2. Ceza Dairesi 2015/16752 E. , 2015/22166 K. "" Tebliğname No : KYB - 2015/293071 Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk H.. A.. hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57/1. maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilmesine ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmas…
**2. Ceza Dairesi 2015/16752 E. , 2015/22166 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2015/293071 Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk H.. A.. hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57/1. maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilmesine ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2013/364 esas, 2015/203 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/08/2015 gün ve 2015/16377-52673 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve 2015/293071 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı/Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 11/02/2015 tarihli ve 228 sayılı raporda, “..hastanın 63 IQ ile hafif düzeyde mental retardasyonunun olduğu, akıl hastalığının olmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarım algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı..” yazılı bulunmasına göre, 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca, ceza verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunması gerektiğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Uludağ Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 11.02.2015 tarihli raporda, 63 IQ ile hafif düzeyde mental retardasyonu olduğu, akıl hastalığının olmadığı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı değerlendirilen ve fiili işlediği tarihte oniki yaşını doldurup, onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, aynı Yasa'nın akıl hastalığını düzenleyen, 32/1. maddesi uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilip, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (MUSTAFAKEMALPAŞA) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 05.03.2015 gün ve 2013/364, 2015/203 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;