11. Hukuk Dairesi 2013/8274 E. , 2013/21855 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2011/344-2013/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2013/8274 E. , 2013/21855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2011/344-2013/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, “...'in Yeri” ve “Balıkçı ...” markalarının davacı işletmenin tescilli ve tanınmış markaları olduğunu, ...'in Yeri markasını 01.07.2008 tarih ve 2007/41829 marka no ile tescil ettirerek hukuki koruma haklarını elde ettiğini, Balıkçı ... markasının tescili için de 21.04.2010 tarihinde tescil başvurusunda bulunduklarını, ...'a ait Babacan'ın Yeri adlı balık lokantası tabelalarında Balıkçı Saim ibaresini işyeri ünvanı olarak kullandığını, Balıkçı Saim ibaresinin ticari işletme adı olarak ticaret ünvanı ve tabelalarda kullanılmasının haksız rekabet yarattığını, açıkça kötüniyet oluşturduğunu ileri sürerek marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, tecavüzün durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ticaret sicilinde tescilli ise terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının 11 yıldır aynı adreste lokanta işletmeciliği yapmakta olup işyerini eşi ... ile birlikte işlettiğini, marka tescili için başvuruda bulunmadıklarını, davacı yanın marka tecavüzü ve haksız rekabet iddialarının yalnızca ...'in Yeri markası yönünden değerlendirilebileceğini, davanın açılmasından 2 ay önce yaptığı yeni marka başvurusu olan Balıkçı ... unvanının bu davada değerlendirmeye alınmaması gerektiğini, aksine davranışın M.K'nun 2. mad. kapsamında iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olacağını, davacının kayıtlı ünvanının ... Restoran İşletmesi olduğunu, bu ismin tescil ettirilmiş olan marka ile aynı olmadığını, müvekkilinin işyerini 11 yıldır eşinin adı olan Balıkçı Saim adı ile işlettiğini, işletmenin işleten kişinin adı ile tanınmasının olağan olduğunu, işletmelerin ikisinin de balık lokantası olmakla birlikte yerlerinin, müşteri kitlesinin esaslı farklılıklar içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli markalardan 2010 26452 sayılı Balıkçı ...+Şekil markasının 13.12.2010 tarihinde resmi marka bülteninde ilan edilerek 11.07.2011 tarihinde tescil edildiği ve 30.09.2011 tarihinde resmi marka gazetesinde yayınlandığı, 556 KHK'nın 9/son fıkrası uyarınca davanın açıldığı 20.07.2010 tarihi itibariyle 3.kişilere karşı hüküm ifade etmediği, davacı adına tescilli 2007 41829 sayılı ...'in Yeri markası ile davalının Balıkçı Saim kullanımı arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya karıştırma ihtimali yaratacak derecede benzerlik bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından marka hukuku açısından davalı kullanımının davacı markasına KHK'nın 61 ve a bendinin yollama yaptığı 9. madde kapsamında tecavüz etmediği,ancak davacının Balıkçı ... kullanımının davalının Balıkçı Saim kullanımından önce başladığı, davacı ve davalı kullanımının yüksek benzerlik içermesi nedeni ile TTK'nun mad.57/5.bend anlamında iltibasa neden olmasının kaçınılmaz olduğu, davacının davalı kullanımına uzun süre sessiz kaldığı ve bu anlamda davalı kullanımına rıza gösterdiğinin iddia edilemeyeceği ve açıklanan nedenlerle davalı kullanımının davacı kullanımı ile haksız rekabet oluşturduğu, ancak davalı ...'ın işletmekte olduğu Balıkçı Saim isimli lokanta ile ilgili Belediye Encümeninin 01.03.2011 tarih ve 37 nolu kararı ile yıkım kararı verildiği, 04.03.2011 tarihinde işletmeci ...'a tebliğ yapıldığı, 24.08.2011 tarihinde TEDAŞ'a yazı yazılarak elektrikleri kesilerek işletmenin Belediyece yıktırıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.