İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından sigortal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1191 KARAR NO:2026/350 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/02/2022 NUMARASI:2021/54 Esas - 2022/126 Karar DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından sigortalanan .... A.Ş.'ne ait un emtialarının Samsun'dan İstanbul'a nakliyesi sırasında davalı şirket sorumluluğunda ... plakalı araç ile gerçekleştirilmek üzere ...'a teslim edildiğini, emtia Samsun'dan İstanbul'a sürücü ...'ın sevk ve idaresinde yola çıktığını, İstanbul'da bulunan ...şirketine teslim edilmesi gereken emtia alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, araç sürücüsüne ulaşılamadığını, 320 çuval - 16.000,00 kg un cinsi emtianın çalındığının tespit edildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince 19.117,27.-TL sigortalı zararı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalı hakkında Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davaya cevap verilmemiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacının sigortalısına ait un emtialarının Samsun ilinden İstanbul iline nakliyesi işleminin gerçekleştirilmesi için davalının sorumluluğunda dava dışı ...'e ait ... plakalı araca yüklenerek ...'a teslim edildiği,16.000KG un emtiasının teslimi gereken alıcı firmaya teslim edilmediği, davacının, sigortalısına ödeme yaptığı bu ödemenin itirazın iptali davası ile rücusunu istediği, davacının aktif husumetinin bulunduğu, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açıldığı, davacı tarafın davalı tarafa ait 23.06.2016 tarihli belge ibraz ettiği, bu belgenin içeriğinin nakliye tellallığına ilişkin olduğu, ürün ve araca ilişkin bilgilerin belirtildiği, 6102 sayılı yasanın 921. Maddesi uyarınca, ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırıldığından davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak, taşımaya ilişkin taşıyıcının veya taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, taşımaya konu un emtiasının taşıyıcının ağır kusuru nedeniyle zayi olduğu, soruşturma dosyasınında daimi arama kararı olduğu, sorumluluğun sınırları ve niteliği ile üst sınırı açısından 6102 sayılı TTK'nın 928. maddesinin göndermesiyle aynı kanunun 876. maddesinde yer alan taşıyıcının özen yükümlülüğünü yerine getirse de hasarın oluşmayacağının ispatlanamadığı, TTK 878. maddede yer alan özel haller bulunmadığından TTK'nın 880. maddesine göre tazminat hesabında esas alınacak değerin belirlenmesi gerektiği, TTK'nın 886 maddesi uyarınca davalının sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, dosya kapsamında un emtiasının değerinin gıda mühendisi bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacının ödeme yaptığı bedelin 18.530,88 TL olarak bu miktarın altında olduğu, takipten önce davacının davalıyı temerrüte düşürmediği dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Hukuk katliamı niteliğinde ve görev sınırlarının dışına çıkarak yapılan hukuki tespitleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bilirkişiler hem taşınma işleri komisyoncusu olduklarının hem de bizzat taşıyan olduğunu beyan ederek tespitlerde bulunduklarının, huzurdaki davada ikisinin birden olmalarının mümkün olmadığını, 6102 sayılı TTK” nan 928. maddesinin ilk fıkrası uyarınca taşıma işleri komisyoncusunun, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyanı ve hasarından kaynaklanan sorumluluğundan söz edebilmek için ortaya çıkan zararın taşıma işleri komisyoncusunun kusurlu davranışından kaynaklanmış olması gerektiğini, şirketin teamüllere uygun hareket ettiğini hatta bunun ötesine giderek taşıyanın tüm evraklarının ruhsat, ehliyet vb fotokopisini aldığını, bunun dışında herhangi bir kontrol yapılmasının mümkün olmadığını, başka bir firmada olsa bu hırsızlık olayının gerçekleşecek olduğunu, çünkü ... isimli olarak görünen hırsızlık yapmak konusunda birçok sahte resmi evrak hatta plaka hazırlayarak yoğun bir çaba ile gerçek durumu gizleyerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini, en yüksük özen gösterilse de kaçınamayacağı sebeplerin meydana geldiğini, sigorta poliçesi özel şartlarında nakliye komisyoncusu olarak davalının adının yazılı olmadığı ve sigortalı şirket ile davalı arasında nakliye sözleşmesi bulunmadığı tespitini yapan ilk bilirkişi raporunun şirketin olay ile bağı olmadığını ortaya koyduğunu, tüm sorumluluğun yükü taşıyan ... ve şoförü ... olduğunu, sahte evraklarla yanıltıldığını, ceza davasının da beraat ile sonuçlandığını beyanla verilen “kısmen kabul” hükmünün usul ve yasa aykırı eksik araştırma ile kurulmuş olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir GEREKÇE:Dava, ... Poliçesi uyarınca, sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıma sözleşmesi uyarınca üst taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizin 17.12.2020 tarih ve 2020/195 Esas ve 2020/448 Karar sayılı kaldırma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve dava dışı ... hakkında Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "sigortalı .... A.Ş.'ye ait emtianın ... plakalı araçla nakliyesi sırasında çalınması sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücu talebi" sebebine dayalı olarak 18.530,88 TL asıl alacak ve 586,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.117,27 TL alacağın tahsili istemiyle 13.10.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine davalı yönünden takip durmuştur.Somut olayda; davacının sigortalısı olan .... A.Ş.'ne ait 320 çuval 16.000 kg un cinsi emtianın Çorlu'dan İstanbul'da bulunan .... ŞTİ'ne taşınmak üzere dava dışı ...'e ait ... plakalı araca yüklenerek dava dışı ... isimli şahsa teslim edildiği, bu şekliyle taşımanın davalı tarafından organize edildiği, emtianın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı .... A.Ş.'ye ait emtia bedelinin ödendiği, davacı tarafça davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe yönelik itirazı üzerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketi, 27.12.2015-27.12.2016 tarihleri arasında geçerli olan ve üçüncü kişilerce yapılacak taşımaları da kapsayan blok emtia abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının kanuni halefi sıfatıyla eldeki davayı açmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472.maddesinde “(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.” şeklinde düzenlenmiştir. Doktrinde, sigortacının halefiyeti “zarar gören sıfatıyla sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkın ödenen sigorta tazminatı miktarınca sigortacıya geçmesi hali” olarak tanımlanmıştır.Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, davacının sigortalısı .... A.Ş.'ye ait fabrikada müdür olan ... tarafından fiili taşıyıcı şahıs ile dava dışı borçlu ...'in aynı kişi olduğu ifade edilmesine karşılık davalı şirket yetkilisi ... tarafından Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2310 sayılı soruşturma dosyasında, taşıma işini verdikleri kişi ile ...'in aynı kişi olmadığı beyan edilmiştir. Anılan soruşturma dosyasında ... plakalı aracın ... üzerine kayıtlı olduğu, aracın ...'den başka kardeşi ... tarafından da kullanıldığı, "..." isimli şahsa ait ehliyetini kullanan ve ... plakalı kamyona 16 ton un yüklendiği, yüklenen bu emtianın alıcıya teslim edilmediği, ... plakanın hırsızlık olayının gerçekleştiği araca takılmış olduğu gerekçesiyle ... ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, faili meçhul şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır (6102 sayılı yasanın 875/1-2.maddeleri). Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur (6102 sayılı yasanın 876. maddesi).Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar (6102 sayılı yasanın 888/1. ve 3. maddesi).Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. (6102 sayılı yasanın 880/1. ve 2.maddesi)TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Dosyada mevcut 23.06.2016 tarihli davalı şirket tarafından düzenlenen "gönderme fişi" başlıklı ve içeriği davalı tarafça inkar edilmeyen belgede, sigortalı şirket ile fiili taşıyıcının (...) bilgilerine ve araç plakasına yer verildiği , nakliye bedeli olarak 480,00 TL + KDV tutarının belirlendiği görülmekte olup, davalının taşıma işini üstlenmiş olmasına göre eldeki davada davalının, akdi taşıyıcı olduğunun kabulü gerekir. TTK'nın 879 ve 888/3. maddeleri gereği, akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcının fiil veya ihmali nedeniyle emtianın kaybı veya hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Bu kapsamda emtianın, fiili taşıyıcı tarafından dolandırıcılık veya sahtecilik suretiyle teslim alınarak çalınması niteliğindeki eylemle zayi edilmesi sonucunda oluşan zarardan da akdi taşıyıcı sorumludur. TTK'nın 876. maddesinde, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı hüküm altına alınmakla birlikte somut olayda davalı akdi taşıyıcının, basiretli bir tacir ve taşıyıcı olarak, araç ve şoför bilgileri teyit edilmeden taşıma işini yukarıda belirtilen kişiye vermiş olması nedeniyle zarara ilişkin sorumluluk yönünden illiyet bağının kesilmesi söz konusu olmadığı gibi davalının, sorumluluktan kurtulma hükümlerinden yararlanması da mümkün değildir. Mahkemece davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak kabulü yerinde değil ise de alıcısına teslim edilmeyen un emtiası için hesaplanan 18.530,88 TL hasar bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 397,16 TL harcın, alınması gerekli olan 1.265,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 868,69 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026