10. Ceza Dairesi 2023/13443 E. , 2024/24557 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşti…
**10. Ceza Dairesi 2023/13443 E. , 2024/24557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/7585 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61604 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61604 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 23.04.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 10.06.2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Adı geçen sanığın evvelce 17.11.2014 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarih ve 2015/365 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2015/108 esas, 2015/275 sayılı kararı ile isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararı verildiği ve beraat kararının 08.05.2015 tarihinde kesinleştiği, bu hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraat kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 23.04.2021 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2021 tarihli ve 2021/1238 Soruşturma, 2021/405 Esas, 2021/352 sayılı iddianamesi ile Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.11.2021 tarihli ve 2021/282 Esas, 2021/570 sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. İncelemeye konu suç öncesinde; 1. Şüphelinin 17.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 tarihli ve 2014/15313 soruşturma sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli ve 2015/365 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararı ile, suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının temyiz edilmeksizin 08.05.2015 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. 2. Sanığın 09.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2018 tarihli ve 2018/2208 Soruşturma, 2018/708 Esas, 2018/43 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2018/71 Esas, 2018/128 sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın, 17.05.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi, TCK’nın 191/3. fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda; şüphelinin 17.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.12.2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 19.01.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/275 sayılı kararı ile, suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/282 Esas, 2021/570 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.