11. Hukuk Dairesi 2018/2939 E. , 2020/101 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.05.2017 tarih ve 2016/39-2017/668 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 07.01.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı…
**11. Hukuk Dairesi 2018/2939 E. , 2020/101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.05.2017 tarih ve 2016/39-2017/668 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 07.01.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı Garanti Finansal Kiralama A.Ş arasında nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tarafından İtalya'da mukim İtalprogetti Engineering A.P.A.'dan satın alınıp Renk Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kiralanan deri boyama dolaplarının İtalya-Türkiye nakliyesinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın taşınması esnasında 1185 sayılı dolabın üst geçide çarpmak suretiyle hasarlandığını, tespit edilen 153.600.- TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, rücuen tahsil için başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigortalı tarafından emtianın azami yüksekliğinin yanlış bildirilmesi nedeniyle hasarın meydana geldiğini, eğer yükseklik doğru bildirilseydi müvekkilinin güzergahı değiştereceğini, müvekkiline, bildirilen yüksekliğin gerçekliğini araştırmak gibi bir mükellefiyet yüklenemeyeceğini, teminat dışı olan hasar için ödeme yapıldığından davacının rücuen tazmin hakkına sahip olmadığını, hasar bir yama ile giderilebilecek nitelikte olduğu halde müvekkilinden yeni kazan bedelinin istenemeyeceğini, yeniden kullanılabilecek kazan için düşük sovtaj bedeli belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.