6. Ceza Dairesi 2010/29307 E., 2011/7794 K. 6. Ceza Dairesi 2010/29307 E., 2011/7794 K. - HAK YOKSUNLUĞU - TEK SUÇ - YAĞMA- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 148 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 149 ] "" Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunu…
6. Ceza Dairesi 2010/29307 E., 2011/7794 K. **6. Ceza Dairesi 2010/29307 E., 2011/7794 K.** **- HAK YOKSUNLUĞU - TEK SUÇ - YAĞMA**- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 148 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 149 ] **"İçtihat Metni"** Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Somut olayda sanık ve diğer faillerin silahla tehdit ederek katılan N.Lee'yi asıl borçlu olarak gösterdikleri senedi zorla imzalattıktan sonra olay yerinde bulunan diğer katılan P.Margaret'i de aynı şekilde tehdit ederek senedin arkasına zorla adını yazdırıp imza attırmak suretiyle adı geçen katılanı senet borcuna karşılık ciranta konumuna getirdikleri ve borç altına soktukları anlaşılıp kabul edildiğine göre, suça konu senet ile her iki katılana yönelik takip işlemi yapılabilse bile, sonuçta alınabilecek paranın tek olduğu, her bir katılandan ayrı ayrı bedelin tahsil edilemeyeceği ve eylemin tek bir mal varlığına yöneldiği ve tek bir yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanığın koşullu salıverilme süresince "kendisinin alt soyları üzerindeki" velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık Emin ve savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.