T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1597 KARAR NO : 2025/1047 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/824 KARAR NO : 2024/661 TALEP TARİHİ: 24/08/2023 KARAR TARİHİ: 27/06/2024 TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 01/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1597 KARAR NO : 2025/1047 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/824 KARAR NO : 2024/661 TALEP TARİHİ: 24/08/2023 KARAR TARİHİ: 27/06/2024 TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 01/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin finansal darboğazdan kaynaklı sebeplerle konkordato sürecine başvurduğunu, ...'in ... Şirketinin içine düşmüş olduğu bu ödeme güçlüğünü yenmek için çaba ve emek gösterdiğini, mevcut borçlarını konkordato tekliflerinde belirttikleri gibi konkordato tasdik tarihinden sonra 36 aylık bir vadede ödeyeceklerini, işletmenin hali hazırda iflasına karar verildiği takdirde malvarlığının cebri icra yolu ile (iflas tasfiyesi yolu ile) satılması durumunda alacaklılar alacaklarının muhtemelen %50'den az bir kısmını ancak 5 yıllık bir vadede alabileceğini belirterek, öncelikle geçici mühlet, akabinde kesin mühlet kararı verilerek, nihayetinde konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Somut olayda; ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ikinci revize projesinde, fabrika binası olarak da kullandığı taşınmazlarını satmayı öngördüğü, taşınmazların satılmasının vazgeçilmez şartının şirketin fabrika binasında kiracı olarak faaliyet göstermeye devam etmek olduğu, şirketin ikinci revize proje ekinde iki farklı satış danışmanı ile imzalanmış “Satılık Yetki Belgesi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeleri ibraz ettiği, kesin mühlet tarihinin 25.01.2024 olduğu ve konkordato komiser heyetinin son rapor tarihi itibariyle satışa ilişkin somut bir belge (teklif, taslak satış ve kira sözleşmesi vb.) paylaşılmadığı, satışa ilişkin herhangi bir genel kurul kararının alınmadığı, rapor içinde belirtilen şartlar ve hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 22.02.2024 tarihli ikinci revize projedeki projeksiyon bakımından konkordatonun başarıya ulaşmasının ancak taşınmaz satışının gerçekleşmesi şartıyla mümkün olduğu, satışlar ile dönem karlılığında olumlu gelişmeler olmaması, satışa ilişkin halen somut bir gelişme olmaması sebebiyle konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır....’in, ön proje ve revize projesinde ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin toplam 108.810.775,81 TL’lik borcuna müteselsil kefaletinin bulunduğunun belirtildiği, ...’in konkordato projesinin, şirket konkordatosuna bağlı bir proje olduğu, bir başka ifadeyle ...’in konkordato projesinin, şirketin projesinden bağımsız ve kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre bir ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, projede, şirketin borçları ödendiği müddetçe ...’in borçlarının da kendiliğinden azalacağının ifade edildiği, halbuki kefalet nedeniyle asıl borç yanında bağımsız bir borç doğduğundan kefilin, kendi kaynakları ile kaynaklarıyla orantılı bir teklif yapması gerektiği, ...’in, revize projede belirtildiği üzere, ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin toplam 108.810.775,81 TL’lik borcuna müteselsil kefaletinin bulunduğu, şirket ikinci revize projede bu tutarın 101.100.656,64 TL olduğunun görüldüğü, bunların yanında ...’in Silivri, Gümüşyaka’da bulunan ... parsel no.lu taşınmazı konkordato talebinden (24.08.2023) önce 01.08.2023 tarihinde devrettiği, konkordato talebinden kısa süre önce yapılan bu devrin, mal varlığını azaltıcı nitelikte ve alacaklılara zarar veren bir işlem olduğu, sonuç olarak, ...’in projesinin başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği anlaşılmakla, dosyaya sunulu konkordato ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılarak rayiç Bilançoda yer aldığı üzere şirketin borca batık durumda olmadığının tespit edildiği dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Konkordato talep edenler vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin halen aktif olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, tüm piyasayı derinden etkileyen olumsuz nedenlerin yavaş yavaş ortadan kalkması ve/veya en azından öngörülebilir seviyeye gelmesi sonrası ticari faaliyetlerinin de bu gelişmelere bağlı olarak arttığını, ilerleyen süreçte de ticari faaliyetlerin artmaya devam edeceğini, karar duruşması öncesi mahkemeye sunulan ticari anlaşmaların daha öncesinden komiser heyeti ve mahkeme ile paylaşılamamasının tek nedeninin olumsuz dış etkilere bağlı olarak tüm işletme ve şirketlerin tahmin edilememezlik ve temkinli hareket etme düşüncesi ve ülke çapında ticari faaliyetlerin tüm sektörlerde durma noktasına gelmesi olduğunu, revize projede belirtildiği üzere sahip olunan taşınmazların satışı sonrası elde edilecek gelire sahip olmak için şirketin vermiş olduğu uğraşın artarak halen daha devam ettiğini ancak bu konuya ilişkin de gerek tüm sektörlerde gerek ise tüm ülke çapından müvekkili şirket dışında gelişen nedenler sebebi ile bazı gecikmeler ve sonuçsuz kalan girişimlerle karşılaşıldığını, aynı zamanda müvekkili şirkete ait taşınmaz için teklif ileten şirketlerden yazılı belge talep edilmesine rağmen KVKK gereği onay alınamadığından mahkeme dosyasına da sunulmasının mümkün olmadığını, tüm ülke çapında gayrimenkul ve araç alışverişlerindeki yaşanan durgunlukların herkes tarafından açık bir şekilde görüldüğünü ve bilindiğini, bu olumsuz süreçte müvekkili şirkete ya taşınmazların rayiç bedelinin çok altında teklifler iletildiğini ya da kabule yakın teklifleri ileten tarafların ön protokol aşamasında vazgeçtiklerini, müvekkillerinin gayrimenkuller yönünden çabasının halen devam ettiğini, müvekkili ...'e yönelik ilgili tespitlerin de yerinde olmadığını, şirketin borçlarının ödenerek ortadan kalması sonucu müvekkil ...'in borçlarının da doğal olarak ortadan kalkacağını aksi bir durumda şirkete vermiş olduğu kefillikler nedeni ile oluşan borçlardan dolayı müvekkil ...'in ekonomik bir çıkmaz ve altında kalkamayacağı bir borç yüküne sürükleneceğini, müvekkillerinin tek gayesinin üç kuşağı kapsayacak şekilde aile olarak 1982'de kurudukları ve halan aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerini kurulduğu andan itibaren ilk defa karşılaştıkları ekonomik dar boğazdan çıkartarak ticari faaliyetlerini sürdürmek, yıllardır olduğu gibi bir çok personele istihdam kapısı olmak, vergisel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak ve alacaklılarını mağdur etmeksizin tüm borçlarını ödeyerek konkordato sürecini başarı ile sonuca ulaştırmak olduğunu, mahkemece eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74 maddesi, 114/1.f bendi ve 6098 sayılı TBK'nun 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletnameler ile talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep edenler hakkında mahkemece, 25/08/2023 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmiş, 25/11/2023 tarihinden başlamak üzere geçici mühlet süresi 2 ay süre ile uzatılmış, 25/01/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verilmiş, 27/06/2024 tarihli duruşmada ise konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir. Revize projede (22/02/2024 tarihli)Konkordato kaynaklarının;1-Ticari faaliyetlerden elde edilecek kar 4.400.000,00 TL2-Fabrika binası ve idari bina satışı 170.000.000,00 TL3-Hazır değerler 4.409.113,85 TL4-Senet tahsilleri 41.384,59 TL5-Alacaklardan yapılacak tahsilat 2.850.000,00 TL6-Verilen sipariş avansları 11.800.000,00 TL7-Stok fazlası 20.000.000,00 TL8-Vergi alacakları 7.000.000,00 TL Olmak üzere kaynaklar toplamının 220.500.498,44 TL, borçlar toplamının 196.523.922,28 TL olduğu, bu durumda 23.976.576,16 TL kaynak fazlası olacağı,Şirketin iflas etmesi durumunda nakde çevrilebilecek muhtemel tutarın 147.673.375,50 TL olarak hesaplandığı, konkordatoya tabi adi alacaklıların tutarı 68.756.254,72 TL iken olası bir iflas halinde adi alacaklıların tutarının ...Bankası AŞ'nin rehinle karşılanmayacak alacakları nedeniyle) 75.960.653,65 TL'ye yükseleceği, dolayısıyla olası bir iflas halinde adi alacaklıların en iyi ihtimalle %35,97'lik bir oranla tahsilat yapabileceği oysa konkordatoya tabi borçları %10 fazlasıyla ödemeyi teklif ettiklerinden alacaklılara %110 olarak ve alacakların %70'ine tekabül eden kısmın Mart 2025'te, %40'ına tekabül eden kısmın ise Aralık 2025'te ödeneceği belirtilmiştir.SMM Bağımsız Denetçi ..., Hukukçu ..., Finans ve Muhasebe Uzmanı ...'dan oluşan Konkordato Komiser Heyetinin kesin mühlet süresi içerisinde sunmuş oldukları 20/06/2024 tarihli raporlarında; 1-Konkordato talep eden ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden; Konkordato kaynakları incelendiğinde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir;"1-Ticari Faaliyetlerden Elde Edilecek Kar: Şirket proje dahilinde, 2024 ve 2025 yıllarında toplamda 4.400.000 TL net kar öngörmektedir. Şirket, proforma gelir tablosunda 2024 yılında 14.550.000 TL zarar edeceğini, 2025 yılında ise 18.950.000 dönem karı elde edeceğini proforma gelir tablosuna aktarmıştır. Şirket, proforma gelir tablosunda sehven 4.548.000 TL vergi karşılığı ayırarak 2025 yılı dönem net karını 14.402.000 TL olarak belirtmiştir. Geçmiş yıl zararları sebebiyle Şirket'in 2025 yılında kurumlar vergisi yükümlülüğü doğmayacağı değerlendirilmiştir. Nitekim, revize projede yer alan konkordato kaynakları tablosunda vergi karşılığı ayrılmayarak (18.950.000-14.550.000=) 4.400.000 TL iki yıllık dönem net karı öngörülmüştür. Elde edilecek net kar hesaplanırken 01.01.2024 tarihinden başlanmış, 2025 Yılı Aralık ayı sonuna kadar bir projeksiyon yapılmıştır. Şirket'in geçmişe dönük son üç yıllık gelir tabloları incelendiğinde 2020 yılı dönem net karı 2.878.164,22 TL, 2021 yılı dönem net zararı (-) 19.002.682,682,64 TL, 2022 yılı dönem net karı 7.852.296,71 TL ve 2023 yılı dönem net karı 1.456.782,00 TL'dir. (Bu tutar revize projede yer alan gelir tablosundan alınmıştır.) Bu veriler kapsamında bir önceki raporumuzda bu kaynağın gerçekleşme ihtimali olduğu değerlendirilmiştir. 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesi incelendiğinde ise kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosunda vergi karşılığı ayrılmamış olduğu görülmüştür. Vergi karşılığı ayrılmasıyla Şirket'in 2023 yılı dönem net zararının (-)438.001448 TL olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan Şirket'in 30.04.2024 tarihi itibariyle 8.880.900,08 TL zarar raporladığı görülmüştür. Bu zararın içerisinde 201.516,01 TL finansman gideri mevcuttur. Proforma gelir tablosunda 2024 yılının, 28.000.000-TL'lik finansman gideri dahil 14.550.000.-TL zararla kapatılacağı öngörülmüştür. Şirket'in 30.04.2024 tarihli gelir tablosu incelendiğinde ise finansman giderlerinin sadece 201.516,01 TL olarak raporlandığı görülmektedir. 30.04.2024 tarihli gelir tablosuna, proforma gelir tablosunda ilen 28.000.000-TL'lik finansman giderinin (28.000.000 / 12 * 4) 9.330.000-TL'lik kısmının kıyasen ilave edilmesiyle dönem zararının yaklaşık 18.000.000-TL olarak gerçekleşmiş olacağı hesap edilmektedir. 2024 yılında öngörülen 14.550.000-TL'lik zararın, yukarıda yapılan hesaplamalara göre ilk 4 ayda aşılmış olduğu değerlendirildiğinde bu kalemde başarıya ulaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olmadığı değerlendirilecektir. Şirketin 2024 yılında öngördüğü 150.000.000.-TL'lik satış rakamı aylık olarak hesap edildiğinde ise Şirket'in 12.500.000-TL aylık satış yapması beklenmektedir. Ancak ilk 4 aylık dönemde aylık satış rakamı (13.845.598,93 /4) 3.461.399,77 TL olarak gerçekleşmiştir. Diğer yandan Şirket'in toplantılarda belirttiği siparişlerin ve projeksiyonlarının halen somutlaştırılmamış olması nedeniyle ve gelinen nokta itibariyle Heyetimizde bu kaynağa ilişkin öngörünün gerçekleşme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu yönünde bir kanaat oluşmamıştır.2-Fabrika ... Ada 4 Parsel + ... Ada 5 Parsel Satışı: Revize projede, öncelikli olarak 2024 yılında, 170.000.000 TL bedelle fabrika binası ve idari binanın birlikte satılacağı, bu satışın vazgeçilmez şartının fabrika binasında kiracı olarak devam edilmesine izin verilmesinin olacağı belirtilmiştir. SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından yapılan değerlemede Şirkete ait taşınmazların rayiç değerlerinin 162.850.000 TL olarak belirlendiği, rapor tarihinin 10.11.2023 olduğu, enflasyon ve döviz artışları birlikte dikkate alındığında bu kaynağın gerçekleşmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak, belirtilmelidir ki Şirket tarafından satışın vazgeçilmez şartı, Şirket'in taşınmazda kiracı olarak faaliyete devam etmesidir. Bu hususun ise taşınmazın satışına ve değerine etki edeceği açıktır....Şirket, ikinci revize proje ekinde, iki farklı satış danışmanı ile imzalanmış “Satılık Yetki Belgesi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeleri ibraz etmiştir. Ancak, işbu rapor itibariyle Heyetimizle, satışa ilişkin somut bir belge (teklif, taslak satış sözleşmesi ve kira sözleşmesi vb.) paylaşılmamıştır. Önemle belirtilmelidir ki revize projede de ifade edildiği üzere, Şirket, söz konusu taşınmazlarda kiracı sıfatıyla ticari faaliyetlerine devam etmek şartıyla satış yapacaktır. Bu bakımdan, alıcı ile ayrıca imzalanacak kira sözleşmesi ve şartları gibi ayrıntılar ayrı bir öneme sahiptir. Ancak tarafımıza henüz somut satış sürecine ilişkin bir belge iletilmemiş sadece pazarlamaya yönelik sözleşmeler iletilmiştir. Heyetimizde kesin mühlet tarihini takip eden 4 aylık süreçte satışın gerçekleşme ihtimaline yönelik bir görüş oluşmamıştır. Keza taşınmaz satışına ilişkin talep endekslerinin, artan faiz oranları ile orantılı olarak olumlu seyretmediği açıktır. Bu kapsamda makro ekonomik konjonktür ve emlak sektöründeki güncel durum dikkate alındığında, taşınmaz satışından elde edilmesi planlanan kaynağın gerçekleşme ihtimalinin yakın dönemde mümkün olmadığı düşünülmektedir. Zira kesin mühlet bir yıl olup kesin mühlet tarihi 25/01/2024'tür. Bu itibarla, taşınmaz satışından yaratılması planlanan kaynağın Mahkeme kararı uyarınca 4 ayda gerçekleşmediği ve yakın bir dönemde de gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, halihazırda somut bir satış talebinin Heyetimize iletilmediği, söz konusu taşınmazlarda Şirket'in kiracı sıfatıyla ticari faaliyetlerine devam etmek şartıyla satış yapılacağı nazara alındığında taşınmaz satışından elde edilmesi planlanan kaynağın gerçekleşme ihtimalinin yakın dönemde mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.3-Hazır Değerler Tahsilleri: Bu kalemde öngörülen tutar 4.409.113,85 TL'dir. Kasa ve bankalar mevcudunun 510.843,05 TL olarak, alınan çeklerin 3.898.270,80 TL olarak 31.12.2023 tarihli kaydi değer bilançosunda yer aldığı görülmüştür. Kesin mühlete geçiş hakkındaki raporumuzda çeklere ilişkin tahsil riski 11.250.000 TL olarak değerlendirilmişti. Şirket, bu değerlendirmelerimizi dikkate alarak ikinci revize projesinde tahsil edilebilir çek tutarını 3.898.270,80 TL olarak revize etmiştir. Yapılan bu revizyon karşısında bu kaynağın gerçekleşmesi ihtimal dahilindedir.4-Senet Tahsilleri: Bu kalemde öngörülen tutar 41.384,59 TL'dir. Bahse konu kaynağın, alacak senedi olarak 31.12.2023 tarihli kaydi değer bilançosunda yer aldığı görülmüştür. Senetlerin tahsil edildiği 30.04.2024 tarihli bilançodan anlaşılmıştır.5-Alacaklardan Yapılacak Tahsilat: Bu kalemde konkordato kaynağı olarak gösterilen 2.850.000 TL'nin, 31.12.2023 tarihli konkordato talebine esas kaydi değer bilançosu Alıcılar Hesabında 6.560.740,56 TL olarak yer aldığı görülmüştür. Ticari alacaklardan tahsilat öngörüsünün alacakların tahsil kabiliyetinin varlığına bağlı olarak değerlendirilmesi, geri dönüşlerinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi ve donuk ve tahsili mümkün olmayan hesapların varlığı değerlendirmelerimiz ve bu yöndeki uyarılarımız Şirket tarafından dikkate alınmış, donuk alacaklar Şirket hesaplarında elimine edilmiştir. Şirket, mutabakat yazılarını ikinci revize proje ekinde dosyaya sunmuştur. Buna göre kaynak kalemi makul ve ulaşılabilir olarak değerlendirilmiştir.6-Verilen Sipariş Avansları: Bu kalemde konkordato kaynağı olarak gösterilen 11.800.000 TL'nin, 31.12.2023 tarihli kaydi değer bilançosunda Verilen Sipariş Avansları Hesabında 17.148.997,76 TL olarak yer aldığı görülmüştür. Şirket, verilen sipariş avanslarına ilişkin mutabakat yazılarını ikinci revize proje ekinde dosyaya sunmuştur. Buna göre söz konusu kaynak kalemi makul ve ulaşılabilir olarak değerlendirilmiştir.7-Stok Fazlası: Bu kalemde 20.000.000 TL'lik stok fazlası konkordato kaynağı olarak gösterilmiştir. Nitekim Şirket'in 30.11.2023 tarihinde 38.906.486,10 TL olan kaydi değer stokları, Bilirkişiler tarafından aynı tarihte 36.859.381,66 TL olarak değerlenmiştir. Stokların rayiç değerlerinin kaydi değerlerine oranı %94,7 olarak hesap edilmiştir. Bu defa 31.12.2023 tarihli kaydi değer bilançosunda yer alan 37.545.137,12 TL %94,7 ile oranlandığında stokların rayiç değerleri 35.555.244,85 TL olarak hesap edilmektedir. Yapılan açıklamalar kapsamında kaynak kalemi makul ve ulaşılabilir olarak değerlendirilmiştir.8-Vergi alacakları: Bu kalemde konkordato kaynağı olarak gösterilen 7.000.000 TL'nin 31.12.2023 tarihli konkordato talebine esas kaydi değer bilançosunda 7.137.732,60 TL olarak mevcut olduğu, bu tutarın tamamının devreden katma değer vergisinden kaynaklandığı görülmüştür. Devreden katma değer vergisinin bir kaynak olarak kullanılabileceği ve gerçekleşme ihtimalinin olduğu değerlendirilmiştir.9-Borç Ödemeleri: Şirket 2025 yılı Haziran ayının sonunda toplamda (her ne kadar konkordato kaynakları tablosunda sehven 196.523.922,28 TL olarak gösterilse de) 196.309.787,18 TL borç ödeyeceğini belirtmiştir. 31.12.2023 tarihli rayiç değer bilançosunda kısa ve uzun vadeli borçlarının toplamı 198.583.557,70 TL olarak hesaplanmıştır. 2.059.635,42 TL'lik fark tutarının kıdem tazminatı karşılıkları ve gider tahakkuklarının etkisinden kaynaklandığı görülmüştür."Sonuç olarak; Şirketin faal olduğu ancak düşük kapasite ile çalıştığı, üretimde ve satışlarda azalma olduğu, personel sayısında bir önceki rapor dönemine göre önemli bir değişiklik olmadığı, çalışma kabiliyetinin mevcut durum itibariyle düşük kapasite ile devam ettiği, Şirket kayıtlarına göre personel maaş ödemelerinde gecikmeler olduğu, kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmediği, Şirketin 30/04/2024 tarihi itibariyle 47 kişi istihdam ettiği, satışlarının azalarak devam ettiği, elinde mevcut stokları, binaları, makine tesis ve cihazları, taşıtları ve demirbaşları bulunduğu, Şirketin 30/04/2024 tarihli kaydi değer bilançosunda özkaynaklarının (+) 118.235.880,22 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, Şirketin 30/11/2023 tarihli rayiç değer bilançosunda varlıkların değeri (+) 315.220.186,35 TL, borçların değeri (-) 215.734.572,64 TL olmak üzere rayiç değer özkaynaklarının (+) 99.485.613,71 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, Şirket'in ikinci revize projesinde fabrika binası olarak da kullandığı taşınmazlarını satmayı öngördüğü, taşınmazların satılmasının vazgeçilmez şartının Şirket'in fabrika binasında kiracı olarak faaliyet göstermeye devam etmek olduğu, Şirket'in ikinci revize proje ekinde iki farklı satış danışmanı ile imzalanmış “Satılık Yetki Belgesi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeleri ibraz ettiği, kesin mühlet tarihinin 25/01/2024 olduğu ve işbu rapor itibariyle satışa ilişkin somut bir belge (teklif taslak satış ve kira sözleşmesi vb.) paylaşılmadığı, satışa ilişkin herhangi bir genel kurul kararının alınmadığı, 22/02/2024 tarihli ikinci revize projedeki projeksiyon bakımından konkordatonun başarıya ulaşmasının ancak taşınmaz satışının gerçekleşmesi şartıyla mümkün olduğu, satışlar ile dönem karlılığında olumlu gelişmeler olmaması satışa ilişkin halen somut bir gelişme olmaması karşısında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı açıklanmıştır.2-Konkordato talep eden ... yönünden; ...'in, ön proje ve revize projesinde ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin toplam 108.810.775,81 TL'lik borcuna müteselsil kefaletinin bulunduğunun belirtildiği, ...'in konkordato projesinin Şirket konkordatosuna bağlı bir proje olduğu, bir başka ifadeyle Şirket’in projesinden bağımsız ve kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre bir ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, projede Şirketin borçları ödendiği müddetçe ...'in borçlarının da kendiliğinden azalacağının ifade edildiğini, ...'in revize projede belirtildiği üzere ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin toplam 108.810.775,81 TL'lik borcuna müteselsil kefaletinin bulunduğu, Şirket ikinci revize projede bu tutarın 101.100.656,64 TL olduğunun görüldüğü, bunların yanında ...'in Silivri, Gümüşyaka'da bulunan ... parsel no.lu taşınmazı konkordato talebinden (24/08/2023) önce 01/08/2023 tarihinde devrettiği, konkordato talebinden kısa süre önce yapılan bu devrin, malvarlığını azaltıcı nitelikte ve alacaklılara zarar veren bir işlem olduğunu ve ...'in projesinin başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği belirtilmiştir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023 tarih 2023/3061 E. 2023/3144 K.)İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, ..., Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) İİK'nın 292.maddesinde; "(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./74. Md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./20. md) İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa.b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsaya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa (Ek ibare: 6/12/2018-7155 S.K./16. md).d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflasa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hallerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece 25/01/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verilmiş, kesin mühlet süresi içerisinde 27/06/2024 tarihinde ise konkotdatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir. Konkordato talep edenlerin dilekçeleri ve revize projeleri, komiser heyeti raporları, dosya kapsamında yer alan tüm kayıt ve belgeler incelenmiş olup;Konkordato talep eden şirketin; konkordato kaynakları toplam 220.500.498,44 TL olup bunun 170.000.000,00 TL'sini fabrika binası ile idari bina satışının oluşturduğu, bu satışın ise taşınmazda kiracı olarak kalmak şartına bağlandığı, süreç içerisinde satışa yönelik bir girişimin olmadığı, istinaf dilekçesinde de satışa yönelik somut bir belge sunulmadığı, her ne kadar ticari faaliyet kapsamında bir kısım sipariş avanslarının olduğuna dair kayıtlar ibraz edilmiş ise de ticari faaliyetlerden elde edilecek gelirin tek başına projeyi başarıya ulaştırmasının mümkün görülmediği, bu durumda konkordato projesinin uygulanabilir ve başarıya ulaşabilir olmadığı gibi şirketin rayiç değer bilançosu itibariyle varlıklarının (+) 315.220.186,35 TL, borçlarının (-) 215.734.572,64 TL olmak üzere özkaynaklarının (+) 99.485.613,71 TL olarak hesaplandığı nazara alındığında borçlarını konkordato olmaksızın ödeyebilecek durumda bulunduğu kanaatine varıldığından, mahkemece konkordato isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Konkordato talep eden ... yönünden; şirketin borçlarına kefil olunması nedeniyle konkordatoya başvurduğu, kendine özgü bir projesi bulunmadığı gibi hedeflerin şirkete bağlı olduğu, alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle kendine özgü hedef içermeyen proje uygulanabilir olmadığı gibi konkordato müessesenin amacına da uygun düşmediğinden konkordato isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru haçlarının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.ç maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 293/2. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2025