İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak Sözleşmenin İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 30/0…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1401 KARAR NO:2026/210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/04/2022 NUMARASI:2015/82 Esas - 2022/343 Karar DAVA:Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak Sözleşmenin İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 30/01/2012 tarihinde bayilik sözleşmesi ve ek protokol imzalandığını, davalının 5 yıl süreyle müvekkilinin bayisi olmayı üstlendiğini, davalı şirket tarafından 10/11/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin sonuna kadar kazançtan mahrum kaldığını, davalı şirketin 2014 yılı aylık satış ortalamasının aylık 20 ton olduğunun, müvekkilinin 520 tonun karından mahrum kaldığını, otogazın ... ton alım fiyatının 3.385,85TL olduğu, satış fiyatının ise 3.840,00TL olduğu, müvekkilinin toplamda 236.158,00TL kar mahrumiyetine uğradığını beyan ederek, şimdilik 10.000,00TL'nin sözleşmenin 22.maddesi uyarınca 28/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek aylık %4 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ve ayrıca sözleşmenin 3.2.maddesi ve 25.maddesi ile kararlaştırılan ve ton başına 100USD cezai şartın ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 52.000,00USD karşılığı 116.209,00TL cezai şart ödeneği taahhüt ettiğini, şimdilik 10.000,00TL cezai şartın 28/11/2014 tarihinde itibaren işleyecek aylık %4 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine ve ayrıca ariyet senedi ile tevdi edilen ariyetlerin demontaj bedeli olan 2.000,00USD karşılığı 4.487,80TL'nin 28/11/2014 tarihinden itibaren aylık %4 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin taraflar arasındaki edimlerde dengesizlik olduğunu, müvekkilinin iradesinin fesata uğratıldığını, bu nedenle tek taraflı müvekkili aleyhine olan düzenlemelerin geçersiz olduğu, sözleşmenin süresinin 5 yıl olmadığını, sözleşmenin 27.maddesine göre sözleşme süresinin 4 yıl olduğunu, taraflar arasındaki ek protokolün şirket kaşesini taşımadığını ve bu nedenle geçerli olmadığını, müvekkilinde bulunan nüshada sözleşme süresinin 4 yıl olarak yazılı olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmenin Manavgat ...Noterliğine ait 10/11/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bayilik sözleşmesinin 20/11/2014 günü mesai bitiminde sona erecek şekilde haklı nedenle feshedildiğini, davacı tarafça pazarlama destek unsurlarına gerektiği gibi ve yeterince önem verilmemesi nedeniyle müvekkilinin satışlarını geliştirme maksatlı yaptığı yatırım ve işlemlerin beklenilen getiriyi sağlamadığını, bu nedenle Antalya bölgesindeki ... otogaz dağıtıcısı şirketlerin otogaz satışlarının, reklam tanırım giderlerinin ve maliyetlerinin karşılaştırılması gerektiği, davacının ürün kalitesini geliştirmemesi nedeniyle müşteri şikayetlerinin ve sıkıntılarının yaşanması nedeniyle müşteri kayıplarına uğradığını, davacının bayileri ile iletişime önem vermediğini ve piyasadaki bayilerini tek başına mücadele etmek zorunda bıraktığını, fiyatlandırma ile ilgili soru ve taleplerin zamanında karşılanmaması ve geri dönüşlerin yapılamaması nedeniyle toplu satış imkanlarının kaçırıldığını, müvekkilinin davacı firma yetkililerine ulaşamadığını, ek protokolün 4.1.maddesinde yazılı olduğu üzere, müvekkiline sözleşmede kararlaştırılan toptan fiyatın uygulanmadığını ve giderek daha az olan iskontoların uygulandığını, bu konu ile ilgili müvekkilinin görüşecek muhatap bulamadığını, müvekkilinin bu nedenle kar kaybına uğradığını ve bunun yaklaşık 150.000,00TL değerinde olduğunu, müvekkilinin bu nedenle zarar ettiğini, davacının diğer firmalar ile rekabet şartlarını dikkate almadığını, müvekkilinin satışlarını arttırmak için fiyat kırmak zorunda kaldığını ve bu nedenle zarara uğradığını, müvekkilince satış istasyonuna davacı tarafından ariyet olarak verilip geri alınmış olan malzeme dışında davacı tarafça yapılan herhangi bir yatırım yardımı ve desteğin olmadığını, müvekkilinin zararın önüne geçmek için sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart talep edemeyeceğini, kar kaybı talebini kabul etmemekle birlikte müvekkilinin 2014 yılı aylık satış ortalamasının 18,26ton olduğunu ve sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğunu, davacının demontaj bedeli talebinin haksız ve fahiş olduğunu, davacının talep edebileceği alacağı olmamakla birlikte davacı tarafından uygulanan yüksek fiyatlar ile sözleşmeye göre uygulanması gereken fiyatlar arasındaki farklardan kaynaklanan hak ve alacakların davacının muhtemel hak ve alacaklarından takas ile mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce tüm bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda davalı tarafından sözleşmenin 20/11/2014 tarihinde feshedildiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin 4 yıl olduğunun kabulü ile sözleşmenin 20/11/2014 tarihinde feshedildiği ve sözleşme bitiş tarihi 07/02/2016 tarihi olduğu görülerek, davacının aylık ortalama tüketim üzerinden cezai şart talep edebileceğine karar verilmiş ve yapılan hesaplama sonucunda davacının satması gereken tonun 100,00USD ile çarpılması sonucunda 21.912,00USD karşılığı TL talep edebileceği görülmüş ise de, HMK 26.maddesi de göz önünde bulundurularak davacının davalıdan 10.000,00TL cezai şart alacağı olduğuna karar verilmiştir. Taraflar arasındaki düzenlenen ariyet senedinde tarafların sözleşmenin son bulması halinde ürünlerin sökülüp taşınması için davalının 2.000,00USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedildiği de dikkate alınarak davacının 2.000,00USD'nin talep tarihindeki karşılığı olan 4.437,80TL demontaj bedelini talep edebileceği görülmüş ise de, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının davalıdan 2.000,00TL talep edebileceğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Öte yandan davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin 24/11/2014 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı tarafa kar kaybı ve cezai şart alacağının ödenmesi için 3 gün süre verildiği, bu nedenle davalının 28/11/2014 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek, kabul edilen dava değerine taraflar arasındaki sözleşmenin 22.maddesi dikkate alınarak sözleşme hükmüne göre belirtilenden daha az faiz oranı üzerinden faiz talep edildiğinden aylık %4 faiz uygulanmasına karar verilmiştir.Öte yandan davalı tarafça takas mahsup talep edilmiş ise de, davalı tarafça iskonto indirim oranlarının uygulanmaması nedeniyle herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürülmeden sonraki edimler kabul edildiğinden davalı tarafın bu kalemden kaynaklanan herhangi bir alacağının olmadığına ve başkaca sair alacaklarının da olmadığı görülerek, takas mahsup talebi mahkememizce kabul edilmemiş ve davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya cevap dilekçesinde ve fesih ihtarnamesinde yazılı fesih sebeplerine ilişkin delillerin tam olarak toplanmadığını ve incelenmediğini, davacının ürün kalitesini geliştirmediğinden müşteri şikayetleri ve müşteri kaybı yaşandığına dair cevap dilekçesinde yazılı tanıkların dinlenmediğini, davacı otogaz ürününün diğer dağıtıcıların otogaz ürünü ile (kalite ve satışına etki eden diğer teknik özelliklerinin) karşılaştırılmasına esas verileri içeren belge ve kayıtların dosyaya celp edilmediğini, davacının savunmasının aksine, davalıya vaat ve taahhüt edilen indirimin uygulanmadığı, bilirkişi raporları ile teyit edilen ve mahkemece de kabul edilen, cevap dilekçesi ekindeki cetvelden açık şekilde görülen değişik/farklı ve % 14,30 un altındaki indirim oranları ile sabit olduğunu, satış fiyatları ve sattığı ürün miktarlarının aynı bölgede rekabet ettiği diğer firmaların fiyat ve satış miktarları ile karşılaştırılması için, cevap dilekçesinde ticari unvan ve adresleri bildirilen firmalardan belge ve kayıtların toplandığını, ancak mukayese yapılmaksızın hatalı karar verildiğini, davacının vaat ve taahhüt ettiği indirim oranının çok altında ve neredeyse her faturada değişen oranlarda indirim uygulamasının, sözleşmenin feshini haklı kıldığını, ayrıca bayilik ilişkisi devamınca eksik uygulanan indirim nedeniyle davacının fark indirim alacağının hesaplanmaması ve bu yöndeki defi ve talebe rağmen takas ve mahsup edilmeksizin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, davacının sebep olduğu zararının büyümemesi için sözleşmeyi fesih eden davalıdan kar mahrumiyeti ile cezai şart talep etmesi ve mahkemece de kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında, sözleşme süresince veya herhangi bir zaman aralığında, belirli miktarda ürün satışı yapılacağına veya belirli bir hasılata ulaşılacağına dair bir anlaşma bulunmadığını, davacının aylık % 4 faiz talebinin kabulünün de, kararda değinildiği üzere sözleşmenin maktu ve müzakere edilmeyen, genel işlem şartı mahiyetindeki hükümlerinden olduğunu ve fahiş bulunduğundan kararın bu yönüyle de isabetsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, sözleşmenin bayi tarafından haksız feshedildiği iddiası ile cezai şart, kar mahrumiyeti ve ariyetlerin demontaj bedelinin tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.Taraflar arasında, 30/01/2012 tarihinde 4 yıl süreli ... istasyonu bayilik sözleşmesi ve bu tarihten önce 03/05/2011 tarihinde düzenlenen " bayilik sözleşmesine ek protokol" imzalandığı, protokolün bayilik sözlemesinden önce düzenlenip, 5. Maddesinde "ön protokol" niteliğinden olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından davacıya gönderilen Manavgat ...Noterliğine ait 10 Kasım 2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin; davacının piyasa değerini yükseltici reklam yapmadığı, ürün kalitesini geliştirmediği, pazarlama gibi destek unsurlarına önem vermediği, fiyatlandırma ile ilgili sorun ve taleplerin zamanında karşılanmadığı, müvekkili firmaya vaat edilen indirimlerin yapılmadığı gerekçeleri ile feshettiği bildirmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ...Noterliğine ait 20/11/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de; davacının 20 tonluk satış ortalaması üzerinden 236.158,00TL kar mahrumiyeti ve 52.000,00 USD karşılığı, 116.209,00TL cezai şart ve 2.000,00USD karşılığı Türk Lirası demontaj bedelini 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği görülmektedir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalının sözleşmesi haksız olarak feshettiği, davacının yeni bir bayi bulmak için makul süre olan 6 ay yönünden kar mahrumiyeti talep edebileceği, bu miktarın da 42.167,45 TL olduğu, cezai şart talebinde bulunabileceği, mahkemece yapılan hesaplamada da davalının davacıya gönderdiği fesih ihtarnamesinde talep ettiği gibi 2014 yılı satışları ortalaması baz alınarak 21.912,00 USD karşılığı TL'nin talep edilebileceği ve yine ariyet söküm bedelinin de sözleşmede belirtilen 2.000 USD'nin talep tarihindeki karşılığı olan 4.437,80 TL talep edilebileceği belirlendikten sonra kısmen açılan davada talep gibi 2.000 TL demontaj bedeli 10.000 TL cezai şart ve 10.000 TL kar mahrumiyeti hüküm altına alınmış ve alınan miktara sözleşmenin 22. Maddesinde belirtilen aylık %4 faiz ile tahsiline karar verilmiştir. 30/01/2012 tarihli bayilik sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığından, sözleşme süresinin 4 yıl olarak kabul edilmesi isabetlidir. Davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği istinaf sebebi yapılmış ise de; davacının sözleşme ile yükümlülükleri ve ek protokol ile yükümlülüklerin belirlenmiş olup, davacı taraf taraflar arasındaki sözleşmeye göre reklam yapma, ürün geliştirme gibi yükümlülükler altına girmediği, ayrıca davalı tarafça fiyatlandırma problemleri ile ilgili zamanında gerekli desteği görmedikleri ve muhatap bulamadıkları ileri sürülmüş ise de, bu iddianın ispatına ilişkin olarak dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshetmediği, feshin haksız olduğu anlaşılmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf istemleri yerinde değildir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca taraflar sözleşmenin içeriğini diledikleri gibi belirleyebilirler. Serbestçe belirlenen sözleşme hükümlerinin taraflar arasında edim-karşı edime ilişkin bir denge unsurunu barındırdığı kabul edilir. Bu ilke beraberinde tamamlayıcısı olan ahde vefa ilkesini (pacta sund servanda) getirmektedir. Hukuki güvenliği sağlamak amacıyla taraflarca belirlenmiş sözleşme hükümlerine tarafların bağlı kalması gerekir. Bu durumda davalı taraf imzaladığı sözleşme ile bağlıdır.Taraflar arasındaki ek protokolün 4.1.maddesinde EPDK nezdinde bildireceği, Antalya ili ... otogaz perakende satış fiyatı üzerinden hesaplanmak üzere beher ton başına KDV dahil %14,3 kar bırakılacak şekilde davacı tarafın davalı tarafa toptan fiyat uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmekle birlikte sözleşmenin fiilen ifa edildiği dönemde davacı tarafça davalı tarafa %14,3'ten daha az indirimler yapıldığı, ancak davalı tarafça taraflar arasındaki süre gelen bu uygulamaya dair herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadan davacı tarafın ilk ediminden son edimine kadar bütün edimleri kabul edildiği, faturaların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ticari defterlere işlendiği, TTK 21/2 maddesi gereği süresinde bir itirazda bulunulmadığı, bu durumda taraflar arasında ek protokolün 4.1.maddesindeki hükmün ortadan kalkmasına yol açan fiili bir uygulamanın meydana geldiği anlaşılmakla davalının sözleşmenin bu sebeple feshedildiğine yönelik itirazları ve istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 25.maddesinde kar mahrumiyeti kararlaştırılmış olup, ilk derece mahkemesince aralarında sektör uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan rapordan davacının yeni bir bayi bulma süreci 6 ay olarak belirlenmiş ve bu dönem için hesaplanan kar mahrumiyeti yönünden verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen istinaf talepleri de yerinde değildir. Taraflar arasında düzenlenen 03/05/2011 tarihli ek prokolünün 3.2 maddesi ' bayi, 5 yıllık sözleşme süresince herhangi bir nedenle ...'ın yazılı izni olmadan ... satışı ile ilgili bir tasarrufta bulunursa, tasarrufta bulunduğu tarih itibariyle sözleşme süresi sonuna kadar satması gereken ... miktarının 100 USD / ton (yüz amerikan doları) ile çarpılması ile tespit edilecek olan cezai şartı ve tüm cari hesap borçlarını hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın nakten ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder' düzenlemesi bulunmaktadır.Davalı taraf sözleşmenin haklı sebeple feshedilmesi sebebiyle cezai şart talebinin yerinde olmadığını savunmuş ise de; TTK 'nın 18/2 maddesi gereği her türlü ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, cezai şartın tenkisini talep edemeyeceği anlaşıldığından davalının bu yöne ilişkin istinaf istemi de yerinde değildir.Davacı taraf fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000 TL cezai şart talep etmiştir. Taleple bağlı kalınarak cezai şarta ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu aşamada eldeki dava kısmi dava olduğundan cezai şartta takdiri indirim açılacak tam davada değerlendirilebileceğinden takdiri indirim yapılmamış olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Yine sözleşme gereği ariyetlerin söküm bedeli 2.000,00USD'nin talep tarihindeki karşılığı olan 4.437,80TL demontaj bedelini talep edebileceği anlaşılmakla bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt tarihinde %4 faiz uygulanacağına dair hüküm bulunmakla ilk derece mahkemesinin verdiği kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalının tüm istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 375,71 TL harcın, alınması gerekli olan 1.502,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.127,11 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026