10. Ceza Dairesi 2023/13526 E. , 2024/25488 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf…
**10. Ceza Dairesi 2023/13526 E. , 2024/25488 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/20327 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63688 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63688 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 20.12.2021 tarihli ve 2021/22442 dosya, 2021/23006 sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.06.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar, 22.08.2017 tarihinde şüphelinin mernis adresine usule aykırı şekilde tebligat yapılarak denetime başlandığı, Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 22.09.2017 tarihli çağrı kağıdı ile 23.10.2017 tarihli uyarılı davetname yazının ise sanığın bilinen adresi olan " adresine tebligat yapılması yerine, doğrudan mernis adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca usulsüz olarak tebliğ edildiği, sanığın müracaat etmemesi üzerine de ısrar şartının oluştuğu kabul edilerek kayıtların kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması üzerine kamu davası açıldığı, söz konusu denetim sırasında yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve ayrıca uyarı hususunda karar alınarak sanığın bilinen adresine tebligat çıkartılması gerekirken uyarı kararı alınmayarak sanığa tebliğ edilmediğinden ısrar koşulunun oluşmadığı, bu nedenle de kovuşturma şartı bulunmadığı, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceği, bu halde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu gözetilerek, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olduğu anlaşılmakla, Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 28.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2017 tarihli ve 2017/89254 Soruşturma, 2017/1335 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 22.08.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 18.09.2017 tarihinde infazı için Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 22.09.2017 tarihli ve 2017/2012 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 05.10.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 23.10.2017 tarihli uyarı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 31.10.2017 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, yine müdürlüğe başvurmaması nedeniyle yükümlülüğünü ısrarla ihlal ettiği gerekçesiyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 12.12.2017 tarihli ve 2017/89254 Soruşturma, 2017/36907 Esas, 2017/25069 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.12.2018 tarihli ve 2017/702 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 20.12.2021 tarihli ve 2021/22442 İnfaz Hakimliği Dosyası, 2021/23006 Karar sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında, Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısı ve uyarı yazısı tebligatlarının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine çıkarılması ve çağrı yazısı tebliğinin 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde yer alan "ısrar" şartının gerçekleşmediği, Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/702 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.