7. Hukuk Dairesi 2014/12018 E. , 2014/20198 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 13/05/2014 Numarası : 2012/479-2014/197 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve
**7. Hukuk Dairesi 2014/12018 E. , 2014/20198 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 13/05/2014 Numarası : 2012/479-2014/197 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... Ltd. Şti.'nin tüm, davalı Sağlık Bakanlığı ile davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı temyizi yönünden; Davacı, davalı işyerinde 01.01.2007-20.11.2012 tarihleri arasında tomografi cihazı yardımcı elemanı olarak davalı idarenin alt işverenlerinde çalıştığını, iş akdinin davalı şirket tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, 24 saat çalışıp 48 saat dinlenmek suretiyle çalıştığını bildirerek kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı ile fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6' ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Süresi sona eren alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren arasında açık biçimde işyeri devrini öngören bir sözleşme yapılması da imkân dahilindedir. Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmelerinin devralan işverene geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona eren alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin iş sözleşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda davacının davalı Sağlık Bakanlığının alt işvereni olan diğer davalı şirkette çalışıyor iken iş akdinin sonlandığı, davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisinin bulunduğu ve davalı şirketin işi ihale ile aldığı ve diğer taşeron ile arasında işyeri devrinin bulunduğu sabittir. Mahkemece fazla mesai ücretine ilişkin karar verilirken bilirkişi raporunda davalı şirketin kendi dönemine ilişkin yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. Oysa davalı şirket son alt işveren olup tüm çalışma döneminden asıl işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden, davalı şirketin davacının asıl işveren nezdindeki tüm çalışma dönemini kapsar şekilde fazla mesai ücreti alacağından sorumlu tutulması gerekirken, eksik miktarda fazla mesai ücretine hükmedilmiş olması bozma nedenidir. 3-Davalı Sağlık Bakanlığı'nın temyizi yönünden, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olacağı belirtilmiştir. Somut olayda, mahkemece her iki davalı bakımından davanın kabulüne ve kabul edilen miktarın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ve harca ilişkin olarak da harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Harçlar Kanunu 13/j maddesi kapsamında davalı kurum harçtan muaf olduğundan, davalı kurum aleyhine harca hükmedilmiş olması hatalı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... Paz. ve Yatırım Ltd. Şti.'ne yükletilmesine, 05/11/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.