T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1399 - 2026/556 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1399 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 025/09/2025 Tarihli ara karar ESAS-KARAR NO : 2025/633 E TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir (Menfi tespit davası kapsam…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1399 - 2026/556 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1399 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 025/09/2025 Tarihli ara karar ESAS-KARAR NO : 2025/633 E TALEP KONUSU : İhtiyati tedbir (Menfi tespit davası kapsamında) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin satın alınacak inşaat demirlerine karşılık 2.949.000,00 TL ücreti ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, 1.349.000,00 TL'yi havale yolu ile yatırdığını, 400.000,00 TL'yi ise kredi kartından çekmek suretiyle ödediğini, kalan kısma ilişkin de avans niteliğinde toplam 1.200.000,00 TL bedelli dört (4) adet çek verdiğini, çeklerin davalı şirkete kargo yolu ile gönderildiğini ve watsapp ile bilgilendirme yapıldığını, ancak davalı şirketin üzerine düşen edimleri ifa etmediğini ve demirlerin eksiksiz şekilde teslimini gerçekleştirmediğini, bu nedenle çeklerin bedelsiz kaldığını, davalı şirketin iflasın eşiğinde olduğunu, konkordato isteminde bulunduğunu ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/08/2025 tarih ve 2025/547 Esas sayılı dosyası ile geçici mühlet kararı verildiğini, bahsi geçen karar uyarınca davalı borçlu aleyhine icra takibi yapılamadığını, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, müvekkil şirketin mağduriyetinin bulunduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 04/09/2025 tarihli ara kararı ile, 27/08/2025 tarihli ara karar ile sunulan deliller kapsamında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve bu şekilde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmediği belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedildiği, söz konusu karardan sonra gelinen aşamada bahsi geçen ara karardan farklı olarak davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektiren yeni bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin iflasın eşiğinde olduğunu, konkordato isteminde bulunduğunu ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/08/2025 tarih ve 2025/547 Esas sayılı dosyası ile geçici mühlet kararı verildiğini, söz konusu kararın kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu, bu nedenle davalı borçlu aleyhine icra takibi yapılamadığını, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, müvekkil şirketin mağduriyetinin bulunduğunu, tüm delillerin dosya içerisine sunulduğunu, eldeki davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit davası niteliğinde bulunduğunu ve İİK'nın 72/2. maddesi kapsamında teminat karşılığında çek bedellerinin 3. kişileri kapsayacak şekilde ödenmesinin önlenmesi ve çekler ile ilgili icra takibine başlanmasının önlenmesi amacıyla kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,40 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."