İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında 10/02/2017 tarihli "...Sistemleri Yetkili Satıcı Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ödemeyi müvekkili şirketin müdürü-yetkilisi ..... adına olan kredi kartı aracılığıyla yaptığını, sonrası…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2021/2120 KARAR NO: 2025/2205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2021 NUMARASI: 2018/108 Esas - 2021/323 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında 10/02/2017 tarihli "...Sistemleri Yetkili Satıcı Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ödemeyi müvekkili şirketin müdürü-yetkilisi ..... adına olan kredi kartı aracılığıyla yaptığını, sonrasında davalıyla yapılan görüşmeler sonucu ekonomik sorunlar ve ürün kaynaklı pazarlama sorunları sebebiyle sözleşmenin feshine karar verildiğini,buna istinaden düzenlenen iade faturasının davalıya gönderildiğini,müvekkilinde bulunan ürünlerin de ..... şirketi aracılığıyla davalının adresine gönderildiğini ve bu ürünlerin 13/07/2017 tarihinde tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini; 13/09/2017 tarihinde davalıya noterden gönderilen ihtarnameyle sözleşmenin feshinin ve davalıya ödenen bedellerin iadesinin talep edildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığı gibi ihtara cevap da vermediğini, davalının iade faturasına süresinde itirazda bulunmadığını; bu kapsamda 63.187,40-TL asıl alacak ve 236,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.423,70-TL'nin tahsili için İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmenin gereklerini yerine getirdiğini, bu kapsamda davacının 30/05/2017 tarihli 58.292-TL çeki ödeme için müvekkiline verdiğini, davacının söz konusu bedeli kredi kartıyla ödemek istediğini belirttiğini ve çekin iade edilerek 55.626-TL ödemenin... mail order yoluyla ödendiğini, kalan ödemelerin alış faturalarıyla gerçekleştirildiğini ve davacının 609,15-TL borcu kaldığını, sonrasında davacının bankadan mail order ödemesinin iptalini istediğini fakat bankanın kabul etmediğini ve davacının müvekkiline 12/07/2017 tarihli 58.292-TL bedelli iade faturasını müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de bu faturaya süresi içinde gönderilen 19/07/2017 tarihli ihtar ile faturanın iade edildiğini, davacının 13/09/2017 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi haksız ve gerekçesiz olarak feshederek, ödenen bedellerin iadesinin istediğini, bu taleplerin kabul edilemeye ceğini, 13.5 maddesinde sözleşmenin davacı tarafından ne şekilde feshedileceğinin düzenlendiğini,ancak müvekkili şirketin yükümlülüklerine ve taahhütler ine aykırı davranması durumunda davacının fesih hakkı olduğunu, müvekkilinin bu şekilde her hangi bir davranışının olmadığını; nitekim davacının ihtarnamede sözleşmenin “ekonomik koşullar ve pazarlama sorunları” nedeniyle feshedildiğinin ifade edildiğini,feshin haksız olduğunu, haksız ve mesnetsiz fesih sebebiyle davacıya ödeme iadesi yapılmasının mümkün olmadığını, ayrıca geçerli fesih halinde dahi söz konusu ödemelerin davacıya yapılamayacağını, bu nedenlerle davacının kötüniyetle başlattığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 10/02/2017 tarihinde kurulduğu, davacının davalıdan araç takip cihazı satın aldığı ve buna istinaden 17/02/2017 tarihli faturanın düzenlendiği ve fatura bedelinin ödendiği, davacının ekonomik sorunlar ve ürün kaynaklı pazarlama sorunları sebebiyle 13/07/2017 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiği ve 12/07/2017 tarihli iade faturası kesilerek elde kalan ürünlerin davalıya iade edildiği, ihtilafın da iade edilen bu ürün bedellerinin talebine ilişkin olduğu; sözleşmenin 12. maddesinde mücbir sebebin ve 13. maddesinde de fesih şartlarının düzenlendiğini, sözleşmede satılamayan ürünlerin iade edileceğine ve bedelinin iadesinin yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı; davacının fesih sebebi olarak ileri sürdüğü hususları ispat edemediği ve kendi alanındaki ekonomik sorunlarının feshi haklı kılmayacağı, dolayısıyla davacının feshinin de satılan malın davalıya iadesi için gerekçe oluşturmadığı ve davacın takipte kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, iade faturasına konu davacı tarafça davalıya iade edilen ürünlerin hali hazırda davacı malı olduğu hususunun gözetilmesine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, 12/07/2017 tarihinde kargoyla davalıya iade olarak gönderilen 2 adet paket ve 20 kg ürünün teslim edildiğinin izahtan vareste olduğunu, davalının bedel iadesi yapmayacaksa ürünleri de teslim almaması gerektiğini, böylece davalının sözleşmenin feshine örtülü olarak rıza gösterdiğini, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekirken böyle yapılmadığını; taraflar arasındaki sözleşmenin baştan aşağıya genel işlem şartlarıyla dolu olduğunu; bilirkişi raporunda hukuka aykırı ve mesnetsiz çıkarımlarda bulunulduğunu, feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun bilirkişiler tarafından değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin davalıdan pazarlama hususunda destek istediğini ancak alamadığını, davalının kayıtsızlığı sebebiyle stokların müvekkilinin elinde kalması nedeniyle zararın daha da artmaması için sözleşmenin feshedildiğini ve elindeki malları da iade faturasıyla iade ettiğini,karar gerekçesinin yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, "araç takip sistemi yetkili satıcı sözleşmesi" kapsamında düzenlen iade faturası bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davalının araç takip sistemlerinin yetkili satıcılığı konusunda taraflar arasında 10/02/2017 tarihli 1 yıl süreli sözleşme imzalanmıştır. Bu kapsamda davalı tarafından davacı adına 17/02/2017 tarihli 72.452-TL bedelli fatura düzenlenerek ticari ilişki başlamış , davacı teslim aldığı cihazları müşterilere satışı sağlandığında bir kısmı için faturalar düzenlenerek davacıya ödemeler yapılmıştır. Ayrıca, davalının defterlerine göre 20/02/2017 ve 27/04/2017 tarihlerinde 58.292-TL bedelli iki adet "çek giriş bordrosu" açıklamalı ve 02/05/2017 ile 30/05/2017 tarihli "çek iade" açıklamalı kayıtlar mevcuttur. Yine 2. Çek iade kaydından önce 29/05/2017 tarihinde "tahsilat makbuzu" açıklamalı 55.626-TL davacı adına tahsilat kaydı bulunmaktadır. Faturaya karşılık davacının yaptığı ödeme tutarı tarafların da kabulünde olduğu üzere... mail order yoluyla ödemeye ilişkindir. Ayrıca anılan bankanın 24/07/2017 tarihli davacıya gönderdiği yazıya göre, bu ödemenin de davacı tarafından iptali istenmiş ancak ödeme iptal edilmemiştir. Davacı, elindeki elindeki takip cihazlarını kargoladığı tarihde takibin dayanağını teşkil eden 12/07/2017 tarihli 58.292-TL bedelli iade faturası düzenlemiştir. Faturada "... nolu fatura iade bedeli" açıklaması bulunmaktadır. Söz konusu fatura davalının davacıya gönderdiği 19/07/2017 tarihli ihtarla faturanın kabul edilmediği belirtilerek, davacıya iade edilmiştir. İade faturasının açıklama kısmında belirtilen ... nolu fatura 72.452-TL bedellidir. Faturada malın cinsi "T1 araç takip cihazı (2 yıl), Blokaj Rölesi T. ve T0 Araç Takip Cihazı (2 yıllık)" şeklinde belirtilmiştir. Bu fatura davacının defterlerine ../02/2017 tarihinde kayıt edilmiştir. Mahkemece;satılan ve elde kalan ürünlerin davalıya iade edildiği gerekçeli kararda kabul edilmiş ve karar bu yönüyle kesinleşmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ; sözleşmenin davacı tarafça haksız fesih edildiği, sözleşme konusu stokların davalıya iade edildiği ,davalının stokları teslim aldığı ancak iade alınan stoklar için bedel iadesini kabul etmediği ,stokların durumuna ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı, davalının iade aldığı stoklar için uygun bir bedel ödemesi gerektiği ,bu bedel belirlenirken sözleşmenin haksız fesih edildiğinin gözönünde bulundurulması gerektiği,bu çerçevede stoklara ve bedele ilişkin tüm risk ve giderlere ve kayıplara davacı tarafın katlanması gerektiği mütala edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında kurulan ilişkinin neye ilişkin olduğu irdelenmelidir.Ticari faaliyetin konusu olan araç takip sistemi sözleşmede, ........ teknolojileri kullanılarak mobil araç veya ekiplerin sayısal haritalar üzerinde izlemesi ,takip edilmesi amaçlı donanım ve yazılımlardan oluşan sistem" olarak tanımlanmıştır. Faturadan anlaşıldığına göre de davalı her bir cihaza iki yıl süre ile bu hizmeti verecektir. Davalının sorumluluğu araç takip cihazının satımıyla tamamlanan alım-satım ilişkisi olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı bu cihazlar aracılığı ile davalının satış yaptığı müşterilere bir =elektronik takip hizmeti =vermeyi taahhüt etmektedir.Davacıya teslim edilen cihazlar aracılığıyla bu hizmet verilecektir.Araç takip cihazları davalının sistemi ve teknik altyapısı olmaksızın ekonomik kıymet ifade etmemektedir.Bu halde bilirkişi kurulu ve mahkemece stok olarak değerlendirilmesi yerinde olmamıştır.Tarafların ticari defterlerinde cihazların cüzi bir miktarının satıldığı ,müşterilerden tahsil edilen cüzi bedellerin davalıya gönderildiği ve 17.02.2017 tarihli faturadan mahsup edildiği anlaşılmakla birlikte uyuşmazlığa etkisi olmadığından bu kayıtların üzerinde detaylı durulmayacaktır. Davacı taraf geçerli bir sebeb göstermeden 1yıl süreli imzaladığı sözleşmeyi süresinden evvel fesih ettiğinden sözleşmeyi feshi haksızdır.TBK nın 112.maddesi uyarınca "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu ,kendisine hiç bir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe ,alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.Davacı kural olarak erken ve haksız feshi nedeniyle davalının zararından sorumludur.Ne var ki davalı taraf yargılama sürecinde haksız fesih nedeniyle bir zarara uğradığını iddia ve ispat edememiştir. Sadece feshin haksız olduğunu savunmuştur.Sözleşmede ;erken fesih halinde cezai şart kararlaştırılmamıştır.Tahsil edilen peşinatın iade edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Sözleşmenin 10.3 maddesinde; sözleşmenin sona ermesi veya feshedilmesi halinde yetkili satıcının elinde ki tüm metaryelleri iade etmekle yükümlü olduğu kararlaştırıldığı halde mahkemenin stokları iade alma yükümlülüğü olmadığının kabulü doğru olmamıştır. Davalı ; sözleşmenin başlangıcında davacıdan henüz vermediği,ileride satış yapılacak müşterilere vereceği hizmete karşılık davacıdan 55.627-TL peşinat tahsil etmiştir. 10.02.2017 tarihli 72.452-TL bedelli faturadan bu bedeli mahsup etmiştir. Araç takip cihazı satımları nedeniyle açık hesap kayıtları ayrık tutulduğunda davacı bu bedeli iki yıl süreli kullanılacak sistem için tahsil etmiştir. Ticari ilişkinin davacının 12/07/2017 tarihinde iade faturasını düzenleyerek takip cihazlarını davalıya gönderdiği zamana kadar devam ettiği bu dönemin 5 ay sürdüğü kabul edilmiştir. Davacı ;iki yıl ömrü olan cihazları 5 ay süre ile uhdesinde tutmuştur. 24 ay sürenin 5 ayı davacı uhdesinde geçmiştir.Bu dönemde cihazlar davacının uhdesinde ve sorumluluğunda kaldığından bu döneme isabet eden ödeme davacı sorumluluğundadır. 55.626: 24= 2.317,75-TL olup 5 aylık süreye isabet eden miktar davacının ödediği bedelden düşüldüğünde 55.626-11.591= 44.035 -TL kadar davalı sebebsiz zenginleşmiştir.Davacının tek taraflı feshi haklı bir sebebe dayanmasa da davalı 5 ay süreden sonra hizmet vermediği bedelini peşin aldığı ,cihazları başka kişilere satarak gelir elde etme imkanına kavuştuğu ,erken fesih nedeniyle bir zarara uğradığını ileri sürüp bu yolda delil göstermediğinden tahsil ettiği peşinat nedeniyle sebebsiz zenginleşmiştir. Kargo ile gönderilen ürünleri teslim aldığından artık verme imkanı kalmadığı da gözetilerek karşılıksız kalan peşinatın iadesi gerekirken davacının sözleşmenin feshinin haksız olduğuna ilişkin gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacı iade fatura bedelini talep etmekte ise de ancak davacı tarafından nakit ödenen bedelin iadesini talep edebileceğinden ,12/07/2017 tarihli iade faturası bedeli talebi ,ayrıca 13.09.2017 tarihli ihtarda ödeme isteği belirtilmiş ise de ne miktar ödeme talep edildiği belirtilmediğinden temerrüde esas alınamayacaktır.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmek gerekirken sözleşmenin haksız fesih edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne ,fazla istemin ve alacağın niteliği gereği likit olmadığından davacının icra inkar,davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../03/2021 Tarih 2018/...... Esas 2021/..... Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının İstanbul....... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptaline, 44.035-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9,75 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine Davacının icra inkar ,davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 3.008,03-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 1.079,09-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.928,94-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.114,99-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.250-TL bilirkişi ücreti ve 200,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.450,20-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.690-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 28-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 09-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 44.035-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 19.388,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan 131,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 95-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025