T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2007 KARAR NO : 2025/2121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31.05.2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. ... - DAVALI…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2007 KARAR NO : 2025/2121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31.05.2023 NUMARASI : 2022/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09.10.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09.10.2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ... plaka sayılı ... marka çekicinin ve ... plaka sayılı ... marka römork'un davalı şirketler tarafından 02.06.2017 ve 04.08.2021 tarihleri arasında haksız olarak alıkonulduğunu, buna ilişkin ceza yargılaması yürütüldüğünü, sahip olduğu araçlara hukuka aykırı olarak alıkonulmasından dolayı müvekkilinin ilgili araçlarından elde edeceği kardan mahrum kalması ve kar kaybından dolayı oluşan maddi zararı sebebiyle şimdilik 10.000,00 TL müvekkilinde oluşan kar kaybı alacağının, davalıların temerrütü tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine ayrıca müvekkili için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ve davalıların mal kaçırmasının önlenmesi adına davalıların malvarlığına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca her ne kadar müvekkili tarafından aracının alıkonulduğunu ve bundan dolayı zararının doğduğunu iddia etmişse de söz konusu beyanların gerçeğe aykırı olup samimiyetten uzak beyanlar olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili sunduğu olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın müvekkili şirket yada müvekkil şirket yetkilisi ve çalışanları tarafından alıkonulmadığını, aracın kaydında haciz ve bağlama bulunduğundan dolayı araç davacının isteği üzerine ve davacının kendi aracında çalışan şoför tarafından tır parkına bırakıldığını, davacı tarafın suç duyurusu üzerine müvekkili şirket yetkilileri ve çalışanları hakkında açılan ceza davasında yargılanan tüm sanıkların beraat etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından kullanılan bir hapis hakkının da söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; bildirdikleri tanık ...'nin dinlenilmesi için talimat yazıldığını ancak talimatın sonucu beklenilmeden ve tanık dinlenilmeden hukuka aykırı bir şekilde red kararı verildiğini, dosyada bilirkişi delili talepleri olmasına rağmen mahkemece bilirkişi deliline başvurulmadan davanın reddine karar verildiğini, ceza mahkemesinin gerekçesi de dikkate alınarak red kararı verildiğini ancak ceza mahkemelerinin kararlarının hukuk mahkemeleri kararları üzerinde bağlayıcılığı olmadığını, bu nedenle red kararının yerinde olmadığını, her iki davalınin şirkette müvekkiline ait araçları müvekkiline teslim etmediklerini ve 02.06.2017 ve 04.08.2021 tarihleri arasında müvekkiline ait araçları hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde alıkoymuş olduklarını, dosyaya sunulan ancak mahkemece özenle incelenmeyen ilgili savcılık ve ceza mahkemesi dosyalarında ... Lojistiğin aracın iadesine izin vermediğine ilişkin, ... Şirketi yetkililerinde beyanları ve ifadelerinin mevcut olduğunu, davalıların iddia ettiği gibi ortada bir kira sözleşmesi olmadığı gibi, davalıların hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olarak ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde müvekkilinin 2 adet aracını bir nevi alıkoymuş olduklarını, bu durumlar karşısında hem müvekkilinin hem de ailesinin manevi olarak yıprandıklarını, müvekkili ...nin duruşmadan önce 26.05.2023 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ve ekindeki açıklayıcı delilleri içeren evrakların Van adliyesinde 26.05.2023 tarihinde Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ve taranmasına rağmen duruşmadan bir kaç gün sonra hukuka aykırı olarak mahkemenin uyap sistemine düşürülmüş ve incelenmemiş olduğunu, bu durumun bile açıkça dava dosyasındaki taleplerinin yerel mahkemece dikkatle ve özenle inceleme yapılmadan karar verildiğini gösterdiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, araca haksız el koymadan kaynaklanan tazminat alacağı davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, davalıMersin ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. nakliye işi yaptıkları, davacıya ait davaya konu tır aracının da nakliye işinde kullanılması için davacı ve davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. arasında anlaşma bulunduğu, davacıya ait aracın diğer davalı ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin işlettiği tır garajına bıraktığı, davacının aracını davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. firması ile olan alacak verecek meselesi nedeniyle davalılar tarafından kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek zararın tazminini talep ettiği anlaşılmıştır. Mezkur yasal düzenlemeler ve Yargıtay ilamları ışığında eldeki davada celp edilen deliller, dosya kapsamına alınan otopark giriş çıkış kayıtları ve incelenen ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'ye ait ... /... plakalı aracın davacının çalışanı olan araç şoförü İhsan Şen'in davacının bilgisi, yönlendirmesi ve onaylaması doğrultusunda 20.04.2017 tarihinde davalı ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin ait otoparka bırakıldığı, aracın 04.08.2021 tarihine kadar otopark da kaldığı, akabinde araçlarla ilgili Van 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı dosyasından çıkarılan yakalama emri uyarınca araçların otoparktan icra marifeti ile çıkarıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. firmasının C2 belgesi bulunmadığı için şirketle sözleşme yapan davacya ait ... plaka sayılı çekici ile ... plakalı römorku 20.04.2017 tarihinde diğer davalı ... İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin işletmeciliğini yaptığı tır garajında alıkoydukları, tamir, bakım yakıt gideri ve otopark ücreti karşılığı olarak Türk Medeni Kanunu 950. maddesi kapsamında hapis hakkını kullandıkları, Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas, 2020/... Karar ilamı ve bu ilamın istinaf incelemesi neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 2020/... esas ve 2020/... karar sayılı ilamı ile anlaşılmıştır. Netice itibari ile davalı şirketlerin davacıya ait araçlara haksız el koyması durumunun söz konusu olmadığı, davanın reddine dair yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK 58). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile TBK’nın 58. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında TBK’nun 58. maddesi uygulanır. TMK’nın 24. ve TBK’nın 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir. Bu açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda; somut olayda, davalıların davacının aracını haksız yere alıkonulması iddiası (kabul edilse bile) kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Bu sebeple tapu kaydının iptalinden kaynaklı olarak mal varlığında meydana gelen zarar nedeniyle davacı lehine manevi tazminata karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 09.10.2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.