11. Hukuk Dairesi 2011/2443 E. , 2012/9890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 tarih ve 2009/45-2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2011/2443 E. , 2012/9890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 tarih ve 2009/45-2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, kendisinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, Sörmer A.Ş'nin sermaye artışı yapmasının gerçek bir ihtiyaçtan kaynaklandığını, şirketin kurulduğu tarihten itibaren bir türlü kar edemediğini, bu nedenle şirketin sermayesi ihtiyacının devamlı surettte sermaye artışları yolu ile karşılandığını, SPK kararında bahsedilen 2005 tarihli sermaye artışından öncede defalarca aynı yola gidildiğini, daha önce yapılan sermaye artışlarına da Sörmaş A.Ş'nin kimi zaman iştirak etmediğini, zira sermaye artışı yapıldığı zamanda Sörmaş A.Ş'nin mali durumu ile sermaye artışı yapan Sörmer A.Ş'nin bilançosunun sürekli zarar etmesi hususlarının değerlendirilerek Sörmaş A.Ş'nin menfaatine en uygun karar verilmeye çalışıldığını, Sörmaş A.Ş'nin sermaye artışına iştirak etmemesi, şirketin mali durumunun ve o günün koşullarının zorunlu kıldığı bir karar olduğunu, Sörmaş A.Ş'nin 08/03/2005 tarihinde Lokavt ilan ettiği ve bundan 3 gün sonra 11/03/2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile Sörmer A.Ş'nin sermaye artışına katılmama kararı aldığına özellikle dikkat çekmek istediğini, kurul kararında iddia edilen “Sörmaş A.Ş'nin rüchan haklarını bedelsiz olarak ...'ya devrettiğine” ilişkin olarak şirket yönetim kurulunun herhangi bir kararının olmadığını ve böyle bir devrin sözkonusu olmadığını ileri sürerek davalı Sörmaş A.Ş'ye karşı SPK kararında belirtildiği gibi 67.540,62 YT borcunun ve sorumluluğunun bulunmadığının tespitine, yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, SPK'nun tespitinde geçen ve müvekkil şirketin büyük ortağı olduğu Sörmer A.Ş’nin kurulduğu tarihten bu yana bir türlü kâra geçemeyen bir şirket olduğunu, bu nedenle sık sık sermaye artışı yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin kendi mali durumunu gözeterek bu sermaye artışlarının bazılarına iştirak ettiğini, bazılarına ise iştirak etmediğini, Sörmer A.Ş'nin 03/03/2005 tarihli sermaye artırımı kararı aldığı günlerde Sörmaş A.Ş'nin mali durumunun kötü olduğunu, bu nedenle Sörmer AŞ'nin sermaye artırımına katılmama kararının verildiğini, müvekkilinin Sörmer A.Ş'nin sermaye artırımına katılmayarak rüçhan haklarını ...'ya bedelsiz olarak devretmediğini, bu konuda herhangi bir kararın alınmadığını, esasen böyle bir işlemin yapılmasının kanunen mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Sermaye Piyasası Kurulu Karar organının 22.08.2008 tarihli kararı ve 23/934 sayılı kararı ve bu karara dayanak teşkil eden 25.07.2008 gün ve XX1-10/3-3 sayılı denetleme raporuna göre davacının ileri sürdüğü hususların anılan denetleme raporu ve SPK kararında yer alan tespitlerin aksini ispatlayacak nitelik ve yeterlilikte olmadığı kaldı ki, davacının iddia ettiği hususların SPK kararının hukuka aykırılığı boyutunda toplandığı, buna karşın SPK kararına karşı idari yargıda dava yoluna başvurmadığı ve tanınan süre içerisinde kararın gereğini yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.