11. Hukuk Dairesi 2022/4252 E. , 2024/517 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/324 Esas, 2022/392 Karar DAVACILAR :... Mirasçıları 1-... 2-... 3-... vekilleri Avukat ... 4-... 5-... Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/256 E., 2019/641 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc
**11. Hukuk Dairesi 2022/4252 E. , 2024/517 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/324 Esas, 2022/392 Karar DAVACILAR :... Mirasçıları 1-... 2-... 3-... vekilleri Avukat ... 4-... 5-... Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/256 E., 2019/641 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı mütevaffa vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı, kurucu müdürü ve ilk müdürler kurulu başkanı olduğunu ancak zaman içerisinde şirket yönetiminden planlı ve sistematik bir şekilde fiilen uzaklaştırılarak yokluğunda 19.11.2018 tarihinde müdürler kurulu toplantısı yapılarak 07.12.2018 tarihinde genel kurul yapılması yönünde karar alındığını, yapılan genel kurulda müvekkilinin haklı sebep olmamasına rağmen şirket müdürlüğünden azledildiğini, müvekkilinin halen davalı şirketin %38 oranına sahip ortağı olduğunu, yapılan genel kurul toplantısı tarihinde müdürlük sıfatı devam ettiğinden bu davada taraf sıfatı ve husumet sıfatlarının bulunduğunu, diğer müdürlerin toplantıya ... yapmaya izin ve haklarının bulunmadığını, yapılan toplantıda müdürler kurulu başkanı olan müvekkilinin imzasının da bulunmadığını, bu nedenlerle toplantı yapılması için alınan kararın yok hükmünde olduğunu, genel kurulun toplantıdan en az 15 gün önce toplantıya çağrılması gerektiğini, genel kurul için ticaret sicili gazetesinde 22.11.2018 tarihinde ilan yapıldığını, toplantı günü ile ilan günü arasında 14 gün süre olduğunu, bu nedenle genel kurul toplantısı ... ilanının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, 07.12.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağının müvekkilinden habersiz toplantı sonrasında değiştirildiğini, müdürlükten azle ilişkin maddeye yapılan muhalefetin tutanağa geçirilmediğini, müvekkilinin en büyük pay sahibi olmasına rağmen şirketten bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarının kullandırılmadığını, noter ihtarnamesi ile bilgi alma ve inceleme hakkını şirket merkezine giderek kullanacağını şirkete bildirilmesine rağmen sözü geçen tarihte bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek bu nedenlere genel kurul toplantı yapılması için alınan 19.11.2018 tarihli müdürler kurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, 07.12.2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, 07.12.2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının tamamının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık nedenleriyle iptallerine, 07.12.2018 tarihinde alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 449 uncu maddesi çerçevesinde yürütülmesinin geri bırakılmasına, ... ... ...' ın dava sonuçlanana kadar şirket müdürü olarak kabul edilmesi ile şirket adına müşterek imzalardan birini atan müdür olarak belirlenmesine, ya da şirketin tüm ortaklarının müşterek atacakları imza ile temsil edilmesine, şirket müdürleri ... ve ... ...'ın şirket gayrimenkullerini devir ve gayrimenkuller üzerindeki sınırlı ayni hak tesis etme yetkilerinin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması amacıyla davalı şirketin son 10 yıla ilişkin ticari defterlerine, faaliyet raporlarına, bilanço, mizan, gelir tablolarına, demirbaş listelerine, genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetvellerine tedbiren el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gerek müdür gerekse ortak olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyerek diğer ortakların hak ve menfaatlerine aykırı hareket ettiğini, yapılan olağanüstü genel kurulda davacının müdürlükten azli ve yeniden seçilen müdürler ile ilgili olarak alınan kararlara olumlu oy kullandığını, 19.11.2018 tarihli 21 numaralı kararın müdürler kurulu kararı olmayıp ortaklar kurulu kararı olduğunu, genel kurul kararı statüsünde olmayan ortaklar kurulu kararına butlan veya iptal davasının açılamayacağını, olumlu oy kullanan davacının iptal talebinde bulunma hakkının ve sıfatının bulunmadığını, anılan kararın 4 kişiden oluşan müdürler kurulunun çoğunluğunu oluşturan 3 müdür tarafından alındığından usul ve yasaya uygun olduğunu, 07.12.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararının yasada belirtilen butlan hallerini taşımadığını, 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinde belirtilen butlan halleri olmadığı gibi aynı Kanun'un 445 ... maddesinde belirtilen iptal sebeplerinin de mevcut olmadığını, genel kurul toplantısına katılan, muhalefetini zapta geçirtmeyen ve karara olumlu oy kullanan davacının dava açma hak ve yetkisi (sıfatı) bulunmadığını, genel kurul ... usullerinin yasaya uygun olarak yapıldığını, davacının genel kurul toplantı tutanağının değiştirildiği iddialarının gerçeğe aykırı ve asılsız olduğunu, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde olmadığını ayrıca 02.03.2019 tarihli 25 numaralı ortaklar kurulu kararı ile yasal olarak yılın ilk 3 ayı içerisinde yapılması zorunlu olan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 30.03.2019 tarihinde yapılmasına karar verildiğini ve kararın davacıya iadeli taahhütlü mektup ile tebliğ edildiğini, tebliğe rağmen davacının olağan genel kurul toplantısına katılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının toplantıya usulüne uygun olarak çağrılmaması, davacının vekili vasıtasıyla toplantıya katılmasına ve kararların alınmasına engel bir durum oluşturmadığının anlaşıldığı, hatta genel kurulda tüm kararlar oy birliği ile alındığından toplantıdaki çağrıdaki usulsüzlüğün sonuca bir etkisi olmadığı yönünde mahkememizde bir kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı müteveffa vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı müteveffa vekili istinaf dilekçesinde özetle; limited şirkette müdürler kurulunu toplantıya çağırma yetkisi müdürler kurulu başkanına ait olduğundan müdürler kurulu başkanı dışındaki diğer müdürlerin doğrudan müdürler kurulunu toplantıya çağıramayacağını, 19.11.2018’de yapılan müdürler kurulu toplantısı için müdürler kurulu başkanı müvekkil tarafından yapılmış bir ... bulunmadığını, ayrıca mahkemeden müdürler kurulu toplantısı yapılması yönünde alınmış bir karar da olmadığı gibi müdürler kurulu başkanı müvekkilinin 19.11.2018 tarihinde yapılan müdürler kurulu toplantısından haberi ve alınan kararların altında imzası olmadığını, genel kurul toplantısına yapılan ... ve ilanın hukuka aykırı olduğunun yerel mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile açıkça sübut bulduğunu, ... ve ilan süresinin kanuna aykırı olduğunu, genel kurul toplantı çağrısının şirket internet sitesinde yayınlanmadığını, genel kurul toplantı çağrısının ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantı günü ile gündem ve ilanın ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça genel kurula çağrının usulsüz olduğu iddia edilmiş ve bu husus yokluk veya butlan ya da bir iptal sebebi olarak ileri sürülmüşse de, toplantıya şirketin tüm ortaklarının katıldığı ve ortaklarca toplantının şekline ilişkin bir itirazda bulunulmadığı ve toplantının sonuna kadar da ayrılmadıkları, bu durumda, 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla limited şirketler hakkında da uygulama kabiliyeti bulunan aynı Kanun'un 416 ncı maddesindeki tüm şartların somut olayda oluştuğu, çağrının usulsüz olduğundan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantısının yapılması için alınan 19.11.2018 tarihli müdürler kurulu kararının yok hükmünde/batıl olduğunun düşünüldüğünü, limited şirkette müdürler kurulunu toplantıya çağırma yetkisinin müdürler kurulu başkanına ait olduğunu, müdürler kurulu toplantısı için müteveffa tarafından yapılan bir ... bulunmamakla birlikte yapılan toplantıdan haberinin ve kararın altında imzasının olmadığını, genel kurul toplantısına yapılan ... ve ilanın hukuka aykırı olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, çağrının şirket internet sitesinde yayınlanmadığını ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantı günü ile gündem ve ilan ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket müdürler kurulu kararının ve genel kurul kararlarının yokluk veya butlanının tespiti, olmadığı takdirde genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesi, 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı mirasçıları ..., ... ve ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.