T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/628 Esas KARAR NO: 2026/30 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/162 Esas- 2024/764 Karar TARİH: 21/11/2024 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ:15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvur…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/628 Esas KARAR NO: 2026/30 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/162 Esas- 2024/764 Karar TARİH: 21/11/2024 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ:15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ... A.Ş. 'nin yönetim kurulu ve yetkilisi olduğunu, 09.12.2022 günü yapılan Olağanüstü Genel Kurul ile müvekkilinin yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapılarak genel kurul kararının tescil ve ilanının talep edildiğini, ... A.Ş'nin %83 'e yakın hissedarı olan ...'in, geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitirmesi üzerine, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince, Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.02.2018 tarihli 2018/109 E., 2018/211 K. sayılı ilamı ile kısıtlandığını ve eşi olan davacı müvekkili ...'in vasi olarak atandığını, müvekkilinin, ...'in haklarının korunması ve kullanılması amacıyla ... A.Ş.'nin 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısına katıldığını ve yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, söz konusu genel kurul kararının tescili için yapılan başvurunun, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, ret kararının kaldırılarak 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tescili talebiyle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/322 esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve mahkemece 08.04.2021 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, genel kurul kararının tescil edilmemesi ve şirketin yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin dolmasıyla şirketin organsız kalması durumu ortaya çıktığından bu kez 16.12.2019 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve bu toplantıda müvekkilinin üç yıl süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiğini, 16.12.2019 tarihli genel kurul kararının tescili istemiyle başvuru yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kararın geçici olarak tesciline karar verildiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/221 esas sayılı dosyasından açılan davada mahkemece davalının geçici tescil kararının kaldırılmasına ve genel kurul kararının ticaret sicile kesin olarak tesciline karar verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin dolması nedeniyle olağan üstü genel kurul toplantısının 09.12.2022 tarihinde yapıldığını, toplantıda müvekkilinin 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kuruluna seçildiğini ve genel kurul kararının Beşiktaş ... Noterliğinin 12.12.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, genel kurul kararının yine Beşiktaş... Noterliğinin 12.12.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edildiğini, 12.12.2022 tarihli ve 5 sayılı yönetim kurulu kararının tescili talebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğunu ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından TTK 32/4. madde gereğince kararların geçici olarak tesciline karar verildiğini ve 10.01.2023 tarihli ... sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, dava konusu geçici tescile konu olan 09.12.2022 tarihli genel kurul toplantısı ile müvekkilinin oy çokluğu ile yönetim kuruluna seçildiğini, davacının temsil ettiği hisse oranına göre toplantı ve karar yeter sayılarını tek başına yerine getirmesi, önceki yönetim kurulunun görev süresinin sona ermiş olması nedeniyle zorunlu olarak genel kurulun toplanıp yeni yönetim kurulu üyelerini seçmesinin gerekmesi, aksi halde şirketin organsız kalarak infisah etmesi riskinin bulunması hususları dikkate alındığında, dava konusu kararın tescil edilmesinin hakkaniyete, şirketin, ortaklarının ve alacaklılarının yararına olacağını, buna rağmen geçici tescil kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davalı Müdürlüğün Kanun ve yönetmelikte belirlenen denetim görevlerini aşarak hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde vermiş olduğu geçici tescil kararının kaldırılmasına, genel kurul kararının kesin olarak tescil edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Türk Ticaret Kanunu madde 34/4. fıkrasında, "Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil re'sen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem tesis edilir." denilmek suretiyle, geçici tescile ilişkin düzenlemeye yer verildiğini, buna göre; dava konusu genel kurulda tescili istenen yönetim kurulu seçimi ile ilgili esas sözleşme değişikliği hakkında açılan dava devam ettiğinden, TTK'nın anılan 34/f.4. maddesi gereğince dava konusu yönetim kurulu seçiminin ilişkin çözümü mahkeme kararına bağlı olduğu ve bu bakımdan da tescilinde tereddüt bulunduğu için dava konusu genel kurul kararının kesin tescilinin mümkün olmadığını, bu konuda halihazırda davalı müdürlüğün 23.05.2019 tarih ...-... sayılı red kararı ile tescili reddedilen 29.03.2019 tarihli genel kurul kararında görüşülen, ana sözleşmenin yönetim kurulu maddesine ait tadil metnini, hali hazırda tescil edilmediğinden ve buna ilişkin dava süreci devam ettiğinden, 09.12.2022 tarihli genel kurul kararında görüşülen yönetim kurulunun seçimi ve temsile yetkilendirilmesi hususunun kesin olarak tescilinde duraksanmış olup ilgililerin talebi üzerine TTK madde 32/4 gereği geçici olarak tescil edildiğini, dava konusu genel kurulun geçici olarak tesciline ilişkin tereddütün giderilmesine yönelik, geçici tescilden sonra bir dava açılmasının Türk Ticaret Kanunu m. 34/f.4. neticesi olduğunun ve yine tereddüt hasıl olan hususa, mahkemenin vereceği karara göre, geçici tescil kat'i tescile dönüşebilecek ya da geçici tescil terkin edileceğini, işbu davanın geçici tescilin kat'i tescile dönüşmesi şeklinde, doğrudan müvekkiline karşı açılması anılan hükmün lafzına uygun olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davanın TTK 34/2 maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 05/01/2023 tarih ve ... sayılı geçici tescile ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkin olduğu, ... Şirketi'nin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisinin ... olduğu, 12.12.2022 tarihinde göreve başladığı, şirketin son tescilini 05.01.2023 tarihinde yaptırdığı, 6102 sayılı TTK'nın 407/2. maddesi uyarınca, genel kurulda murahhas yönetim kurulu üyelerinin ve diğer üyelerden en az birisinin bulunmasının zorunlu olduğu, diğer yönetim kurulu üyelerinin de toplantıya katılıp görüş bildirebilecekleri, ayrıca Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik m.16 gereği toplantıda hazır bulunacaklar listesinin (hazirun cetvelinin) yönetim kurulu tarafından hazırlanacağının hüküm altına alındığı, somut olayda da davacı YK başkanı ...'in 12/12/2022 tarihli 5 numaralı YK kararı ile temsil yetkisinin belirlenmesi hususunda karar alındığı, yine 09/12/2022 tarihli hazirun cetvelinde kısıtlı ... vasisi olarak toplantı tutanağında yer aldığı, tescil talebine konu toplantı çağrısının yönetim kurulunca yapılmış ve hazirun cetvelinin de yönetim kurulunca hazırlanmış olması nedeniyle yönetmeliğin 16. maddesine bir aykırılık bulunmadığı, aynı yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca da genel kurul toplantısına murahhas üyeler ile diğer yönetim kurulu üyelerinden en az birinin katılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği ve yönetmeliğin 16. maddesinde ayrıca genel kurul tutanağının yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği üye tarafından imzalanması gerektiğinin hüküm altına aldığı, bu hukuki düzenlemeler ışığında somut olaya gelindiğinde dava dışı şirketin yönetim kurulu tarafından genel kurul çağrısının yapıldığı, toplantının başında yönetim kurulu üyesi davacının hazır bulunduğu, böylece yasal zorunluluğun yerine getirildiği, davalı kurumun 05/01/2023 tarihli 1818 sayılı yazısı ile; 29/03/2023 tarihli genel kurulda görüşülen ana sözleşmenin YK maddesine ait tadil metni halihazırda tescil edilmediğinden ve dava süreci devam ettiğinden 09/12/2022 tarihli GK'da görüşülen YK seçimi ve temsil yetkisinin tescilinde duraksama olduğu ve TTK m.32/4 gereği geçici tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı, şirket sicil kaydının incelenmesinde YK üye ve başkanının davacı olduğu, davacının 12/12/2022 tarihli YK kararı ile 3 yıl süre ile temsile yetkili olduğu, 10/01/2023 tarihli ...'de davacının YK üyesi/başkanı olduğuna ilişkin ilanın yapıldığı, tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibinin genel kurulun tüm yetkilerine sahip olduğu, tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmesi için yazılı olması gerektiği ve somut olayda davacının, tek pay sahibi olduğuna dair belgeleri sunduğu ve genel kurulu tek başına tamamladığı, kararın, yasal şekil koşullarını taşıdığı, şirket genel kurulu yasal usule uygun şekilde yapılmış olup ortaklar arasındaki pay sahipliği ve genel kuruldan kaynaklanan ihtilafların ayrı bir davanın konusu olduğu, genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığını iddia edenlerin yasal süresi içinde iptal davası açabileceği, ancak bu sebeplerin genel kurul kararının tescil ve ilanını engelleyemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ...'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, bu hususun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, buna göre; davalı müdürlüğün, yasal şartlar oluşmuşsa, yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiği, aksi halde ise, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiği, bunun yanı sıra; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34/f.4'te geçici tescile ilişkin düzenlemeye yer verildiği, halihazırda müdürlüğün 23.05.2019 tarih ...-... sayılı red kararı ile tescili reddedilen 29.03.2019 tarihli genel kurulda görüşülen, ana sözleşmenin yönetim kurulu maddesine ait tadil metninin tescil edilmediği ve huzurdaki dava konusu olaya ilişkin tescil başvurusu yapıldığı tarihte esas sözleşme değişikliği ile ilgili dava süreci devam ettiğinden 09.12.2022 tarihli genel kurul toplantısında görüşülen yönetim kurulunun seçimi ve temsile yetkilendirilmesi hususunun kesin olarak tescilinde duraksandığı, ilgililerin talebi üzerine, dava konusu kararın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.32/f.4 gereği geçici olarak tescilinin mevzuata uygun olduğu, dava konusu genel kurulun geçici olarak tesciline ilişkin tereddütün giderilmesine yönelik, geçici tescilden sonra, bir dava açılması gerektiğinin Türk Ticaret Kanunu m. 34/f.4. neticesi olduğu ve mahkemenin vereceği karara göre, geçici tescilin kat'i tescile dönüşebileceği ya da geçici tescilin terkin edileceği, huzurdaki davanın geçici tescilin kat'i tescile dönüşmesi şeklinde, doğrudan davalı sicil müdürlüğüne karşı açılmasının anılan hükmün lafzına uygun olmadığı, işbu davanın hasımsız ya da menfaati olan ortak tarafından, şirkete karşı açılması gerektiği, yani tereddüt hasıl olan hususun çözümüne, davalının hiçbir şekilde taraf olmadığı, mevzuata uygun biçimde geçici tescil işlemi yapan davalıya husumet yöneltilemeyeceği gibi davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün, dava dışı ... A.Ş.'nin 09/12/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının 05/01/2023 tarihinde sicile geçici şekilde tesciline dair kararının terkini ile anılan kararların sicile kesin olarak tescil edilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 34. maddesi ile ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri, aynı kanunun 28. maddesinde sicile tescil isteminin ilgililer tarafından yapılabileceği kabul edilmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin sicile tescil talebinde bulunabilecek ilgilileri düzenleyen 22. maddesinin anonim şirketlere ilişkin 2/d-4 fıkrası uyarınca ise; genel kurul kararlarında tescile tabi olguların bulunması halinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyelerinin tescil talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlükleri nezdinde tescil edilmiş bir işlemin terkini talebi de ancak tescil talebinde bulunabilecek kişiler tarafından ileri sürülebilecektir. TTK'nın 32/4. maddesinde, sicil müdürlüğü tarafından, çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil edileceği, ilgililerin üç ay içerisinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmemeleri halinde ise geçici tescilin resen silineceği, Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre karar verileceği düzenlenmiştir.Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin "İnceleme Yükümlülüğü" başlıklı 34. maddesinde sicil müdürlüğü tarafından tescil başvurusunun yasal şartları taşıyıp taşımadığı konusunda re'sen inceleme yapılacağı kabul edilmiş ve hangi hususlara dikkat edileceği bentler halinde açıklanmış, tescil edilecek olgunun bir ticaret şirketinin organ kararına dayanması halinde, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun şekilde alınıp alınmadığı incelenmesi gereken hususlar arasında sayılmıştır. Somut olayda; davalı müdürlükçe, dava dışı şirketin 09/12/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve temsil şekline dair kararının, dava dışı şirketin 29/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve şirket ana sözleşmesinin, yönetim kurulu üyelerinin şirket ortakları arasından seçilebileceğine dair maddesinin tadiline ilişkin kararı ilgili olarak dava sürecinin devam ettiği ve bu kararın tescili talebinin 23/05/2019 tarihli karar ile reddedildiğinden bahisle sicile geçici olarak tescil edildiği, davanın, dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından açıldığı ve geçici tescil kararının iptali ile anılan kararların sicile kesin olarak tesciline karar verilmesinin talep edildiği, dosya içerisinde 05/01/2023 tarihli geçici tescil kararının dava dışı şirkete/yönetim kurulu başkanına tebliğine dair tebliğ belgesi bulunmadığından, davanın yasal süre içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, Mahkemece karar yerinde açıklandığı üzere, davalı tarafından geçici tesciline karar verilen kararların alındığı genel kurul toplantısı geçerli olup, alınan kararlar yönünden bir iptal davasının açılmadığı, davalı sicil müdürlüğünün geçici tescil kararının, dava konusu genel kurulda alınan kararların şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun şekilde alındığı, şirketin 29/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve şirket ortağı olmayan kişilerin yönetim kurulu üyesi seçilebilmelerine dair ana sözleşme değişikliği kararının yoklukla malul olduğunun tespiti yönünde açılmış bir davanın olmasının, doğrudan ana sözleşme değişikliğinin geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, şirketin 29/03/2019 tarihli genel kurulunda alınan kararlar hakkında açılan davanın derdest olduğu, Mahkeme kararı ile iptal edilmedikleri sürece geçerli olduğu, bu kararların geçerli olup olmadıkları ve buna bağlı olarak da şirket ortağı olmayan davacının yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine dair kararın geçerli olup olmadığının davalı müdürlükçe değerlendirilmesi mümkün bir husus olmadığı, kaldı ki 29/03/2019 tarihli ana sözleşmenin tadiline dair kararın sicile tescil edilmesi TTK'nın 455. maddesi uyarınca geçerlilik şartı olmamakla birlikte, davalı müdürlükçe sicile yine geçici olarak tescil edilmesi sebebiyle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/322 Esas sayılı dosyası ile açılan davada, davanın kabulüne ve davalı müdürlüğün 23/05/2019 tarihli geçici tescil kararının kaldırılması ile dava dışı şirketin 29/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların (ana sözleşmenin tadili kararının) sicile kesin olarak tescil edilmesine karar verildiği, verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/1263 Esas ve 2023/1804 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/608 Esas, 2024/8804 Karar sayılı ve 19/12/2024 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, dolayısıyla davalı müdürlüğün geçici tescil kararına dayanak yaptığı, şirketin 29/03/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu üyeliği ile ilgili maddesinin, şirket ortağı olmayan kişilerin de yönetim kurulu üyeliğine seçilebileceği şeklinde tadil edilmesine dair kararın sicile kesin olarak tescil edildiği, bu itibarla Mahkemece, dava konusu 05/01/2023 tarihli geçici tescil kararının terkinine ve dava dışı şirketin 09/12/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların sicile kesin olarak tesciline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.