yanlış yazıldığı,Davacı ... A.Ş. tarafından keşide edilen ihtarnamede, hasarın gerçekleştiği yapının poliçe teminatı kapsamında olduğu, aksine bir özel şart bulunmadığı, itirazları doğrultusunda gerekli hesaplamaların yapılarak zararın karşılanmasını talep ettiği,... Bankasının rehin haklan saklı kalmak kaydıyla dava açılmasına muvafakat ettiğine ilişkin belge olduğu,...... bankanın ayni hakkının teminatı olan taşınmaza değer katan üzerindeki depo, davacı tarafından eski haline getirildiğinden ve ...mürtehinin ayni hak alacağının teminatı olan taşınmazın değeri de böylelikle eski haline getirilmiş olduğu,Davacı tarafından dosyaya sunulan ve ... İnşaat tarafından düzenlenmiş 13.02.2017 tarihli 66.764,40 TL. bedelli fatura ve mahkemece yaptırılan keşif ile hasarın giderildiği, sigorta şirketi tarafından yaptırılan 02.02.2017 tarihli 2017-... rapor numaralı Yangın (Ek Teminat) Ekspertiz Raporu'nda KDV hariç 71.500 TL., 65.760 TL. ve 56.580 TL. teklifler alındığı KDV tutarları da eklendiğinde davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturadaki onarım bedeli olan 66.764,40 TL.'nin makul bir fiyat olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği,Kar ağırlığı nedeniyle hasarın meydana geldiğinin sabit olduğu, hasarın 12.01.2017 tarihinde gerçekleştiği, 02.02.2016 başlangıç-02.02.2017 bitiş tarihli 9136181 poliçe numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi'nde Ek Teminat Grubu başlığı altmda "kar ağırlığı"nın teminat altına alındığı, sigortalanan taşınmaz ile hasarın gerçekleştiği alanın aynı olduğu,Davacının aktif taraf ehliyetine sahip olduğu,Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden, doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğundan davanın kabulüne)'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle, ...... bankanın muvafakat vermediği, davaya konu yerin sigortasının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine dair karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçe dayanak kılınarak 12/01/2017 tarihinde meydana gelen hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindi. Taraflar arasında düzenlenen poliçenin incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 02.02.2016/2017 dönemlerini kapsayacak şekilde Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 12702/2017 tarihinde meydana geldiği , riziko adresinin Büyükkarıştaran mah. ... cad. ... parsel zemin kat olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Düzenlenen ekspertiz raporunda, poliçedeki riziko adresinden farklı olduğu, 37.050 m2 araziye sahip işletmede toplam 8.880 M 3 adet çelik konstrüksiyon yapıda depo sahası bulunduğu, değerleme raporu üzerinden yapılan incelemede parsel numarasının ... olduğu ve poliçedeki (... olarak geçmekte) parsel numarası ile örtüşmediği belirtilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporları: 26.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, ... parselde 2592 m2 ve 4080 m2 alanlı depo bulunduğu, 2592 m2 alanlı, 6.50 m yüksekliğinde depoya ait olarak 15/05/1998 tarih ve 98/17 sayılı yapı ruhsatı verildiği, 4080 m2 alanlı, 11, 80 m yüksekliğindeki depoya ait ise, yapı kullanma izin belgesi verildiği, 12/01/2017 tarihindeki yoğun kar yağışı nedeniyle fabrika binasının üzerindeki çatının depo içine çöktüğü, çatısı çöken binanın ... ait cam ürünlerinin stoklandığı depo olarak kullanıldığı, muhtelif cam eşyalarının kırılarak zarar gördüğü, depo alanlarının bitişik nizam olarak inşa edildiği, toplam brüt alanının 8817 m2 olduğu, 2592 m2 ve 4080 m2 depo alanları arasında yapılan çelik konstrüksiyon karkaslı, trapez sac çatılı deponun yaklaşık 2145 m2 alan olduğu , buranın da deposunun bulunmadığı, poliçede binanın m2 si 3100 olarak belirtildiği, poliçenin tanzim tarihinde de 4080 m2 deponun yapı ruhsatı alınmış iken yapı kullanım izin belgesinin alınmadığı, bu halde poliçe tanzim edilirken sigortalı mahalde sadece 3123 m2 brüt alanda ayrık nizamlı 216 m2 idari bina 2635 m2 üretim binası olduğu, ve bu bina için teminat verildiği, 12/01/2017 tarihli tutanakta hasarın 2 no lu depo çatısının çökmesi ile oluştuğunun belirtildiği ve 2 no lu depo için teminat verilmediğinden talebin poliçe kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir. Dosya arasına alınan 12/01/2017 tarihli tutanakta, 2 no lu depo kapısının üstündeki çatının depo içine çöktüğü yazılıdır.08/01/2020 tarihli sigorta bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, hasar gören yerin proje dışı inşa edilen depo alanı olduğu, hasarın meydana geldiği yerin sigortalı taşınmaza bağlı depo niteliğinde bir eklenti olduğu ve bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğu görüşünde bulunulmuştur. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik tekrar bilikişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 29/12/2020 tarihli raporda özetle; ''1- Öncelikle dosya kapsamında rastlanılmayan, Yargıtay içtihatlarında bozma nedeni olarak değerlendirilen, ...... bankadan ayni hakkının devam edip etmediği, devam ediyor ise miktannın, alacağın icraya konu edip edilmediği ve sigortalanan taşınmazdaki hasarın giderildiği ve eski hale getirildiği gözetildiğinde davaya şartsız muvafakat edip etmediğinin sorulması hususunun mahkemenin takdirinde olduğu,2-...... bankanın dosya kapsamında mevcut muvafakatinin şarta bağlı olduğunun değerlendirilmesi hususunda; ayni hakların teminatı olan taşınmaza değer katan üzerindeki depo, davacı tarafından eski haline getirildiğinden ve ...mürtehinin ayni hak alacağının teminatı olan taşınmazın değeri de böylelikle eski haline getirilmiş olduğundan, ...mürtehinin aynı zamanda davalı sigorta şirketinin acentası olduğu hususu da gözetildiğinde, MK'mn 2. Maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması ve hak arama hürriyetini ihlal eder bir nitelikte olup olmayacağmın takdirinin mahkemeye ait olduğu,3-Kar ağırlığı nedeniyle hasarın meydana geldiğinin sabit olduğu, hasarın 12.01.2017 tarihinde gerçekleştiği, 02.02.2016 başlangıç-02.02.2017 bitiş tarihli 9136181 poliçe numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Sigorta Poliçesi'nde Ek Teminat Grubu başlığı altında "kar ağırlığı"nın teminat altına alındığı,4-Poliçede belirtilen adresin ve parsel bilgisinin davalı sigorta şirketinin acentası banka tarafından sehven yanlış yazıldığı yönünde, dava dosyasından yapılan keşif, bilirkişi raporları ve ekspertiz raporları sonucunda, takdir mahkemeye ait olmak üzere, sigortalanan taşınmaz ile hasarın gerçekleştiği alanın aynı olduğu,5-Proje dışı imal edilen alana ilişkin "acenta" olan dava dışı bankanın bilgisinin olduğu, acenta ve aynı zamanda ...... olan bankanın düzenlediği poliçede, poliçeye ilişkin bilgisi dahilinde olan hususları yansıtmaması sonucunda davalı sigorta şirketinin prim zararı oluşmasının acenta banka ile sigorta şirketi arasında bir husus olduğu ve sorumluluğun, poliçenin bir nüshasmın teslim edildiği ispat edilemeyen davacı sigorta ettirene yüklenemeyeceği,6-Davacı tarafından dosyaya sunulan ve ... İnşaat tarafından düzenlenmiş 13.02.2017 tarihli 66.764,40 TL. bedelli fatura ve mahkemece yaptırılan keşif ile hasarın giderildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafın talebi olan 66.764,00 TL.'nin kadri maruf olduğu,7-İhbar tarihi olarak 12.01.2017 tarihinin kabul edilmesi halinde, TTK. 1427. Md. gereğince 45 gün sonra 27.02.2017 tarihinde davalının temerrüde düşmüş olacağı ''belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:-Hasara uğrayan yerin teminat kapsamında olmadığı itirazı:Yukarıda da belirtildiği üzere poliçede ... parsel olarak riziko adresi belirtilmiş ve hasar gören yerin ... no lu parsel olduğu anlaşılmıştır. Hükme easa laınan bilirkişi raporunda davacının tapu kayıtlarının acente bankada mevcut olduğui 06/12/2013 tarihli ekspertiz raporunda sigortalanan taşınmazın son halinin incelendiği ve mevcut riziko tarihindeki son halinin rapor haline getirildiği, taşınmazı üzerinde 3 adet ipotek bulunduğu, taşınmazın büyüklüğünün bilindiği ve sehven parsel numarasının yanlış yazıldığı nazara alındığında poliçenin hasarın oluştuğu depoyu kapsadığı tespitinde bulunulmuştur. Dosya arasına ... ve ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kayıt örnekleri alınmıştır. Yapılan incelemede, ... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescil edildiği ve yüzölçüm ve cins değişikliği işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda, Yangın Sigortası Genel Şartlarının A/4. Maddesinde teminat kapsamında kalan haller düzenlenmiştir. Teminat dışında haller haller belirtilirken sigortalanan taşınmaz üzerindeki yapıların projeye uygun olup/olmaması yönünde bir ayrım bulunmamaktadır. Değerleme raporunda fabrika binası ile birlikte depoların da yer aldığı ve belirlenen bedel üzerinden poliçenin düzenlendiği dosyada yer alan tespitlerden anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. -...... tarafından muvafakat verilmediği itirazı:Sunulan istinaf dilekçesinde rehin hakkı sahibi bankanın kayıtsız şartsız muvafakat vermediği ve bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Rehin hakkı sahibi dava dışı banka ... tarafından mahkemeye yazılan 10/05/2021 tarihli yazıda ... no lu parsel ile ilgili olarak sigortalının borcu bulunduğu ve borcun devam ettiği belirtilmiş ise de, mahkemenin 01/06/2021v tarihli celsede alınan arar karar uyarınca bankaya tekrar müzekkere yazılarak muvafakat verip/vermediği sorulmuştur.28/06/2021 tarihli yazıda, sigorta bedelinin tahsili içi dava açılmasına , ilgili taşınmazla ilgili olmak üzere yargılama yapılmasına muvafakat edildiği belirtilmiş ve 27/08/2021 tarihli yazıda ''muvafakatimizin kabulünü arz ve talep ederiz '' şeklinde cevap verilmiştir. Yukarıda yer alan yazılar uyarınca dava dışı bankanın muvafakat verdiği anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.441,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 709,00 TL harcın karar kesinleştiğinde istemi halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026 MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.