11. Hukuk Dairesi 2008/4218 E. , 2010/585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2007 tarih ve 2004/249-2007/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davalılar avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldı
**11. Hukuk Dairesi 2008/4218 E. , 2010/585 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2007 tarih ve 2004/249-2007/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davalılar avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı Müfit Levend vekili, müvekkilinin davalı ... Tic. Koll.Şti.'ndeki % 55 hissesini diğer davalı ...' e 01.05.2000 tarihinde devrettiğini, esasen davacıya ait olan ancak şirket adına tescilli olan bir adet otomobil ile bir adet taşınmazın bu devrin dışında tutulduğunu, tarafların anlaşmasına uygun olarak otomobilin davalı tarafça satılarak bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak dava konusu taşınmazın satılarak bedelini müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiği halde, taahhüdün gereğini yerine getirmediğini, davacının beyin kanaması geçirdiği dönemde taşınmazı şirket üzerine geçiren davalı ...' nın aynı taşınmazı bilahere dava dışı Müfit Levend' e devretmek istediğini, ancak kanunen bunu yerine getiremediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bedeli olan 120.000 YTL' nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davacı ...' in vefatı üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir. Davalılar vekili, dava tarihi itibariyle ... Koll.Şti.'nin .... Akaryakıt Tic. Ltd. Şti. olduğunu, dava konusu taşınmazın malikinin de adı geçen şirket olup, husumetin yeni şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın şirket tarafından 09.05.1990 tarihinde satın alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların baba-oğul olup, davacının ... Koll.Şti.' ndeki % 55 payını 01.05.2000 tarihli noter senedi ile müvekkili ...' e devredip parasını aldığını, ortaklık hakkı sona eren davacının herhangi bir alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın 09.05.1990 tarihinde dava dışı ... tarafından davalı şirkete satıldığı, uyuşmazlığın, dava konusu taşınmazın gerçekte kime ait olduğuna ilişkin olduğu, davacının beyin kanaması nedeni ile hastanede yattığı sırada taşınmazın şirket üzerine geçirildiğinin iddia edildiği, bu durumu ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, 01.05.2000 tarihli, davacı tarafından sunulan belge fotokopisinin davalı tarafından kabul edilmediği, davacının ise belge aslını ibraz edemediği, taşınmazın hile ile şirket üzerine geçirilldiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Davacı Müfit Levend vekili, müvekkilinin davalı şirketteki payını diğer davalıya devrettiği halde, davalı gerçek kişinin davacıya devretmeyi taahhüt ettiği davalı şirkete ait taşınmazın devredilmediğini iddia ederek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacı ... 20.02.2005 tarihinde vefat etmiş, mirasçı olarak da eşi ..., çocukları ..., ... ve ... kalmıştır. Mirasçılardan ... davalı olup, ... ve... davacı olarak davayı takip etmiş, mirasçılardan ... davacı veya davalı sıfatı ile davaya katılmamıştır. Davacıların dayandığı pay, iştirak halinde mülkiyete konu ise tüm iştirakçilerin birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü icabeder. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce tasdikli muvafakat belgesi ibrazı suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet vermekle yapılabilir. Bunlardan birinin gerçekleşmesi halinde muvafakat veren ortağın davacı safında yer alarak davayı takip etmesine gerek kalmaz. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa, murisin terekesine MK’nun 640.maddesi uyarınca görevli mahkemede mümessil tayini için davacı tarafa süre verilir. Mümessil davacılar dışında biri olursa davacıların sıfatı biter, davayı mümessil takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle dikkate alınması gerekir. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadan ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.