11. Hukuk Dairesi 2015/11883 E. , 2016/6154 K. "" MAHKEMESİ : ...... FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2014 NUMARASI : 2012/222-2014/179 Taraflar arasında görülen davada ..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2014 gün ve 2012/222-2014/179 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.06.2015 gün ve 2015/2547-2015/8372 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dil…
**11. Hukuk Dairesi 2015/11883 E. , 2016/6154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...... FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2014 NUMARASI : 2012/222-2014/179 Taraflar arasında görülen davada ..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2014 gün ve 2012/222-2014/179 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.06.2015 gün ve 2015/2547-2015/8372 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davada davalı vekili, müvekkilinin “.......”, “......”, “......”, “........” unsurlu markaların sahibi olduğunu, 2005 yılından bu yana da “.......” asıl unsurlu markalarını işyerlerinde, reklamlarında, tabela ve sair vasıtalarda kullandığını, davalının ise müvekkili markası ile iltibas yaratır şekilde “......” isimli dergiyi yayınlayarak ücretsiz olarak dağıttığını, www.cayyolulife.com adresinde de yine ücretsiz olarak kamuya sunduğunu ileri sürerek, davalının markaya tecavüz eylemlerinin men ve ref-ine, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın, 20.000 TL manevi tazminat ve itibar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davada davacı vekili, iddia olunan tecavüz eyleminin başlangıcından itibaren iki yıldan uzun süre geçtiğini ve müvekkilinin Ç.... ...... dergisine ciddi yatırım yaptığını, bu süre boyunca sessiz kalan davacı yanın hak kaybına uğradığını, “......” ibaresinin dava dışı 3. kişiye ait tanınmış bir marka olduğunu ayrıca kent yaşamı ve yaşam tarzına ilişkin tanımlayıcı bir ibare olması nedeniyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, sektörde belli bir dergi türüne ilişkin tanımlayıcı ibare olarak yaygın şekilde kullanıldığını, dahası bu kullanımlar sonucu jenerik hale geldiği bu nedenle müvekkili kullanımlarının davacının tescilli markası ve kullanımları ile herhangi bir karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak; asıl davanın reddini istemiş; karşı davada davacı-karşı davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar davalı-karşı davada davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davalı-karşı davada davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davada davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.