2. Ceza Dairesi 2023/11417 E. , 2024/6349 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ger…
**2. Ceza Dairesi 2023/11417 E. , 2024/6349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düşme, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği hâlde, karar tarihinde cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa CMK’nın 263. maddesi uyarınca hükmün cezaevi veya tutukevi aracılığı ile verilecek dilekçe ile temyiz edilebileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine dosyaya sunmuş olduğu 27.01.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz ve eski hâle getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun eski hâle getirme talebinin kabulüyle anılan temyiz isteminin süresinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hâle getirme istemi hakkında karar verme yetkisi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan bu konuda mahkemece verilen 03.02.2023 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin, 02.10.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/719 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahîl adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun, gece saat 23.00 sıralarında şikâyetçilerin işlettiği spor toto bayiine, hırsızlık amacıyla iş yeri camını kırarak girmesi biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 31/3. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suçun işlendiği 28.06.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 3.Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.