7. Hukuk Dairesi 2026/50 E. , 2026/495 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/521 E., 2025/1035 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüld…
7. Hukuk Dairesi 2026/50 E. , 2026/495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/521 E., 2025/1035 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının .. ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parselin maliki olduğunu, taşınmazın imar uygulaması sonucu şuyulandırmaya tâbi tutulduğunu, şuyulandırma sonucu taşınmazın 100 metre kısmının davalılara ait parsele aktarıldığını, imar uygulamasının iptali için açtıkları davanın kabul edilerek işlemin iptaline karar verildiğini, davalıların açtıkları dava sonucunda Mahkemece şuyulandırma sonucu oluşan parsel ile ilgili olarak 2010/795 Esas sayılı dosyadan ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini ileri sürerek; Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/795 Esas sayılı dosyasından verilen hükmün kaldırılmasını ve eski hale getirme işlemleri yapıldıktan sonra yeni hüküm tesis edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, duruşma beyanlarında davacı taraf ile anlaşmak istediklerini beyan etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkeme 16.04.2013 tarihli kararda özetle; davacı tarafa inşaat bilirkişi raporunda belirtilen 100.289,00 TL üzerinden %10 teminatın yatırılması için ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, belirlenen süre içerisinde davacı tarafça teminat yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 16.04.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 13.10.2014 tarihli kararında özetle; Somut olayda, davacı, Sakarya 1. İdare Mahkemesinin ve Danıştay 6. Dairesinin onama ilamına dayanarak talepte bulunduğundan HMK'nın 392/1. maddesi uyarınca davacının teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığı, bu durumda teminat gösterilmeksizin satışın durdurulmasının mümkün olduğu dikkate alınarak işin esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma kararı sonrasında Mahkeme başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazın güncel tapu kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu taşınmazda tapu kayıt maliki olmadığı, bu durumda aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yargılamanın yenilenmesinde hukuki yararı olduğunu, b. Yapılan imar uygulamaları sonucunda davacıya ait taşınmazın davalılara ait taşınmaza eklendiğinin sabit olduğunu, mahkemece esasa yönelik inceleme yapılmadan karar verildiğini, c. Davanın açılmasına davalıların haksız işlemlerinin sebebiyet verdiğini, bu nedenle hakkaniyet gereği vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın yargılamanın iadesi yoluyla bozulması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.