Hukuk Genel Kurulu 2021/929 E. , 2022/1749 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki "Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafı…
**Hukuk Genel Kurulu 2021/929 E. , 2022/1749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki "Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen “Macro” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2016/30217 sayılı “MAKRO TEKNİK PROFILE+Şekil” ibaresini 06, 07, 11, 17, 35. sınıflarda tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvurunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden reddedilmesi için bu karara yaptıkları itirazın ise dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, taraf markalarının benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, davalı şirketin marka başvurusunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma, markanın ayırt edici karakterini zedeleme ve haksız rekabete neden olma ihtimali bulunduğundan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8/4. maddesi gereğince tescil edilemeyeceğini, “Macro” ibaresinin müvekkilinin işletme unvanı ile bu kapsamda alınan alan adının esas unsuru olduğunu, marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/5. maddesi gereğince de reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin kötü niyetle marka tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nin 2017-M-8222 sayılı kararının iptaline, davalı şirkete ait markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5. Davalı Kurum vekili; dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, dava konusu esas ibarenin ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, somut olayda 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesindeki koşulların oluşmadığını, kötü niyet iddiasını ispata ... delilin sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.