T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2074 - 2026/170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2074 KARAR NO : 2026/170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/01/2021 NUMARASI : 2020/2 E. - 2021/17 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Hak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2074 - 2026/170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2074 KARAR NO : 2026/170 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/01/2021 NUMARASI : 2020/2 E. - 2021/17 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/01/2021 tarih ve 2020/2 E. - 2021/17 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "... ..." ve "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şahsın 2018/105464 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, 2019-M-9316 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin başvurusunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartı oluşturduğu gibi tarafların marka işaretlerinin de görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davaya konu mal ve hizmetleri tanımlamadığı, bu mal ve hizmetler bakımından soyut-somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, bu ibarenin aynen dava konusu markada da yer aldığı, her ne kadar dava konusu markanın esas unsuru bir bütün olarak "..." ibaresinden oluşsa da, markanın başlangıç kısmını oluşturan "...-" ibaresinin "BİSKÜVİ" emtiasının kısaltılmışı olup hemen ve ilk bakışta ortalama tüketici nezdinde "BİSKÜVİ" emtiasını çağrıştırdığı, "BİSKÜVİ"nin davaya konu mal ve hizmetler bakımından tasviri niteliğinin bulunduğu ve ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, bu hale göre markada yer alan "-..." ibaresinin markasal ayırt edici etkisinin "..." içinde bağımsızlığını koruduğu, bu hale göre daha önce davacıya ait "..." esas unsurlu markaları gören, duyan, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları her zaman bir arada görme ve karşılaştırma imkanından yoksun, markaların detaylarını hatırlamayan, gözünde, kulağında ve zihninde yer eden imaj ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin davaya konu "..." markasını gördüğünde, davaya konu mal ve hizmetlerden yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan biri zannedebileceği, bu markanın seri marka olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebilecekleri, dolayısıyla SMK m.6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davacının SMK2nın 6/5 maddesine dayalı iddiasının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, tarafların markları arsında SMK2nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, marklar ortak olarak "..." ibaresini içerse de dava konusu başvurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğu, tüketicilerin daha çok dikkatinin çenen başlangıç kısmının farklı olduğunu, başvuruda "..." ibaresinin öne çıkarılmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arsında gerek fonetik gerekse de görsel benzerlik bulunmadığını, dosyaya sundukları uzman görüşünde de aynı sonuca varıldığını, müvekkilinin başvurusunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğunu, diğer taraftan davacının "..." ibareli markasının kızarmış ekmek için kullanılan gelen bir ifade haline geldiğini, bu nedenle ayırt ediciliğin de düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlanmadığı, nitekim "..." ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli, 2018/711 Esas, 2019/2222 Karar sayılı ilamının, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarihli, 2017/3074 Esas, 2019/284 Karar sayılı ilamının, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli, 2013/18549 Esas, 2014/6830 Karar sayılı ilamının, "..." ibaresini davacının markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.12.2023 tarihli 2022/3671 Esas 2023/7333 Karar sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, tarafların markaları arasında dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30 ve 43/1 sınıf mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.