İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: …
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av ... Av... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA:Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirketten mal temin edilmesini istediğini, müvekkili şirketin İran'da faaliyet gösteren şirketten malların teminini sağlayarak ödemelerini yaptığını, İranlı firmanın ilk etapta müvekkili şirket adına fatura düzenlediğini ancak, davalının faturanın davalı adına düzenlenmemesi halinde malları göndermekte sıkıntı yaşayacağını söyleyerek malların da doğrudan teslimini talep ettiğini, davalı adına 29.09.2021 tarihli fatura düzenlenip, ürünlerin sevkiyatının Mersin Limanı'na gönderilmek üzere taşıma belgesi düzenlenerek davalı şirket yetkilisinden teyit alındığını, davalı şirket yetkilisinin, sevkiyata ilişkin onay verdikten sonra müvekkilinin, sözleşme hazırlayarak davalıya gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkili tarafından gönderilen sözleşmeyi imzalayıp fotoğrafını çekerek whatsapp üzerinden gönderdiğini, imzalı sözleşmeyi ve ödeme aracı olan çeki kargo ile müvekkiline göndereceğini beyan ettiğini ancak göndermediğini, malların sevkiyatının Mersin Gümrüğü'ne yapıldığını ve davalı tarafından teslim alındığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak, davalının malları teslim almasına rağmen müvekkili şirkete ödenmesi gereken 41.480 USD 'ni ödemediğini, davalı hakkında şikayetçi de olduklarını, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek açılan icra takibini durdurduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, Konya .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 41.480,00 USD asıl alacak,710,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.190,00 USD alacak üzerinden temerrüt tarihinden itibaren yabancı paralara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile beraber takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04.06.2024 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep edilen 710,00 USD faiz talebinden feragat ettiklerini, diğer faiz haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve davalı tarafın cevap dilekçesini sunmak üzere süre talebinin dosyanın geldiği safahat dikkate alınarak reddine karar verildiği, davalı tarafa, davacı tarafça dosyaya sunulan 04.10.2021 tarihli ticari sözleşme başlıklı sözleşme aslının bulunması halinde mahkemeye sunması veya bu sözleşme ya da sözleşmedeki imzaya yönelik beyanda bulunmak üzere süre verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 04.12.2022 tarihli dilekçesinde özetle, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkilinin işbu dava açılmadan önce de aktif olarak kullanılan ve tebligatların elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu elektronik tebligat adresine tebligat yapılmadığını, müvekkilinin cevap, delillerini sunma ve ihtiyati haciz talebine karşı savunmalarını yapma haklarının kısıtlandığını, 04.10.2021 tarihli ticari sözleşmenin mevcut olmadığını, ilgili sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin sürecin başından beri böyle bir ticaretin ve borcun varlığını kabul etmediğini ve hatta bununla ilgili davacı tarafın müvekkilinin bürosuna gelerek müvekkilini tehdit de ettiğini, bu hususla alakalı savcılık şikayetinin de mevcut olduğunu, taraflar arasında böyle bir ticaret/alış-verişin olmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde bu kez taraflarınca kabul edilmeyen ve imzaya itiraz ettikleri 04.10.2021 tarihli serbest sözleşmede edimlerin ve tarafların belli olmadığını, davacının kendi uhdesinde olmayan bir malı müvekkiline sattığını iddia ettiğini, ortada imza edilmiş bir sözleşme bulunmamakla beraber eğer sözleşme komisyon sözleşmesi yahut simsarlık sözleşmesi ise, bu kez de bu tür sözleşmelerde mal bedelinin tamamının istenmesinin hem kanuni hem de ticari geleneklere aykırı olduğunu, itirazın iptali davalarında ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, somut olayda her ne kadar davacının müvekkiline belirli bir miktar ve değerde mal teslim ettiğini iddia etse de, böyle bir mal teslimini kanıtlayamadığını, bununla alakalı hukuki ve usulüne uygun bir belge de sunmadığını, davacının bizzat teslim etmediği mallardan, malların tüm bedelini teslim etmiş gibi talep etmek hakkının bulunmadığını, somut olayda öncelikle belirli bir icap yahut icaba davetin bulunmadığını, bu sebeple kabul olmasının da mümkün olmadığını somut olayda, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisinin whatsapp üzerinden günler süren bir pazarlık sürecine giriştiklerini, fakat bu pazarlık sürecinin sonuçsuz kaldığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece,"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı taraf ile aralarında düzenlenen 04.10.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, kendisinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının malları teslim almasına rağmen davacı şirkete ödenmesi gereken 41.480 USD'ni ödemediğini, davalı hakkında şikayetçi de olduklarını, ihtara rağmen davalı şirketin ödeme yapamamakta ısrarcı olması üzerine, 08.06.2022 tarihinde Konya .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile 41.480 $ ABD doları asıl alacak ve 710,00 $ ABD doları işlenmiş faiz olmak üzere ferilerini tahsil etmek için icra takibine başlandığını, ancak davalının, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek açılan icra takibini durdurmasına sebebiyet verdiğinden bahisle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, Konya .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 41.480-$ USD (ABD doları) asıl alacak,710,00-$ USD (ABD doları) işlenmiş faiz olmak üzere toplam 42.190-$ ABD doları alacak üzerinden temerrüt tarihinden itibaren yabancı paralara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile beraber takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı-alacaklının reddolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin mahkememiz dosyasına UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu 04.06.2024 tarihli dilekçesi ile ve mahkemizin 04.06.2024 tarihli duruşmasındaki beyanında; Dava dilekçelerinde talep ettikleri 710,00-$ USD (ABD doları) faizden feragat ettiklerini, diğer faiz haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine, 41.480,00 USD asıl alacak, 710,00 USD gecikmiş faiz olmak üzere toplam 42.190,00 USD alacaktan kaynaklı ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 04.10.2021 tarihli mal teminine ilişkin ticari sözleşme bedelinden kaynaklı olduğu, Örnek 7 Ödeme Emrinin borçlu şirkete 11.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili aracılığıyla 13.06.2022 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine, asıl alacağa, faize ve tüm fer'ileri ile birlikte icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği ve yapılan itiraz sonucunda 20.06.2022 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya sunulan kayıtların iletişim uzmanı bilirkişi ......'e tevdi edilerek; Çözümüne yönelik rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi ...... tarafından 23.12.2022 tarihli raporunu dosyamıza sunmuş olduğu görüldü. Davacı şirketin adresinin bulunduğu Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; Mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ......'ndan davacı tarafın 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinde uyuşmazlık konuları ile sınırlı olarak bilirkişi incelemesi yapılmasının istenildiği, SMMM bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen 01.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası kapsamında tevdii edilen Noter tasdiksiz kısmi 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıt ve belgeleri (dava konusu ile ilgili) üzerinde istenilen hususlar doğrultusunda yaptığı inceleme ve tespitler neticesinde; Davacı şirketin 2021-2022 yılı ticari defterlerinin incelemesinde 31.12.2021 tarih ve ... no'lu yevmiye kapanış kaydında davalı ... hesabı adı altında kayıt tutulmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş herhangi bir faturaya rastlanılmadığını ve herhangi bir alacağın gözükmediğini, mahkemeye sunulan 2022 yılı yevmiye defterinde kapanış kaydının bulunmadığını, bu yüzden davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığının tespitinin yapılamadığının bildirildiği görülmüştür. Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; Mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişisi ......'ndan; Davacı tarafın ticari defter kayıtlarında dava konusu edilen ve taraflar arasında imzalandığı bahsedilen sözleşme ve proforma faturalara ilişkin davacı şirketin davalı veya dava dışı İran şirketlerine yönelik ödeme kaydının bulunup bulunmadığı konusunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen 04.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı ve davacı arasında 04.10.2021 tarihli Ticari Sözleşmesine istinaden ticari ilişki olduğu, ancak davacı tarafça davaya konu olan, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen fatura ve ödeme ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı ... ...... Şirketi’nin 2021-2022 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde davalı şirkete veya dava dışı İranlı şirketlere herhangi bir ödeme kaydının bulmadığı, İranlı Şirket ...... Şirketi’nin dava konusu ile ilgili davacı ... ...... Şirketi’ne 35.367$ tutarlı proforma fatura düzenlediği 10.614 $ kısmı ön ödeme yapıldığı ve 24.753$ ödenecek bakiye kaldığı, davacı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin tetkikinde proforma faturaya ait herhangi bir kayıt ve ödeme bulgusuna rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasının mahkememizce resen seçilen SMMM bilirkişisi ......'e tevdi edilerek; Davalı şirketin dosyaya sunulan ticari defterlerinde de taraflar arasındaki ticarete ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı, yine davacı tarafça dosya sunulan sözleşme proforma fatura kayıtları da incelenmek suretiyle ticari defterlerde bu kayıtlara ilişkin davacı şirket veya dava dışı İran'lı şirketlere herhangi bir ödeme kaydının bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen 01.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tacir olan taraflar arasında ticari alım satımdan kaynaklanan bir cari hesap ilişkisi olduğu beyan edilmekle beraber davalı taraf defter kayıtlarında böyle bir ticari ilişkinin tespit edilemediğini, davalı şirketin inceleme dönemi olan 2021 ve 2022 yılları ile ilgili defteri kebir ve yevmiye defterlerinin açılış ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığını, tutulması gereken diğer defterlerden envanter defterlerinin dosyaya sunulmadığını, incelenen dönemle ilgili defteri kebir ve yevmiye kayıtlarının mevzuata uygun olarak Türkçe tutulduğunu, kayıtların anlaşılır, doğru ve zamanında yapıldığını, anlaşılmayacak derecede kısaltma ve semboller kullanılmadığı tespit edilmekle beraber dosyaya sunulan defterlerin tasdiksiz sayfalara dökülmüş olması, açılış/yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmaması ve Envanter Defterlerinin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle davalı tarafın uyuşmazlık dönemi ticari defterlerinin HMK 222. maddesindeki şartları taşımadığını, davalı şirket tarafından transit ticaret kapsamında dava dışı ......'den 216.516,47 TL tutarında ticari mal alımı yapılıp bedelinin döviz kasasından ödendiğine ilişkin 08.10.2021 tarihli bir yevmiye kaydının bulunduğunu, davalı şirket tarafından transit ticaret kapsamında dava dışı ......'den 64.452,62 TL tutarında ticari mal alımı yapılıp bedelinin Ziraat Bankası Konya Şubesinde bulunan hesaptan ödendiğine ilişkin 07.01.2022 tarihli bir yevmiye kaydı bulunduğunu, yevmiyelerde yer alan kayıtlara ilişkin olarak dava dışı şirkete ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir dekont veya makbuz bulunmadığını, defter kayıtlarına göre, davalı şirketin dava dışı ......'ye borcunun bulunmadığını, davalı şirket defterlerinde davacı ... ve dosyaya sunulan sözleşme ile proforma faturaya ilişkin başka herhangi bir kayıt bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen SMMM bilirkişi ......'e tevdi edilerek; Davacı tarafın icra takibinde talep etmiş olduğu faiz miktarının ihtarnamede belirlenen süre de dikkate alınarak hesaplanması için ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, SMMM bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 16.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı ... ile davalı ... arasında görülmekte olan ... Esas sayılı itirazın iptali davası kapsamında talep edilen faiz hesaplamasının yapıldığını, icra takibi tarihi (04.08.2022) itibariyle talep edilen faiz miktarının 1.500,10-USD olması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasında 04.10.2021 tarihli Ticari Sözleşmesine istinaden ticari ilişkinin mevcut olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı gibi ticari defterlerinde uyumsuzlukların olduğu, birbirleri ile örtüşmediği, HMK'nun 222.maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin kendisi aleyhinde delil teşkil edeceği, davalının ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafından dava dışı şirkete yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin isticvabında taraflar arasındaki 04/10/2021 yılında yapılan sözleşmeyi kabul ettiği ancak anlaşamadıklarını ve ürünleri almadığını beyan etmesine rağmen sözleşmede belirtilen malların whatsap kayıtları, dosyaya sunulan fatura, gümrük kayıtları ve dosya içerisine bulunan tüm kayıt ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde sözleşme konusu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmediği, takibin döviz cinsinden yapılması nedeniyle 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı, davacının Konya ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 41.480,00 USD alacaklı olduğu, davalı şirketin itirazında haksız olduğu, davacının 710,00-$ USD (ABD doları) faizden feragat ettiğini bildirdiği, dava dilekçesinin ekindeki vekaletnamede davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu, feragatın hüküm ifade etmesi için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davalının takibe itirazında haksız olması nedeniyle davacının icra inkar tazminat talebinde haklı olduğu, anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 41.480,00 USD asıl alacağa yönelik davalının itirazının İPTALİ ile bu miktar alacak ve asıl alacağa takip tarihi olan 08/06/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiz üzerinden takibin devamına, davalının İİK.67/2.maddesi gereğince takibe konu alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden (davacı takibe geçerken 08.06.2022 tarihli döviz alış kuru (1 USD=17,1489 TL) üzerinden takibe geçtiğinden taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır) hesaplanan TL karşılığının (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 03/03/2016 tarih ve 2015/10710 Es. 2016/3724 Kar. Sayılı ilamı) %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, harç ile vekalet ücretinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı (42.190,00 USD x 17.9942 = 759.175,30 TL üzerinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/02/2023 tarih ve 2022/9-106 Es. 2023/69 Kar. sayılı içtihadı) hesaplanarak karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 41.480,00 USD asıl alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile bu miktar alacak ve asıl alacağa takip tarihi olan 08/06/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi üzerinden takibin devamına, İİK.67/2.maddesi gereğince kabul edilen miktarın takip tarihindeki karşılığı olan 711.336,38 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında akdedilen bir sözleşmenin mevcut olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin sadece kendisi tarafından imzalanıp whatsapptan gönderilen fotoğrafın ticari ve hukuk dünyasında karşılığının olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin 24/10/2023 tarihli duruşmadaki isticvap ifadesinde ''Sözleşmedeki imza kendisine ait olsa da malın alımı konusundaki pazarlık aşamasında örnek olarak böyle bir sözleşme imzaladığını ancak pazarlıkta anlaşma sağlanamadığından dolayı bu sözleşmeye konu malı teslim almadığını'' şeklinde beyanının bulunduğunu, yani müvekkili şirketle davacı şirket arasında iradelerin örtüştüğü ve karşılıklı olarak imzalanan bir sözleşmenin mevcut olmadığını, dosyaya da bu yönde bir sözleşme aslı sunulamadığını, bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterleri de incelendiğinde bu sözleşmeye ve ticari ilişkiye dair herhangi bir kayda rastlanılmadığının ifade edildiğini, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nden gönderilen müzekkere cevabında bir kısım malların müvekkili şirket tarafından teslim alındığı ifade edilmişse de söz konusu malların dava konusu mallar olmamakla birlikte müvekkili şirket tarafından doğrudan dava dışı İranlı şirket ...... Şirketi'nden alındığını ve bedelinin de doğrudan şirkete ödendiğini, buna ilişkin müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtların mevcut olduğunu ayrıca, malın teslim alındığına dair davacı tanığının beyanlarına, tanıkla ispat sınırı ve gümrükten teslim alınan malların doğrudan İranlı şirket tarafından alınmış olması birlikte değerlendirilerek itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/3-695 E-2023/70 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiği İİK'nın 58. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin konu ile ilgili üçüncü fıkrasında '' Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi'nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılınmıştır. Aynı şekilde İcra İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20/2 madde ve fıkrasına göre de, takip talebinde talep olunan alacağın Türk parası ile tutarı ve yabancı para alacaklarında alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmelidir. 6098 sayılı TBK'nın 99/1 madde ve fıkrası uyarınca, kural olarak ''Konusu para olan bir borç Ülke parasıyla ödenir''. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bu kuralın aksinin kararlaştırılması yani ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması konusunda anlaşma bulunması halinde ''sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenebilir'' . Maddenin üçüncü fıkrasında ise, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde alacaklının ''aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini'' isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Dava şartları da HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiş olup, davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denilmektedir. HMK'nın 114. maddesinde sayılanlar dışında başka kanunlarda da dava şartı olarak öngörülmüş haller söz konusu olabilir. Yukarıda da açıklandığı üzere, İİK'nın 58. maddesinde takip talebine konu alacak iddiasının yabancı para üzerinden talep edilmesi halinde bulunması gereken diğer unsurlar yanında yabancı para alacağının Türk lirası ile tutarının gösterilmesinin zorunlu olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Geçerli bir icra takibinden bahsedilebilmesi, takip talebinin İİK'nın 58. maddesindeki geçerlilik şartlarını taşıyor olması şartına bağlıdır. (Benzer mahiyette Yargıtay HGK'nun 2019/(19)11-721 E-2021/609 K. sayılı ilamı ) Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 1999/12-271 E-1999/301 K. sayılı ilamı) Somut olayda, yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı ancak, vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığın gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun bir takibin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, geçerli bir icra takibinin bulunması işbu dava yönünden dava şartı olduğundan, mahkemece anılan husus re'sen nazara alınarak, geçerli bir icra takibinin bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.( Yargıtay 11 HD'nin 2023/4310 E-2024/4281 K.,2023/6385 E-2024/7541 K., 2022/1883 E-2023/5748 K., Yargıtay 3 HD'nin 2021/8111 E-2021/13025 K., Yargıtay 6 HD'nin 2024/3403 E- 2024/4857 K. , Yargıtay 12 HD'nin 2008/26708 E-2009/7092 K, Yargıtay 19. HD'nin 2011/16191 E-2012/7064 K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır.) Bu itibarla, mahkemece geçerli bir icra takibinin bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın işin esasının incelenmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 12.746,64 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile yapılan 50,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.219,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 9.432,72 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 8.700,72 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, C)İlk derece mahkemesince yazılan 13/09/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 29/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...