T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2057 - 2026/940 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2057 KARAR NO : 2026/940 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/103 E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2057 - 2026/940 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2057 KARAR NO : 2026/940 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/103 E., 2021/463 K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 22.04.2026 YAZIM TARİHİ : 22.04.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin S.S. ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin bir üyesi olduğunu, davalılardan ...'nın kooperatifin yönetim kurulu, ..., ...'in kooperatifin denetim kurulu üyeleri olduğunu, diğer davalı şirketin ise kooperatife ait işyerinde 106 adet prefabrik işyeri binasının yapım işini üstlenmiş yüklenici olduğunu, davalıların yönetim ve denetim kurulu üyeleri olmalarından kaynaklı kanuni yükümlülükleri olan özen ve basiretli tacir olma yükümlülüklerine aykırı hareket ettiklerini, davalı eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile davalı yüklenici şirketin hukuka ve hakkaniyete aykırı hareket ettiklerinin yanı sıra kooperatif ve müvekkilinin de dahil olduğu kooperatif üyelerinin zarara uğratıldığı şüphesi ile müvekkili lehine taraflarınca 10.08.2020 tarihinde davalıların yönetimde olduğu dönemde bilgi ve belge talebinde bulunulduğunu ancak bu talebe hiçbir cevap verilmediğini, kooperatifin daha fazla zarara uğratılmasının önüne geçmek amacıyla kooperatif ortaklarının bir kısmının genel kurul kararlarının iptali istemli dava ikame ettiklerini, yapılan yargılama neticesinde kooperatifin 22.06.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespit edildiğini, kooperatifin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların oy çokluğu ile ibra edilmeksizin azledildiklerini, aynı toplantıda bilanço ve gelir - gider farkı hesaplarının da oybirliğiyle reddedildiğini, davalıların hukuka aykırı eylemlerinin suç teşkil etmesi nedeniyle müvekkili tarafından davalılar aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu söz konusu soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/186826 soruşturma sayılı dosyası ile yürütülmekte olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile davalıların hukuka ve kanuna aykırı eylemleri sebebiyle kooperatifi uğrattıkları zarar gözetilerek fazlaya ilişkin talep haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL tutarındaki tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile S.S. ... Sanayi Toplu İşleri Yapı Kooperatifi'ne tazmini sureti ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili özetle: Yansıma zararların TTK 553. madde hükümlerine tabi olduğunu, bu haliyle sorumluluk davasının kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarına karşı açılabileceğini, müvekkilinin kooperatif ile imzalanan sözleşme uyarınca üstlendiği işyeri yapım işini eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini, yapı kullanım izin belgelerinin alınması, inşaatın ruhsat ve projelerine uygun olarak imal edildiğinin ve işin hukuken bitmiş olduğunun ispatı olduğunu, davacının müvekkiline isnat ettiği iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilince yapılan her işin ve düzenlenen hak edişin usulüne uygun şekilde iş sahibi yetkilerince denetlendiğini ve ödemelerin fatura karşılığı yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle: Davacının dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça talep edilen zararların somutlaştırılmadığını, müvekkilinin basiretli tacir olup yönetim kurulu üyesi iken üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, yapıların üyelere teslim edilememesinin sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, genel kuruldan olur alınmadan 19 iş yerinden vazgeçilmediğini, taşeron firmaya yersiz hakediş ödemesi yapılmadığını, yönetim kurulunun, kooperatif üyelerinin bilgisi dışında borçlanmadığını ve habersiz kura çekimi yapmadığını, yönetim kurulunun proje kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, kooperatif üyelerinin bilgi belge talebinin hiçbir zaman reddedilmediğini, kooperatifin genel kurullarında üyelerin sorularına her zaman yanıt verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... özetle: Davacının dava konusu alacaklarının zamanaşımına uğradığını, kooperatifin kuruluşundan 2019 yılına kadar başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü, 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesinde alınan genel kurul kararına göre 2017 yılında inşaatlara başlamak üzere ihale yapılmasını sağladıklarını, 7 adet firmanın ihaleye katıldığını, katılan firmaların bilgileri ve verdiği fiyatların yönetim kurulu nezdinde kooperatifin resmi avukatının da bulunduğu ihale komisyonunca incelenerek karara bağlandığını, ihale konularına göre en düşük fiyat veren firmaya kaldığını ve 01/01/2017 tarihinde ... firması ile sözleşme imzalandığını, kooperatifin zarara uğratılmadığını, bilakis bütün işlemlerin genel kurul kararına dayanılarak yönetim kurulu kararı ile tüm belge ve evrak kayıttan geçilerek yapıldığını, ilgili şirkete ait iş yerinin faturasının 30.10.2018 tarihinde düzenlenerek teslim edildiğini, kooperatifi zarara uğratan belgesiz ve gerekçesiz ödemeler bulunduğunun asılsız olduğunu, iş yerlerinin teslimi ve gelir kaybına ilişkin bir zarar da var ise asıl sorumlusunun inşaat kabul görevini yapmayan ve bugünkü mevcut yönetim kurulu üyeleri arasında da bulunarak halen görevini ifa etmeyen davalı şirket temsilcisi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... vekili özetle: Davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, KK 98. madde de bu kanunda aksine bir açıklama olmayan veya hiç açıklama bulunmayan hususlar hakkında TTK'daki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağının kabul edildiğini ve bu hususlarda anılan kanuna yollamada bulunulduğunu, görevden alınmış yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılacak olsa bile, yine genel kurulun dava açılmasına karar vermesi gerektiğini ve davayı üye kimliğiyle kooperatif tüzel kişiliği adına açılamayacağını, davalı şirkete henüz gerçekleştirmediği işler için kooperatif eski yönetimi olan davalılar tarafından fazla ve yersiz hak edişler ödendiği şeklindeki iddiaların haksız ve gerçek dışı olduğunu, yapılan imalatların ve karşılığında düzenlenen hakedişlerin incelenerek kesin kabullerin yapılma yükümlülüğünün inşaat kabul komisyonuna verilmiş iken bu görevin yerine getirilmediğini, müvekkillerinin yönetimde bulundukları dönemde, meslek odalarından yapılan işlerin şeffatiye ve kabulü için talepte bulunulduğunu, daha sonra davacı tarafça bu talebin harçlar ödenmesine rağmen iptal edildiğini, davacı tarafça müvekkillerine karşı itham ve iddialarının anlaşılması ve kabulünün mümkün olmadığını, maddi gerçeklerle alakası olmayan soyut ithamları tümden reddettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; işbu davaya konu zarara ilişkin tazminat davasının dayanağının eser sözleşmesine ilişkin olup, kesin hesap ve kesin kabulün yapılmadığı, bu sözleşme nedeniyle zarara uğranıldığı belirtilmekle kesin hesap ve kesin kabul yapılmadan zararın olup olmadığının belli olamayacağı, başlangıçta avans ödemeleri olup olmadığı, varsa da kesin hesaptan mahsup sonucu zararın ortaya çıkacağı, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 esasına kayıtla yüklenici şirket tarafından kooperatife karşı, Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2021/280 esasına kayıtla kooperatif tarafından yükleniciye karşı aynı sözleşmeden kaynaklı alacak davaları açıldığı, kesin hesabın bu dosyalarda belirleneceği ve zararın da var ise kesin hesap ve kesin kabul sonrası ortaya çıkacağı, eser sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zarara konu davada kesin kabul henüz yapılmadığından bu aşamada erken açılan davanın reddine, İşbu davada davalı olarak şirketin de belirtildiği, şirketin eser sözleşmesinin yüklenicisi olduğu, bu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, birlikte sorumluluk olarak davanın açıldığı anlaşılmakla haksız fiilden kaynaklı olarak şirkete karşı açılan davada da kesin kabul henüz yapılmadığından bu aşamada erken açılan davanın reddine... " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Uyuşmazlığın eser sözleşmesinden değil haksız fiilden kaynaklandığı ve kesin kabul şartına bağlı olmadığı, davalı yüklenici ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri ile kooperatifin zarara uğratıldığı, eksik ve ayıplı işler ile sözleşmeye aykırı uygulamaların somut şekilde tespit edildiği, yüklenicinin işi sözleşmeye uygun şekilde tamamlamaması nedeniyle geçici ve kesin kabul işlemlerinin yapılamadığı, bu durumun davanın açılmasına engel teşkil etmeyeceği, kooperatif ile yüklenici arasında devam eden davaların ve soruşturmanın bulunduğu, bu dosyaların bekletici mesele yapılması gerektiği, mahkemece bu talebin gerekçesiz şekilde reddedilmesinin usule aykırı olduğu, kooperatifin uğradığı zararın tespit edilebilir nitelikte olduğu, delillerin toplanarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken hiçbir inceleme yapılmadan davanın reddedilmesinin eksik inceleme teşkil ettiği, zamanaşımı hükümleri gereği davanın süresi içerisinde açıldığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı şirketin ortağı olduğu kooperatifin zarara uğratıldığı iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.04.2026 Başkan Üye Üye Katip