12. Hukuk Dairesi 2021/12963 E. , 2022/5894 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları ye…
**12. Hukuk Dairesi 2021/12963 E. , 2022/5894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuruda; takipte borçlu olarak yer alan Birol Çetin’in yasal mirasçıları olduklarını ancak mirası reddettiklerini ve ret kararının da kesinleştiğini ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettikleri; İlk Derece Mahkemesi’nce, istemin kabulüne ve takibin şikayetçiler yönünden iptali ile birlikte alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf isteminin esastan reddedine karar verildiği görülmektedir. HMK'nun 326. maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi, bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir. Davada haklı çıkan tarafın, davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideri olup, sorumlusu yine HMK'nun 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir. Somut olayda; alacaklının, her aşamada davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiği, borçlular tarafından yapılan mirasın reddi başvuruları neticesinde kesinleşen ret kararlarının şikayete konu takipten sonra olup alacaklı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, şikayet yoluna başvurulmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ve alacaklı tarafından aşamalarda pasif husumet yokluğu nedeniyle istemin reddi gerektiğinin ileri sürüldüğü göz ardı edilerek, alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir SONUÇ :