11. Hukuk Dairesi 2010/1847 E. , 2011/10917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2007/367 - 2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2010/1847 E. , 2011/10917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2007/367 - 2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket hissedarlarından olan müvekkilinin katıldığı 22.06.2007 ve 11.09.2007 tarihlerinde yapılan olağanüstü genel kurullarında iyiniyet kurallarına aykırı kararlar alındığını, müvekkilinin kararlara muhalif kaldığını, 22.06.2007 tarihli olağanüstü genel kurul gündeminin 3.maddesinde, davalı şirket aktifinde kayıtlı iştiraklerinden Çukurova İthalat ve İhracat T.A.Ş. ile Baytur İnşaat Taahhüt A.Ş'nin hisselerinin yeni kurulacak olan Genel Yatırım A.Ş'ne sermaye olarak konulmasına karar verildiğini, böylece müvekkilinin hissedarı olan şirketin kısmi bölünme kararı alarak aktif varlığını azaltmak istediğini, 11.09.2007 tarihli olağanüstü genel kurulun 3.maddesinde, davalı şirketin bölünme planının görüşülerek onaylanmasına karar verildiğini, şirket bölünmesi sonucunda Genel Yatırım A.Ş'deki hisselerin 2 yıl süre ile devrinin sınırlanmasının müvekkili vakıf aleyhine durum yarattığı savunarak, söz konusu olağanüstü genel kurullarda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kısmi bölünmeye tabi tutulan varlıklar kadar bölünen şirketin aktif varlığının azaldığını ve azalan aktif varlık tutarındaki ayni sermaye karşılığı elde edilen devralan şirketin iştirak hisselerinin bu değerleri devreden şirketin mevcut ortaklarına hisseleri oranında verildiğini, alınan kararların mevzuat hükümlerine, hukuka ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, bölünme işlemi öncesinde ve sonrasında davacı vakfın (davalı şirket ve devralan şirket nezdinde sahip olduğu varlıklara göre) bölünmenin bu şirketler nezdinde sahip olduğu varlıklar üzerinde azaltıcı bir etkisinin bulunmadığı, bölünen şirketin vergi borcunun bulunmadığı, bu nedenle paylaşılması söz konusu olan bir müteselsil sorumluluğun da bulunmadığı, bölünen şirketin devrettiği hisselerine ilişkin bir iştirak taahhüdü yükümlülüğü bulunmadığından teminat taahhüdünde bulunmamasının bölünme işlemini sakatlamadığı, iştirak hisselerinin kamu gözetimi dışına çıkmasının bir hukuka aykırılık sebebi oluşturmadığı, bölünme uyarınca intikal eden varlıkların ayni sermaye konulmasına dair rejime tabi olmasının yasal bir zorunluluk olduğu, böylece alınan genel kurul kararlarının kanuna veya iyi niyet kurallarına aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.