11. Hukuk Dairesi 2022/3757 E. , 2023/7677 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1101 Esas, 2022/566 Karar DAVA TARİHİ HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2019/210 E., 2021/30 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tara…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3757 E. , 2023/7677 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1101 Esas, 2022/566 Karar DAVA TARİHİ HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2019/210 E., 2021/30 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticaretten dolayı müvekkilinin 2018 senesi içerisinde davalıya borçlandığını ve borcun teyidi amacıyla bir adet senet verildiğini, verilen senedin üzerinde sadece adını, soyadını, lehtar yerine davalının adını, soyadını ve meblağı yazıldığını, davalının senedi aldıktan sonra senedin vade tarihi ve keşide tarihini doldurup geri kalan kısımlarını da yazarak senedi icraya koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin kendi ismi, senet bedeli ve alacaklı ismini yazarak verdiği senedin rızası hilafına dolduran davalı tarafa davacının senetten kaynaklanan borcu olmadığı tespitini, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/402 E. sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçmişte taraflar arasındaki borç doğuran hukuki ve ticari ilişkinin araç satışından ve davacının elden aldığı nakit paradan kaynaklandığını, bu nedenle davacının dava konusu senedi davalıya borçlandığını, borcun davacı tarafından gününde ödenmediği gibi ... süre sürüncemede bırakıldığını, davalının elinde bulunan alacağın ve davanın konusunu teşkil eden bu senette sadece tanzim tarihi, meblağ hanesi, borçlunun adı soyadı ve imzası olduğu halde, vade tarihi ile lehdar hanesinin yazılmadığını boş bırakıldığını, senetle ilgili takibe geçilirken ise sehven vade tarihi tanzim tarihi ile aynı tarih olarak yazıldığını, davacının senede müstenit takibin kesinleşmesinden çok sonra son aşamada taşınmazının satışını talep ettiklerinde menfi tespit davası açtığını, borcunu ödemek yerine takibi sekteye uğratmaya yönelik kötü niyetli çaba içinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda takip dayanağı senedin vade ve tanzim tarihinin 31.12.2016 olduğu, vadenin tanzim tarihinden önce olması halinde kambiyo vasfının etkileneceği ancak her iki tarihin aynı olmasının bono niteliğini etkilemeyeceği, davacının borca ve miktarına ilişkin bir itirazının bulunmadığı, sadece senetteki vade tarihi ile keşide tarihinin aynı olmasının mevcut borç ilişkisinin varlığını ortadan kaldırmayacağı, taraflar arasında kıymetli evrakla da ... olan borç-alacak ilişkisinin bulunduğu, borcun ödendiği ya da hiç mevcut olmadığı şeklinde davacı tarafça ileri sürülen bir iddia ya da bu yönde sunulan bir delil de bulunmadığı, takibe konu senedin geçersizliğinin kanıtlanamadığı, kötü niyet tazminatı açısından mahkemece verilen tedbir kararlarının uygulanmadığı ve davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya borçlandığı günde borcu ödemesinin hayatın normal akışına aykırı olacağını, yargılama esnasında bu husus belirtilmiş ve dava konusu senet üzerindeki yazı ve rakamlarla ilgili kriminal inceleme talep edilmiş ise de mahkemece bu hususlar nazara alınmadan davanın reddine karar verildiğini belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu bonoya ad, soyad ve lehtar olarak davalıyı yazarak imzaladığı ve diğer kısımları boş olarak davalıya verildiğinin iddia edildiği, bu durumun uygulamada, açık senet olarak adlandırıldığı, açık senet verilmesini engelleyen bir hükmün olmadığını, açık olarak verilen senedin, bononun diğer zorunlu unsurlarının doldurulması ile geçerli bir bono haline gelebileceği, senedin, sonradan doldurulan bölümlerinin aralarındaki anlaşmaya aykırı dolduruluğunu, senedi verenin yazılı bir delille ispat etmesi gerektiği, bonoda vadenin bulunmaması halinde dahi bono görüldüğünde ödenecek bono olup düzenleme ve vade tarihlerinin aynı olmasının da bonoyu geçersiz hale getirmeyeceğini, davacının bu iddiaları dışında, borçlu olmadığına dair bir vakıa ve yazılı delil ileri süremediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından bir kısmı boş şekilde davalıya verilen senedin, davalı tarafından davacının rızası hilafına doldurularak takibe geçilmesi nedeni ile açılan dava konusu senet nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve 777 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.