T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/473 Esas KARAR NO : 2025/1950 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/794 Esas- 2022/803 Karar TARİH : 12/10/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/473 Esas KARAR NO : 2025/1950 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/794 Esas- 2022/803 Karar TARİH : 12/10/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... Ayakkabı Ve Tekstil Ürünleri San. Tic. A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının dava dışı ... Ayakkabı ... A.Ş.'ye borcu olduğunu, dava dışı ... Ayakkabı ... A.Ş. tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından iş bu alacağın Üsküdar 30. Noterliği'nin 25/03/2019 tarihli temliknamesi ile dava dışı ... Ayakkabı ... A.Ş.'den temlik alındığını, davalının icra takibine yetki yönünden itiraz etmesi neticesinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini ve Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası üzerinden kayıt gördüğünü, davalının iş bu irca takibine de itiraz etmesi neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih 2021/794 Esas- 2022/803 Karar sayılı kararında;"Dava, İİK m.67'de düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Dava dosyasına celp edilen Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün...Esas (yetki itirazı nedeniyle geldiği yer İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü ... Esas) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; temlik eden alacaklı ... ... AŞ tarafından davalı borçlu aleyhine 21/03/2019 tarihinde ilamsız yolla, cari hesaba dayalı olarak, 70.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10 faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, temlik eden alacaklı tarafından Üsküdar 30. Noterliği'nin 26/03/2019 tarihli temliknamesi ile takibe konu alacağın davacıya temlik edilmiş olması nedeniyle davacının süresinde olmak kaydıyla iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu görülmüştür. İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti için cari hesap ile taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğinden mahkeme 6100 sayılı HMK m.222 gereği resen taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ve taraf ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkeme m.266 gereği resen bilirkişi incelemesi yaptırma yetkisine sahiptir. Bu kapsamda mahkememizin 27/04/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile taraf defter ve belgelerinin 24/05/2022 tarihinde saat 14:30'da incelenmesi için duruşmada hazır bulunan davacı vekiline "6100 sayılı HMK m.222/1 gereği taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini, incelemenin yapılacağı 24/05/2022 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına (davacı vekiline ihtarat yapıldı, davalıya tebliğine), " karar verilmiş olmasına ve bu ara kararın davalıya 14/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmeyerek ibrazdan kaçındığı görülmektedir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dışı temlik eden şirketin ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı için sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olmadığı, keza takip konusu alacağa yönelik bir mal alım satım ilişkisinin de temlik eden dava şirket defter kayıtlarında yazılı olmadığı ancak dava dışı temlik eden şirketin ticari defter kayıtlarına göre her bir 35.000,00 TL olan iki adet senedin 70.000,00 TL olarak temlik eden dava dışı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyası ve takip dosyası incelendiğinde, takibin cari hesap sebebine dayalı olarak başlatıldığı, temlik eden 3. kişinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olmaması ve buna rağmen temlik eden 3. kişi defter kayıtları itibariyle takip dosyasına konu edildiği üzeri cari hesap ilişkisine dayalı bir alacağın mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen kararın, hukuka, yasaya ve usule aykırı olup bozulması gerektiğini, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında usul uygun tutulmadığı belirtilen dava dışı ... şirketine ait ticari defterlere ilişkin, dosyada mevcut bilirkişi raporunun 2.sayfasında, "Ticari Defter kayıtlarının düzenli, yasalara ve muhasebe tekniğine uygun olarak, zamanında işlenmiş olduğu, yılsonu - yılbaşı devir kayıtları ile ticari defterlerinin, birbirini teyit ettiği tespit görülmüştür." denildiğini, bilirkişi raporunda dava dışı ... şirketine ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirtildiğini;Bilirkişi raporunda dava dışı ... şirketinin 2018 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu belirtilmesine rağmen, cümlenin devamında "2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının olmadığı kanaatine varılmıştır." denildiğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğu bilirkişi raporundan çok açık bir şekilde anlaşılmasına rağmen, çelişki içeren bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka, yasaya ve usule aykırı olduğunu; Sunulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfının olduğunun kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğini, işbu dosya kapsamında kendileri tarafından sunulan dava dışı şirkete ait kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarının, kendileri lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, çünkü davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı gibi kendileri tarafından sunulan defter kayıtlarının aksini gösterir kesin delil de sunmadığını, bu nedenle kendileri tarafından sunulan, dava dışı şirkete ait usulüne uygun tutulan ticari defterlerin kendileri lehine delil kabul edilmesi gerektiğini; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında, "dava dışı temlik eden şirketin ticari defter kayıtlarına göre her bir 35.000,00 TL olan iki adet senedin 70.000,00 TL olarak temlik eden dava dışı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir." denildiğini, yine dosyada mevcut bilirkişi raporunda da dava dışı şirketinin ticari defterlerine göre ... yevmiye madde numaralı 31.03.2018 tarihli kayda göre dava dışı ... şirketinin, biri 2019 Şubat ayı vadeli ve diğeri 2019 Mart ayı vadeli olmak üzere her biri 35.000,00 TL tutarlı toplam 70.000,00 TL tutarlı avans mahiyetinde 2 adet senedi davalıya verdiğinin kayıtlandığının belirtildiğini;Bilirkişi raporundan, dava dışı ... şirketine ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve dava dışı ... şirketine ait ticari defterlere göre davalının ... şirketine borçlu olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, kendileri tarafından sunulan dava dışı ... şirketine ait ticari defterler kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulduğu için kendileri lehine delil olarak kabul edildiğini, sunulan ticari defterler ile iddialarının ispat edildiğini, ticari defterlerin doğru olmadığının davalı tarafça sunulacak kesin delil niteliğindeki belgelerle ispat edilmesi gerektiğini ancak davalı tarafın, dava dışı ... şirketine ait ticari defter kayıtlarının aksini ispata elverişli kesin delil sunamadığını;Bilirkişi raporundaki çelişkili beyana itibar edilerek usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerin, usulüne uygun tutulmadığı yanılgısıyla sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın, dosyada mevcut delil durumu itibariyle maddi gerçeğe, hukuka, yasaya ve usule aykırı olduğunu beyanla İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/794 Esas, 2022/803 Karar sayılı kararının hukuka, yasaya, usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğunun tespit edildiği, aksi yönde geçen ifadenin hatalı olduğu, buna rağmen Mahkemece defterlerin usulüne uygun şekilde tutulmamış olduğundan bahisle red kararı verildiği, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve davacının defterlerinde alacak sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; davacı tarafın alacağın temliki sözleşmesi ile alacaklı sıfatını kazandığı icra takip dosyasında, takibin dayanağı olarak "cari hesap alacağı" açıklamasının yapıldığı, herhangi bir faturaya dayanılmadığı, davacının, davalı ile temlik eden dava dışı ... Ayakkabı ve Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. arasında ticari ilişki olduğunu iddia ettiği, Mahkemece HMK'nın 222. maddesi gereği tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi inceleme yapılmasına karar verildiği, verilen ara kararda ticari defterlerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesi halinde, diğer tarafın defterlerindeki kayıtların kendi lehine delil kabul edileceğinin ihtar edildiği, bu ara kararın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davacıya temlik edenin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; 2018 yılı defteri kebir ile envanter defterinin e defter olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı ve usulüne uygun şekilde tutuldukları belirtildikten sonra delil vasıflarının olmadığının açıklandığı, defterlerde davacının 35.000 TL bedelli iki adet senet nedeniyle alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda yer alan, davacının (temlik edenin) ticari defterlerinin delil vasfında olmadığına dair ifade, kendinden önceki tespitler ile çeliştiğinden, Mahkemece raporun bütünün değerlendirilmesi ile sonuca gidilmesi veya e defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin dosyaya ibrazı ile usulüne uygun şekilde tutulmuş olup olmadıklarının tespit edilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeksizin davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmamış olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı ise de, davacının temlik aldığı dava dışı şirketin kayıtlarındaki alacağın faturaya değil, senet kaydına dayandığı, taraflar arasında bulunduğu iddia olunan ticari ilişkinin vasfına ve davacıya temlik edenin ticari defterlerindeki kayda göre senetlerin avans olarak verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından ne senet asıllarının, ne senetlerin davalıya teslim edildiğine dair bir teslim belgesinin ne de senetlerin davalı tarafından tahsil edildiğine dair bir delilin sunulmadığı, davacıya temlik edenin ticari defterlerinde senet bedellerinin ödendiğine dair bir kayıt da bulunmadığı, bu hali ile davacıya temlik edenin ticari defterlerinde yer alan kayıtların birbirini doğruladığından bahsedilemeyeceği ve ticari defterler usulüne uygun şekilde tutulmuş olsa bile HMK'nın 222. maddesi uyarınca, salt davacının ticari defter kayıtlarına göre alacağın ispat edilemeyeceği ve Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri haksız bulunmuş, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.