T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/139 Esas KARAR NO : 2025/2224 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/944 Esas - 2022/937 Karar TARİHİ: 05/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/139 Esas KARAR NO : 2025/2224 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2021/944 Esas - 2022/937 Karar TARİHİ: 05/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12/03/2013 tarihli satın alma sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında taraflar arasında alım satım ilişkisi kurulduğunu, ticari ilişkinin cari hesap diye tabir edilen ilişki kapsamında sürdürüldüğünü, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından alacağıyla ilgili düzenlenen faturalara davalı tarafın herhangi bir itirazının olmadığını, tahakkuk eden 1.233.461,26-TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile 11/03/2016 tarihinde icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın icra takibinden sonra 15/03/2016 tarihinde 417.896,65-TL ödemede bulunduğunu, bilahare takibe 402,92-TL alacağı kabul edip bakiye kısmına itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı tarafın haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut sözleşme ve ticari ilişki kapsamında kendileri tarafından da düzenlenen faturalar dikkate alındığında cari hesap ekstresine göre davacı tarafın alacağının yalnızca 21.500-TL olduğunu, bu miktar dışında davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/10/2022 tarih ve 2021/944 Esas - 2022/937 Karar sayılı kararında;".....Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibi sonucunda, davalının icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapmış olduğu ödemenin TBK 100.maddesi kapsamında yapılan hesaplama sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen 17/05/2022 tarihli raporda belirtildiği üzere davacı tarafın dava tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın 763.150-TL olduğu, bu miktar üzerinden icra takibinin devamına, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 763.150-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50'yi geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 152.630-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının reddedilen lkısım bakımından hatalı olduğunu, mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 763.150,00-TL üzerinden devamına karar verildiğini, 26.454,16-TL miktar yönünden ise davanın reddine karar verildiğini, ancak işbu durumun hatalı olduğunu, zira müvekkil şirketin bakiye alacağının 789.604,16-TL olduğunu ve müvekkil şirketin bu alacak miktarının dosya kapsamı ile ispat edildiğini, buna rağmen mahkemenin belirtmiş oldukları miktar yönünden kısmi ret kararı vermiş olmasının hatalı olduğunu, işbu farkın neden kaynaklandığının dahi hükme esas alınan bilirkişi raporundan açık bir şekilde anlaşılamadığını, mahkemece takdir edilen faiz oranının da hatalı olduğun takibin güncel avans faiz oranı üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; yerel mahkeme tarafından verilen kararın müvekkil şirket aleyhine olan kısmının ortadan kaldırılması gerektiğini, işbu kararın gerekçesiz olduğunu, gerekçeli kararda sadece BAM'ın vermiş olduğu 2019/1899 E. 2021/1217 K. Sayılı ilama atıfta bulunulduğunu ve ortadan kaldırma kararına sebep olan TBK 100. uyarınca dosyanın hesaplama yapılması için dosya bilirkişiye gönderilmiş olduğu belirtilmekle yetinildiğini, ancak bu hususun davanın kabul edilmesi için yeterli bir gerekçe olduğu anlamına gelmediğini, BAM 13. HUkuk Dairesi'nin 2019/1899 E. 2021/1217 K: sayılı ilamında "HMK'nın 297. Maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Gerekçesi bulunmayan bir hususun istinaf aşamasında denetlenmesi mümkün değildir." denilerek yerel mahkeme tarafından verilen ilk kararın gerekçesi olmadığının belirtildiğini ve kararın gerekçe yönünden incelenmediğinin belirtildiğini, söz konusu ilam neticesinde Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/944 E. Sayılı dosyasında her ne kadar bozma ilamı uyarınca araştırma yapılmışsa da yerel mahkemece verilen son kararda da herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, İtirazın iptalı davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında satın alma sözleşmesine dayanan ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, söz konusu ticari ilişkinin 01.01.2013 tarihinde başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarih olan 21.12.2015 tarihine kadar devam ettiğini, davacı yanın taraflar arasında münakit sözleşmeyi Beyoğlu 8. Noterliği'nin 21.12.2015 tarihli ihtarnamesi ile feshettiğini, fesih bildiriminin müvekkil şirkete ulaşması neticesinde, taraflar arasındaki cari hesap ilişkinin mutabakata ermesi için müteaddit kere kendilerinden toplantı talebinde bulunulmuşsa da karşı yanın bu talepleri cevapsız bıraktığını ve mutabakat yapmaya yanaşmadığını, müvekkil şirketin tüm iyi niyetli davranışlarına karşın davacı yanın mutabakata yanaşmayarak doğrudan icra takibi başlatma yoluna gittiğini ve İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirkete ödeme emri gönderdiğini, akabinde davacının vadesi gelmiş olan 417.896,65 TL alacak miktarının yine davacı tarafın banka hesabına doğrudan ödendiğini, söz konusu durumun davacının dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, bu durumun tarafların cari hesap ekstrelerinden de açıkça anlaşıldığını, Davacı tarafından İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibine karşı taraflarınca yetkiye ve alacağa/borca itiraz edildiğini, taraflarınca yapılan yetki itirazın üzerine icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirkete yeniden ödeme emri gönderildiğini, söz konusu ödeme emri neticesinde müvekkil şirket tarafından 402,92 TL'lik kısmın kabul edilerek ödendiğini, kalan kısma ise itiraz edildiğini, Davacı tarafın kesmiş oldukları ve dilekçeleri ekinde bulunan faturalara müvekkil şirket tarafından süresinde itiraz edilmediğini ve buna karşın herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ettiğini, ancak müvekkil şirket ile davacı arasındaki uyuşmazlık konusunun 3 adet yüksek miktarlı faturalara dayandığını, davacı tarafından müvekkil şirkete gönderilen bu faturalarının dayanaklarının ne olduğu davacı tarafından açıkça belirtilmediğinden müvekkil şirketçe bu faturalara ilişkin ödeme yapılmadığını, Davacının müvekkil şirket tarafından ... (mağazanın aldığı prim) ve ciro primi (merkez mağazanın aldığı prim) adı altında müvekkil şirket tarafından faturalar kesildiğini iddia ettiğini, müvekkil şirketin, taraflar arasında münakit sözleşme uyarınca ... ve ciro primi faturası kesmesi kadar doğal bir durum olamayacağını, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından davacının tedarik ettiği ve müvekkil şirket mağazalarında satılmak üzere sipariş edilen ürünlere ilişkin olarak söz konusu faturaların tanzim edildiğini, müvekkil şirketin sipariş ettiği davacı yana ait ürünlerin, mağaza bazlı olarak kaçar adet sipariş edildiği ve bunların satışının yapıldığının müvekkil şirket kayıtlarından açıkça anlaşıldığını, müvekkil şirketin düzenlediği ciro primi faturaları ile sipariş ettiği ürünlere ilişkin kesmiş olduğu faturaların birbirini karşılamadığını, müvekkil şirketin kesmiş olduğu ... ve ciro primi faturalarının dayanağının ne olduğunun müvekkil şirket kayıtlarından açıkça anlaşılacağını, müvekkil şirketin davacı tarafı sürekli borçlandırmaya çalışmasının söz konusu olmadığını, davacı yanın iddiasının aksine, müvekkil şirket tarafından kesilen ... ve ciro primi faturalarının usule uygun bir şekilde düzenlendiğinin bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davacının müvekkil şirketin davacıdan ürün sipariş etmesine karşın ödeme yapmadığını ve haksız faturalar kestiğini iddia ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan e-posta yazışmalarının incelendiğinde, bu yazışmaların siparişe ilişkin olmadığı, tam tersi fatura edilecek ... ve ciro primi faturalarına ilişkin olduğu, yapılan yazışmalar ile kesilecek fatura miktarları hususunda mutabakat yapılmak istendiğinin açıkça görüleceğini, Davacı tarafın iddia ettiği gibi sürekli olarak sipariş verilip ödeme yapılmadığı bir an için doğru kabul edilse dahi, davacının müvekkil şirketin ödeme yapmadığına dair göndermiş olduğu herhangi bir ihtarnamenin dosyada bulunmadığını, ancak davacının bunu yapmaksızın müvekkil şirketin defalarca mutabakat taleplerini cevapsız bırakarak doğrudan icra takibi başlatma yoluna gittiğini, müvekkil şirket nezdinde yapılan araştırma neticesinde, davacının cari hesap ekstresine göre 21.500,07 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak itirazıın iptali talep edilen 789.604,16 TL'nin 21.500,07 TL'sinin müvekkil şirketin davacıya ödemesi gereken miktar olduğunu, bakiye kalan miktar için yapılan itirazlarının baki olduğunu, Müvekkil tarafından davacı yana kesilen faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye ve ticarete uygun olarak kesildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın üç (3) adet yüksek tutarlı faturadan kaynaklandığını, bilirkişiler tarafından yapılan yerinde inceleme esnasında müvekkil şirket tarafından bu faturaların dayanağı olan sözleşme hükümlerinin detaylı şekilde bilirkişilere açıklandığını, taraflar arasındaki alım satımları gösterir tabloların bilirkişiler ile paylaşıldığını, sözleşme hükümleri ve cari hesap karşılaştırıldığında tarafların mutabık kaldığı oranların dışında kesilmiş bir faturanın söz konusu olmadığını,24.567TL + KDV (28.989TL, KDV dahil) tutarındaki ilk faturanın;Taraflar arasında münakit sözleşme kapsamında kesilen teşhir iskontosuna dair bir fatura olduğunu, ilgili sözleşme hükmünün bilirkişiler tarafından incelendiğini ve oranın sözleşmeye uygun olduğunun tespit edildiğini, ilaveten fatura düzenleme aşamasında yapılan alım satımların yer aldığı excel tablosu incelenerek iskonto hesaplanırken herhangi bir mükerrerlik durumunun söz konusu olmadığının da tespit edildiğini, işbu faturanın 2015 yılının Ekim-Aralık ayları arasında (4. Çeyrek) yapılan alımlar esas alınarak düzenlenmiş bir fatura olduğunu, işbu faturanın dayanağı olan sözleşme hükmü ve 2015 yılının Ekim-Aralık ayları arasında yapılan alımları gösterir ayrıntılı tablonun bilirkişi heyeti tarafından incelenerek söz konusu faturanın hukuka uygun olarak kesilmiş olduğunun açık bir şekilde tespit edildiğini, 88.949 TL + KDV (104.960TL, KDV dahil) tutarındaki ikinci faturanın; Uyuşmazlık konusu ikinci faturanın içeriğinin sözleşme hükümleri ve taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları kapsamında mutabık kalınan güncelleme koşullarını içerir şekilde olduğunu ve işbu faturanın sözleşmeye, hukuka ve ticari teamüllere uygun bir şekilde kesildiğini,Farklı prim türleri kapsamında sözleşme ve taraflar arasında yapılan e-posta yazışmaları kapsamında mutabık kalınan güncelleme koşulları dikkate alınarak müvekkil şirket tarafından hukuka uygun olarak kesilmiş bir fatura söz konusu olduğunu, müvekkil şirket tarafından baz alınan cironun da, prim oranları ve tutarlarının da hukuka uygun olduğunu, müvekkil şirket merkezinde yapılan yerinde incelemede taraflarınca bilirkişiler tarafından istenen tüm bilgi ve belgelerin kendilerine sağlandığnıı, herhangi bir belge ibrazından kaçınılmadığını, müvekkil şirket tarafından kesilen hiçbir faturanın dayanaksız ve/veya hukuka aykırı olmadığını, bilirkişi raporunun 8. sayfasının son paragrafında açık bir şekilde 104.960 TL ve 28.989 TL tutarlı faturaların sözleşme aykırı olmadıklarının tespitinin açık bir şekilde dile getirildiğini, 507.035TL + KDV (570.852TL, KDV dahil) tutarındaki üçüncü faturanın;Müvekkil şirket kayıtlarında bu tutarda kesilmiş bir faturanın mevcut olmadığını, davacı yanın müvekkil şirket tarafından kesilmiş farklı içerikli birkaç faturanın toplamından bahsetmekte olduğunu, bu faturaların hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini, ancak bahsi geçen ilk iki faturada olduğu gibi burada da müvekkil şirket tarafından dayanaksız ve hukuka aykırı olan hiçbir işlem yapılmadığını, müvekkil şirket tarafından kesilen ve aşağıda yer alan faturaların 2015 yılının ilk 3 çeyreğine ilişkin olarak kesildiğini, 378.984TL tutarındaki ... adı altında şube destek bedeli faturasına ilişkin;... faturalarının, satış kampanyalarını veya özel pazarlama kampanyaları olduğunda, bunlara istinaden tedarikçiden (davacıdan) alınan destekleri kapsadığını, bu husus sözleşme maddelerinde yer almadığı için tedarikçi ile teyitleşerek ve yazılı onay alınarak faturalama işlemi yapıldığını, somut olayda müvekkil şirketin ... faturaları için davacı ...'dan onay aldığını, alınan onayın akabinde fatura kesme sürecini başlattığını, davacıdan onay alınmaksızın bu faturaların kesilmesinin düşünülemeyeceğini, bilirkişi tarafından taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarının da incelendiğini ve davacı şirket yetkililerinin onay verdiklerin de tespit edildiğini, ... faturalarının içeriğini oluşturan hesap tablolarının da bilirkişilere iletildiğini, kesilen faturada herhangi bir anormallik tespit edilmediğini,21.486TL tutarındaki fiyat farkı faturasına ilişkin;Fiyat farkı faturalarının dayanağı ... tarafından açılan siparişler ile davacı ... tarafından gelen fatura arasında bir farklılık bulunması durumu olduğunu, ticari hayatta beklenen ve olması gereken durumun sipariş fiyatı ile ürün fiyatının eşleşmesi olduğunu, bu fiyat farklarının bedelsiz açılan siparişlerin bedelli gönderilmesi, ürün fiyatlarında 204 TL - 240 TL gibi takdir tehir hatalarının olması ve ürün fiyatları ile sipariş tutarları arasında fark olması gibi durumlardan kaynaklandığını, bu şekilde yaşanan fiyat farkı durumları nedeniyle işbu faturanın kesilmiş olduğunu, faturanın içeriğini oluşturan kalemlerin tümünün bilirkişilere iletildiğini, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde de işbu fatura içeriği ile ilgili olarak herhangi bir aykırılık tespit edilmediğini, 47.626 TL tutarındaki nakliye faturasına ilişkin;Nakliye faturaları ile ilgili ilişkilendirilen ATF (Ambar Tesellüm Fişi) ve irsaliye numaralarının bilirkişilere iletildiğini, ATF'nin tedarikçinin ürününü taşıyan firmanın taşıma belgesi olduğunu, her ATF belgesinin içerisinde taşınan ürünlere ait irasliyeler bulunduğunu, bunun olması gereken bir belge ve süreç olduğunu, ilgili sözleşme hükmü uyarınca davacının ürünleri tam ve eksiksiz sağlam bir şekilde teslim ettiğini ve ürünün hasarlı veya eksik çıkması durumunda tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, bu kapsamda kesilen nakliye faturalarının yine sözleşme hükmüne uygun olarak kesildiğini, bu nedenle davacı tarafından yapılan itirazların kabulünün imkan dahilinde olmadığını, Davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine müvekkil şirketçe itiraz edilmediğini, ilgili mevzuat hükümlerine bakıldığında, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ’a-İtirazın iptali: Madde 67: Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ edildiği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkûm edilir.”hükmünü haiz olduğunu, işbu davada müvekkil şirketin kötü niyetli olarak hareket ederek icra sürecinin uzamasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 22/09/2021 tarih ve 2019/1899 Esas - 2021/1217 Karar sayılı kaldırma kararımızdan sonra yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, taraflar arasında imzalanan 12/03/2013 tarihli satın alma sözleşmesi başlıklı sözleşme uyarınca başlayan ticari ilişki kapsamında faturaya davalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 12/03/2013 tarihli SATIN ALMA SÖZLEŞMESİ başlıklı 1 yıl süreli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin süre başlıklı 17 maddesi uyarınca sözleşmenin 1'er yıllık periyotlarla devam ettiği ve davacı tarafından Beyoğlu 8 Noterliğinden çekilen 21 Aralık 2015 Tarihli ihtarname ile sözleşmenin 01/01/2016 tarihinden itibaren sözleşmenin hükümsüz ve geçersiz kalacağı belirtilerek sözleşmenin feshedildiği ihtaren bildirilmiştir.Somut olayda, davacının fatura ve cari hesap kaynaklı 1.233.461,26 TL. Asıl alacağın tahsili talebiyle davalı borçlu aleyhine 11/03/2016 tarihinde İstanbul 18 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 15.03.2016 tarihinde davacı banka hesabına 417.896,65-TL. Ödeme yaptıktan sonra davalı borçlu tarafından icra müdürlüğüne verilen 28/03/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı vekili tarafından icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın kabulüne yönelik beyan dilekçesi üzerine icra dosyasının Bakırköy İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Bakırköy 7 İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kayıt edilip 31/10/2016 havale tarihli ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili 19/04/2016 tarihli dilekçe ile, takip konusu alacağın 402,92 TL.lik kısmı dışındaki asıl alacak miktarının tümüne, ferilerine ve faiz oranına itiraz edilmesi üzerine davacı tarafça davalının icra takibinden sonra 15/03/2016 tarihinde 417.896,65 TL.lik ödeme ve davalı borçlunun kabul ettiği 402, 92 TL. Lik kısım icra takibinde talep edilen asıl alacaktan düşülmek suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 789.604,16 TL. Miktar üzerinden itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçelerinde; Müvekkil Şirket nezdinde yapılan araştırma neticesinde, davacının cari hesap ekstresine göre 21.500,07 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini ancak itirazın iptali talep edilen 789.604,16 TL'nin 21.500,07 TL'si müvekkili şirketin davacıya ödemesi gereken miktar olduğunu, bakiye kalan miktar için yapmış olduğu itirazlarının baki olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, dairemizin kaldırma kararından önce tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, rapora itiraz edilmesi üzerine 2 mali müşavir ve 1 perakente sektör uzmanı bilirkişininde bulunduğu heyetten rapor alındığı ve dairemizin kaldırma kararından sonra da hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.Davacı ... TİCARET A.Ş tarafından Beyoğlu 8. Noterliğinden gönderilen 01.04.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ekinde davalı tarafça düzenlenen iki adet 24.03.2016 tarihli 104.960,96 TL ve 25.03.2016 tarihli 28.989,19 TL bedelli satış faturalarına itiraz edildiği belirtilerek iade edildiği, yine Davacı ... DiŞ TİCARET A.Ş tarafından Beyoğlu 8. Noterliğinden gönderilen 30.06.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede; 24.03.2016 tarihli 598.302,37 TL bedelli e-faturanın kabul edilmediği, itiraz edildiği belirtilerek iade edildiği görülmüştür.Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın toplam 732.252,52-TL miktarlı bu 3 faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkemece 2 mali müşavir ve 1 perakente sektör uzmanı bilirkişininde bulunduğu heyetten alınan raporda; ''...Taraflar arasındaki ihtilafın 12.03.2013 tarihli satın alma sözleşmesine dayanılarak düzenlenen “Ciro Primi, Pazarlama Destek Primi, Hedef Ciro Prim, Teşhir Ürünleri İskontosu” adı altında düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, dava konusunu oluşturan asıl faturanın Davacı ....A.Ş. tarafından Davalı ...İç Ve Dış Tic. Ltd.Şti'ne düzenlenen 23.02.2016 tarihli ... Fatura Numaralı “MÜŞTERİ SATIŞ DESTEK GİDERİ” açıklamalı 598.302,37-TL.' lik fatura olduğu, dava konusunu oluşturan diğer iki faturann Davalı ...İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti taralından Davacı ... Diş Tic A.Ş.'ye düzenlenen “SABİT PAZARLAMA PRİMİ 04 2015” açıklaması ile ciro primi, pazarlama destek primi, hedefli ciro primi karşılığı olarak 12.03.2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak düzenlenmiş 104.960,96-TL. ve “TEŞHİR İSKONTOSU 04” açıklaması ile Teşhir ürünleri iskontosu karşılığı olarak 28.989,19-TL'lik faturalar olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, taraflar arasında mutabakatsızlık oluşturan tutarın dayanağı olan bu üç adet faturanın taraflar arasında geçerli sözleşme kapsamında düzenlenip düzenlenmediği ve teamüllere uygun olup olmadığı incelendiğinde:İlk fatura : 24.567 TL. + KDV olmak üzere toplam: 28.989 TL. Miktarlı fatura olduğu; Davalı ve Davacı şirket merkezinde fatura detayları bilgisayar ortamında detaylı olarak incelenmiş olup, fatura düzenleme aşamasında herhangi bir mükerrerlik durumu görülmediği. mükerrerlik durumu olup olmadığının tespiti için tüm yıl hesaplanan ve fatura edilen dosyasının da ayrıca e-mail ortamında incelendiği, satır sayısının çok fazla olması sebebiyle rapora eklenmediği, Faturanın içeriği sözleşme maddesi olan "Teşhir İskontosu'na dayandığının tespit edildiğini, faturanın davalı tarafından davacı adına ilk olarak 26.01.2016 tarih ve ... Fatura nolu 2015 Ekim-Aralık (04) açıklamalı KDVdahil 28.989,19 TL. Miktarlı olarak düzenlendiği, İkinci fatura : 88.949 TL. +KDV olmak üzere toplam: 104.960 TL. Miktarlı fatura olduğu; Fatura içeriği sözleşme ve maille yapılan güncelleme koşullarını içerdiğini, faturanın içeri raporda ayrıntısı belirtilen 5 maddeden oluştuğu, ciro olarak bahsi geçen baz. satın alınan mallar üzerinden iadeler düştükten sonra kalan net ciro olduğu, hesaplamalarda (-) olarak görülen tutarlar iadeye ilişkin hesaplamalar olduğu, İlk fatura tarihi 20.01.2016, daha sonra karşı fatura itirazı ile birlikte son fatura tarihi 24.03.2016 Olduğunun tespit edildiğini, Üçüncü fatura ise : 507.035 TL. + KDV miktarlı fatura olduğu; Bu fatura tutarında Davalı ... tarafindan kesilmiş bir tutar olmadığı, bu faturanın ilk olarak Davacı ... Diş Tic.A.Ş tarafından kesildiği, içeriğinde birden fazla fatura olabileceği, davacı tarafindan davalıya düzenlenen 507.035.91-TL. + KDV tutarlı faturanın dayanağı davalı tarafından davacıdan talep edildiği, fakat davalı tarafa fatura detay iletilmediği, davacı ile davalının konu ile ilgili yapmış olduğu yazışmaların detayının rapor içeriğinde belirtildiğini, Davacı ....A.Ş.'de yapılan yerinde incelemede, 507.035,91-TL'lik faturanın detayı, ... firması ile anlaştıkları senelik prim ödeme oranı toplamının %24 olduğu, kendilerine 2.916.240,84 TL (iadeler düşmeden ) Satış Faturası kesildiği, kendilerine iade edilen ürünlerin faturası düşüldükten sonra oluşan ciro 2.188.778,52 TI. olduğu, buna göre kendilerine 2015 yılı için kesmeleri gereken primlerin toplam tutarı 5336.250,74 TL (sözleşmeye göre 024,5) olduğu, ...'in toplamda 704.802.,51 TL. ciro primi faturası kesmiş olup ayrıca ... ( Satış Destek Ekstra Prim ) adı altında 378.984,74 TL , Fiyat Farkı adı altında 21.486,90TL ve Nakliye Faturası adı altında da 47.626,27 TL Faturalar kestiği, Toplamda 1.152.900,42 TL 2015 yılı için davacıya fatura kesildiği ve bundan dolayı oluşan fark sebebi ile 23/02/2016 Tarihli ... nolu 507.035,91 TL + Kdv fatura kesildiğinin tespit edildiğini, buna göre yapılan incelemede raporun 8. Sayfasında açıklanan tablonun tespit edildiğini, Davacı taratın itiraz ettiği 104.960 TL + KDV dahil ve 28.989 TL + KDV Dahil faturaların açıklamalarını davalı tarafta yapmış oldukları İncelemelerde sözleşmeye aykırı olmadığının tespit edildiğini, raporda detaylıca açıklandığı üzere Davalı ... ( ...İç Ve Dış Tic. Ltd.Şti. ) tarafından Davacı ... Ticaret A.Ş.'ye kestiği faturaların aralarındaki sözleşme ve akitlere dayanarak kesildiği,Davacı ... Ticaret Aş'nin Davalıya kestiği faturaların dayanaksuz kaldığının tespit edildiğini, Davacı .... A.Ş.'nin Davalı ...İç Ve Dış Tic. Ltd.Şti. ile olan hesap extresi, sözleşme hükümleri, ticari defter ve belgeleri, karşılıklı olarak incelendiğinde, Davacının davalıdan 39.063,67-TL ALACAKLI olduğunun tespit edildiği,'' belirtilmiştir.Dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalarda gözetildiğinde; mahkemece, aralarında sektör uzmanı bilirkişinin de bulunduğu heyetten alınan raporun, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle dosya kapsamına göre denetime elverişli ve hüküm karar vermeye yeterli olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere göre uyuşmazlık konusu her üç faturanında iadelere konu olmadan önce ilk olarak düzenlendikleri tarihin davaya konu icra takip tarihinden önceki döneme ait olduğu, davacın takip tarihi itibariyle davalıdan 39.063,67 TL. Alacaklı olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi heyet raporundaki tespitlere göre mahkemece 39.063,67 TL. üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde 763.150-TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce, 39.063,67 TL Asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih ve 2021/944 Esas - 2022/937 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 39.063,67-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Hükmedilen 39.063,67 TL alacağın %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden ve şartları oluşmadığından ret edilen miktar yönünden davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 2.668,43 TL nispi karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 7.317,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.648,72 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.668,43 TL peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 4.432,65 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 177,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 98,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 94,56 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 39.063,67 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 118.581,07 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 14-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 15-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 16-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 17-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.