10. Ceza Dairesi 2023/18403 E. , 2023/11511 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zam
**10. Ceza Dairesi 2023/18403 E. , 2023/11511 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, anılan Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde, aynı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir" biçiminde düzenlemeler bulunması karşısında; sanığa 25.01.2023 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine sanığın 07.02.2023 tarihli dilekçesi ile hükmün aleyhe olan kısımlarını kabul etmediğini belirterek hükmü temyiz ettiği; sanık müdafiine 02.01.2023 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesine karşın 10.11.2023 tarihinde sunduğu dilekçesi ile temyiz sebeplerini belirttiği, sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi yasal süreden sonra verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında temyiz sebeplerini sunma için belirlenen yedi günlük sürenin hükmün son bölümünde belirtilmemesi nedeniyle usul ekonomisi de gözetilerek Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bandıma Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2019/367 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2021/3270 Esas, 2022/2171 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sebeplerinin gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Dosyadaki diğer sanık beyanlarına ve sanığın uyuşturucu ticareti yaptığını belirterek verdiği isimlerden ... ve Eren isimli kişilerin cezaevine girdiklerine ilişkin hususların değerlendirilmediğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü ihbar üzerine arama kararı ile sanığın ikametinin önüne gidildiğinde, sanık ile temyiz dışı sanık ... ve tanık Sercan'ın araca bindiklerinin görüldüğü, Sezer'in üstünden toplamda 7 paket 21 gram olup 11,1 gram metamfetamin içeren maddenin; aracından metamfetamin, esrar, metamfetamin kalıntılı hassas terazi ve cam aparatın; ikametinden esrarın, metamfetamin kalıntılı cam aparat ile rulo alüminyum folyonun; İsmet'ten metamfetamin ve esrarın; Sercan'dan metamfetaminin ele geçirildiği, sanıklardan alınan biyolojik örneklerde uyuşturucu maddenin tespit edildiği olayda; sanığın üst aramasından, aracından ve ikametinden ele geçirilen metamfetamin kalıntısı içeren hassas terazi, uyuşturucu madde miktarı ve çeşitliliği, maddelerin satışa hazır vaziyette fişek halinde bulunduruluyor olması; ayrıca sanığın Yusuf için İsmet'ten uyuşturucu madde aldığı yönünde aracılık yaptığına ilişkin tevil yollu savunması ve ihbar üzerine söz konusu soruşturmanın başlatılması hususları nazara alındığında; sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceğine karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında temyiz sebeplerini sunması için belirlenen yedi günlük sürenin hükmün son bölümünde belirtilmemiş olduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2021/3270 Esas, 2022/2171 karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.