T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1080 - Karar No:2026/233 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1080 KARAR NO : 2026/233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2023/227 E-2024/212 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Davacı ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1080 - Karar No:2026/233 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1080 KARAR NO : 2026/233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2023/227 E-2024/212 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... İnşaat A.Ş. ile yaptığı 27.06.2008 tarih 126-08-49 (Dava dilekçesinde 49 denmişse de 50 olarak anlamak gerekir) nolu sözleşme kapsamında yüklendiği edimleri tam olarak yerine getirdiğini , davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirmediğini ve sözleşme gereği kendilerine yapılması gereken ödemenin yapılmadığını, İzmir 3. Noterliği'nin 25.07.2014 tarih ve 10893 yevmiye numaralı ihtarname ile davalının 6.003,55 Euro borcunu ödemesi istendiği halde, davalının ödeme yapmadığı, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/23377 sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; öncelikle Ankara İcra Dairesi ve Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacı ile sadece kendilerinin sözleşme yapmadığını, davacı şirketin ... İnşaat A.Ş. nin içinde yer aldığı, ... (...-...-...) ... (iş ortaklığının) ile sözleşme yaptıklarını, sadece kendileri aleyhine takip yapılamayacağını ve dava açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini, takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dayandığı 29.08.2014 tarihli 027510 numaralı ve 25.07.2014 tarihli 027483 sıra numaralı faturaların esasen tek faturaya ilişkin olduğunu ve ikinci faturanın tekrar faturası olduğunu, bu faturalara itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, davacı şirketin sözleşme gereklerini ve kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, iş ortaklığının yapamadığı işleri ... Elektrik Proje Mühendislik San. ve Tic. A.Ş.'ne tamamlattıklarını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 07.02.2022 tarih ve 2021/127 Esas- 2022/64 Karar sayılı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28.02.2023 tarih ve 2022/1076 Esas- 2023/235 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; geçmişte yapılan yargılama neticesinde usulden ve esastan verilen red kararlarının Ankara Bölge Adliye Mahkemesini 27. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2021 tarih ve 2018/1971 E, 2021/88 K sayılı ve 28/02/2023 tarih ve 2022/1076 E, 2023/235 K sayılı kararlarındaki gerekçelerle kaldırıldığı, dosyada bulunan kaldırma kararları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; eser sözleşmesinde kural olarak davacı taşeron, sözleşme ve yasaya uygun gerçekleştirdiği imalât miktarını, davalı yüklenici ise yaptığı ödemeleri kanıtlamakla yükümlü olduğu, işin tamamlanmış olmasına rağmen, taşeron tarafından eksik bırakıldığı başkasına tamamlattırıldığı iddiasında bulunulması halinde yazılı eser sözleşmesinin aksi üçüncü kişilerden alınan belgeler ve tanık beyanlarıyla ispatlanmış sayılamayacağı, davalının, işin terk edilerek eksik bırakıldığı için işin başkasına yaptırılacağına dair çekilmiş bir ihtarı veya işin eksik bırakıldığına dair yaptırdığı delil tespitinin dosyada bulunmadığı, sözleşmenin halen ayakta olduğu, taraf beyanlarınca da işin tamamlandığının kabul edildiği, tamamlanan işin sözleşme ilişkisi devam eden taşeron davacı tarafından tamamlandığı kabul edilmesinin gerektiği, davalının 4 no'lu hakedişten sonra kalan iş ve imalâtları dava dışı 3.kişiye yaptırdığını ileri sürmesine rağmen bu savunmasını yasal delillerle ispatlayamadığı, buna göre, 4 no'lu hakedişten sonra sözleşmenin feshedilmediği ve ayakta olduğu anlaşıldığından sözleşme kapsamında yapılmış olan imalâtların davacı taşeron tarafından gerçekleştirildiği hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacak ikit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada alınan 01.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna dayanıldığını ve başka bir gerekçe sunulmadığını, mahkemece dava hakkında daha önce 17.09.2018 tarihinde 2015/400 E- 2018/669 K sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, gerekçesinde ise " ...davacı şirket üstlendiği eseri tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini iddia ettiğine göre bunu ispat etmesi gereklidir. Şöyle ki aynı bedel için iki kez düzenlediği fatura davalı şirket tarafından noter vasıtasıyla süresinde davacı tarafa iade edilmiştir. Bu fatura davacı kayıtların işlenmişse de davalı kayıtlarına işlenmemiş, BS formu da düzenlenmemiştir. Bu nedenle davacı tarafından düzenlenen fatura alacağın ispatında tek başına yeterli olmayıp, bu fatura ile alacağın ispatlandığı söylenemez. ... elektrik tarafından düzenlenen faturalar ise davalının savunmasını doğrular niteliktedir. Davacı taraf işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini ispat edemediğinden ve hak ediş işin %97 sinin bitirildiğine delil oluşturup, kalan %3 kısım dava miktarından fazla olduğu, bu eksik kısmın davacı tarafından yapıldığı ispat edilemediğinden, davacının düzenlediği fatura ve bu faturaya dayalı icra takibi haklı olarak kabul edilemez, davalının takibe itirazı haklı kabul edilmelidir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, davacının kötü niyetle takip yaptığını davalı şirket ispat edemediğinden, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. " denildiğini, mahkemenin daha önce dayandığı bu gerekçesine tamamen çelişkili şekilde oluşturulmuş bilirkişi raporunu esas alarak davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olup, karara esas alınan bilirkişi raporunda "...Davacının kalan %2,5 oranında ki işi tamamladığı ve işi eksiksiz ve kusursuz olarak iş sahibine teslim ettiğine ilişkin mevcut dosya kapsamı itibariyle usulüne uygun düzenlenen kabul belgesi veya iş teslim tutanağına tesadüf edilmemiştir. Davacının takibe de konu olan kalan %2,5 karşılığı olan 6.003,50 Euro'yu istemesi için sözleşme konusu işi tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğine ilişkin ispat külfeti ve edimi olup, dosya kapsamında böyle bir tespit yapılamamıştır." denildiğini, mahkemenin bilirkişinin bu görüşünü esas almamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının üzerine düşen ispat yükünü basiretli bir tacir sıfatıyla yerine getiremediğini ve yaptığını iddia ettiği işi kanıtlayamadığını, nitekim bu hususun dosyada alınan 25.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, söz konusu raporda da "..Eser sözleşmesinde davacı alt yüklenicinin yapımını üstlendiği eseri fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak eksiksiz ve ayıpsız imal edip davalı yüklenicininde yer aldığı dava dışı ... ortaklığına teslim etmekle, dava dışı ... 'nin davalı teslim aldığı eserin bedelini ödemekle yükümlüdürler. Buna göre iş tesliminin ve edimin ifa edildiğinin ispat külfeti davacı yana düşmektedir. Dava konusu işin teslim edildiğine veya kabulünün yapıldığına ilişkin olarak dava ve icra dosyalarında delile rastlanmamıştır...","...bakiye kalan işlerin davacı tarafından yapıldığı yönünde dava ve icra dosyalarında herhangi bir tespitin bulunmaması karşısında davacının 6.003,55 Euro alacak isteminin yerinde olmadığı..." denildiğini, yine dosyada daha önce alınan 10.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda "...Davacı firmanın 08/2015 dönemi FormBS ile ...-...-... ...'ye ait bildirimin olmadığı, anılan faturayı formda bildirmediği görüldüğünden davaya konu faturanın içeriğinin fiilen teslimine delil teşkil etmediği kanaati hasıl olmuştur.." denildiğini, dolayısıyla mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece dosyada mübrez delillerin değerlendirilmediğini, davaya 2015 yılında sunulan delil dilekçesinin ekinde hem ... ortaklığı olarak hem de davacının da çalıştığı projenin ana işvereni olan Amerikan idaresi tarafından davacının eksik ve sözleşmesine aykırı şekilde yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin yapılan uyarı yazıları ve tespitlerinin sunulduğunu, bu yazılarda, ... ortaklığı proje koordinatörü ... tarafından imzalı şekilde davacıya yapılan 23.12.2008 tarih ve 001-0751-08 sayılı uyarı yazısında "...Bütün bunların yanında işe başlanması için gerekli diğer şartlar henüz tarafınızca yerine getirilmemiştir. Bu kapsamda malzemeleriniz çok geç tarafımıza teslim edilmiş ve ancak bugün gümrük işlemleri tamamlanarak sahaya ulaşmıştır. İşe başlanması için idare ile birlikte yapılacak prep meeting için gerekli hazırlıklar henüz tarafınızca tamamlanamamıştır.", yine 09.02.2009 tarih ve 001-0050-09 sayılı uyarı yazısında "...Kısaca söz konusu edilen sürenin aşırı uzaması tümüyle ...'ten kaynaklanmıştır. 26.01.09 tarihli mesajınız ile bildirilen malzeme temininde meydana gelen gecikme ...'in iş programını aksatacak bir durum değildir. Gecikecek malzemeler skin-mounted malzemeler olup geldiğinde sadece yerine yerleştirilip flanş bağlantıları yapılacaktır. ...'in bu malzemeler gelmeden önce tamamlanması gerekli olan birçok iş kalemi vardır. Bunlar : Boru supportlarının hazırlanması ve saha borulaması, Zamanında gelecek olan malzemelerin yerlerine yerleştirilmesi ve montajı, Aydınlatma tesisatı, Topraklama tesisatı, Yıldırımdan korunma tesisatı, Güç, kontrol ve kumanda sistemi ve saha kablolaması, vs gibi. Şuanda söz konusu bu işlerin montajının yapılamamasına tek bir engel vardır o da ...'in bu konulara ilişkin hiçbir submittal (sunum) yapmamış olmasıdır. Görünen odur ki, bizim geç gelecek dediğimiz malzemeler sahaya ulaştığında ...'in sözü edilen işleri bitirmiş olması bir tarafa kendi temin edeceği malzemeler sahaya gelmemiş olacaktır. Bu bir öngörü değil, bilinen süreçleri üst üste koyma işidir. ... sunum yapacağı tarihi belirleyip üzerine 20 gün onay, sonrasında da malzeme temini ve nakliye süreçlerini koyarsa, resim ortaya çıkacaktır. Daha önce birkaç kez istediğimiz ancak alamadığımız iş programı, işte bu resmin hem sizin hem de bizim tarafımızdan görülebilmesi içindi. ...'in resmi yazısında talep ettiği süre uzatımı ve ek ödemenin tarafımızca işleme konulabilmesi, ancak kendi yükümlülüklerini tamamlayıp beklemeye geçmesi durumunda söz konusu olabilecektir.", 04.03.2009 tarih ve 001-0070-09 sayılı uyarı yazısında "...Ayrıca şu anda tankların teste tam hazır olmadığı...,...Boya ve renk onaylarının bugüne kadar uzamış olması daha önce de belirtildiği üzere tümüyle firmanızın sorumluluğundadır. Temin için 25.02.09 tarihinden itibaren 12 hafta gerekecek ise, boyaların sahaya geliş tarihi Mayıs 2009 sonunu bulacak demektir. Bu kesin bir gecikme olup, sorumluluğu ...'e ait olacaktır. Borulama malzemeleri, aylardır uyarmamıza karşın ancak belirttiğiniz tarihte (17.02.09) bize gönderilebilmiş ve hemen tarafımızdan onaya sunulmuştur. Geçen süre "henüz onay alınmamıştır" demeyi gerektirmeyecek olağan bir süredir. Daha önce de belirttiğimiz üzere, İdare'nin yasal inceleme süresi 15 gündür. İşin bundan sonra ki bölümüne ilişkin bir iş programınız olmadığı veya olsa bile bize iletilmediği için bu şartlarda işe ara verip vermeyeceğiniz sizlerin tasarrufu ve bilgisi dahilindedir. Ancak ...'in sahada yapması gereken ve beton dökülmesine %100 bağlı olmayan bir sürü iş kalemi mevcuttur ; aydınlatma, topraklama,yıldırımdan korunma sistemleri,sahaya ulaşmak üzere veya ulaşmış olan 1.etap malzemelerin montajı gibi. Ancak elektrik ile ilgili henüz hiç bir malzeme onaya sunulmadığı için elektrik işlerine başlanılması da söz konusu değildir. Şayet bunlar onaya gitmiş olsaydı, beton tamamlanana kadar bu işler bitirilebilir, beton sonrası ise borulamaya geçilebilirdi.Bu konuda çok geç kalındığını hatırlatır ve elektrik ile ilgili malzemelerin bir an önce onaya sunulması gerektiğini belirtiriz." denilerek uyarılarda bulunulduğunu, davacı tarafından sözleşmesine aykırı şekilde yükümlülüklerinin ısrarla yerine getirilmemesi söz konusu olup, davacının işleri yarım bıraktığını, aykırılıkları yerine getirmediğini ve yükümlülüklerinden kaçındığını, müvekkili firmanın ortağı olduğu ... ortaklığının da davacının çalıştığı proje kapsamında ana işvereni olan Amerikan idaresi tarafından 28.10.2010 tarihinde gönderilen sahada davacı firmanın eksikliklerini tespit ettiği tutanağın delil olarak sunulduğunu ancak mahkemece bu delillerinin de dikkate alınmamasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacının eksik ve hatalı yaptığı işleri yapılan uyarılara rağmen uzun süre telafi etmemesi üzerine, söz konusu eksikliklerin ......Ltd. Şti firması tarafından tamamlandığını, davacının yüklenici olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve işi %100 tamamlayarak ... ortaklığına teslim etmediğini, nitekim bunun aksini yaptığını da kanıtlayamadığını, davacı firmaya Türk Borçlar Kanunu ilgili maddelerince uyarılar yapılmasına rağmen davacının bu aykırılıklarını gidermediğini, davacının bu aykırılıkları gidermemesinin, işi tamamlamamasının ve teslim etmemesinin dosyaya ibraz edilen uyarı yazıları ve dava dışı ......Ltd.Şti tarafından davacının yapması gereken işleri yapmasıyla kanıtlanmış durumda olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen kanıt yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davacının iddiasını kanıtlayacak herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmediğini, ticari kayıtlarına işlememiş ve bs formu düzenlenmemiş olup, tüm bu hususların mahkemece dikkate alınmayarak usul ve yasaya aykırı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, Yargıtay Özel Dairesi'nin, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yüklenicinin yapmış olduğu iş metraj ve miktarını ispat ile, iş sahibinin ise ödemeleri ispat ile mükellef olduğunu kararlarında çoğu kez vurguladığını, dosyaya sunulan tüm beyan, delil ve belgelerde, davacı tarafın yarım bıraktığı işin, bu işin dava dışı ... ...Ltd.Şti tarafından tamamlattırılması, yapılan ödemeler ve konularının ispatlanmış durumda olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.456,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 + 3.543,09 TL olmak üzere toplam 3.970,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.486,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır