İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin gümüş takı eşyası imalatı ve ihracatı yaptığını, ABD'de yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/10/2019 tarihli 19.532,28-USD tutarlı fatura konusu gümüş ürünlerini sattığını, bu ürünlerin alıcıya sevkinin davalı tarafından üstlenild…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2085 KARAR NO : 2025/1697 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/02/2022 NUMARASI : 2020/392 Esas 2022/92 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 01/07/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin gümüş takı eşyası imalatı ve ihracatı yaptığını, ABD'de yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/10/2019 tarihli 19.532,28-USD tutarlı fatura konusu gümüş ürünlerini sattığını, bu ürünlerin alıcıya sevkinin davalı tarafından üstlenildiğini, ürünlerle ilgili dava dışı ...evinden ayar raporu alındığını, 32.020,60 gr. 925 ayar gümüş emtianın alıcıya sevk edilmek üzere 15/10/2019 tarihinde davalı tarafından teslim alındığı, ancak emtianın alıcısına ulaşmadığını, müvekkilinin bir süre bekledikten sonra ABD'de yaptığı araştırmalar neticesinde ürünün kaybolmuş olduğunu anlaşıldığını, ürünleri alıcıya teslim edemeyen şirketin müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, yapılan tüm gümrük ve taşıma masrafları ile ürün bedelinden doğan zararın davalı yanca ödenmesi gerektiğini belirterek kaybolan emtia nedeniyle şimdilik 2.000-USD ve taşıma için yapılan masraflar için şimdilik 500-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 08/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebini zayi olan eşya için 19.532,28-USD'ye, taşıma ücreti için 2.120,14-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı yanın kapalı ambalaj içerisinde müvekillerine verdiği yüklerin içeriğinin taşıyıcı tarafından bilinemeyeceğini, 30.05.2017 tarihli sözleşme ile davacının taşıma koşullarını kabul ettiğini, bu doğrultuda gönderi içerisindeki gümüş takı değerinin 500-USD limitini geçemeyeceğini, davanın konusunun uluslararası hava taşıması olup ihtilafın taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi hükümleri ile Türkiye'nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını, Montreal Sözleşmesinin 22/3. maddesi uyarınca özel bir fayda beyanı bulunmadığı veya durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe taşıyıcının sorumluluğunun taşınan eşyanın brüt ağırlığının kilogramı başına 19 SDR ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça davalıya taşınmak üzere teslim edilen emtiaların hava taşıma konşimentosundan anlaşıldığı üzere 35 kg ağırlığında olduğu, davacı tarafça bu emtiaların ABD'de bulunan şirkete gönderilmek üzere kapalı ambalaj şeklinde davalıya teslim edildiği, ancak davacı tarafça haricen ... Evi isimli firmaya yaptırılan tespite göre emtiaların 32.020,60 gr ağırlığında 925 ayar gümüş cinsli emtia olduğunun belirtildiği, dosyada mevcut konşimento ve taşıma belgelerinden dava konusu emtialar konusunda davalıya özel fayda beyanında bulunulmadığı, emtiaların sigortalanmadığı, teslim edilen kıymetli maden cinsindeki emtianın kapalı paket içerisinde teslim edildiği, mevzuat hükümlerine göre taşıyıcının gönderinin içeriğini kontrol etme yetkisinin bulunmadığı, emtiaya ilişkin faturanın bilinmesinin özel fayda beyanında bulunulduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle davacının aksi yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, Montreal Konvansiyonunun 22/3.maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun kg başına 19 ÖÇH (SDR) tutarıyla sınırlı olduğu, Konvansiyonun pervasızca hareket ve ağır kusur durumunda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı yönündeki 22/5. maddesinin yolcu ve bagaj taşımaları hakkında geçerli olduğu, somut olaya uygulanma koşullarının bulunmadığı, davalı taşıyıcının 665 SDR X 1.37097-USD = 911,65-USD ile sorumlu olduğu, yine gönderinin kaybedilmesi nedeni ile davalı tarafa ödenenen gönderi ücretinin iadesi gerektiği, dava dilekçesi ile talep edilen 2.000-USD tazminat bedelinin, talep edilebilecek tazminat miktarının 911,65-USD olması neden ile fazlaya ilişkin 1.088,35-USD kısmın esastan reddi gerektiği, ıslah yolu ile artırılan 15.532,28-USD talep kısmı yönünden ise ıslah tarihi itibariyle Montreal Sözleşmesinin 35.maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 911,65-USD tazminatın 15/10/2019 tarihinden itibaren 3095 S.K.'un 4/A mad gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatlarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kargo ücreti olarak ödenen 2.120,14-TL'nin 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 1.088,35-USD'lik kısmın esastan, ıslah yolu ile talep edilen 15.532,28-USD'lik kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; müvekkili şirketin dava konusu gönderiye ilişkin aldığı ayar raporu ile gönderinin toplam 32.020,60 gr ağırlığında 925 ayar gümüş ürünü olduğunun tespit edildiğini, emtianın gerekli ölçümler yapılmak suretiyle mühürlü bir şekilde davalıya teslim edildiğini, ürünün içeriğinin ne olduğu hususunun faturada açıkça yazdığı gibi davalı personeline telefonla bildirildiğini, müvekkili tarafından yaptırılan gümrük işlemleri sonucunda düzenlenen gümrük evraklarının davalıya teslim edildiğini, gümrük evraklarının davalının elinde olmadan ürünlerin ihraç edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete verilen sorgu numarası yapılan araştırmada kargonun davalının Los Angeles'deki biriminde olduğunun tespit edildiğini, davalının taşınan emtianın ne olduğunun bilmemesinin mümkün olmadığını, 19.532,28-USD değerindeki emtianın davalının elinde kaybolarak alıcısına teslim edilemediğini, kayba hiç bir açıklama getiremeyen davalının ağır kusurlu olması nedeniyle sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, taşımadan önce ... isimli firma tarafından emtiaların incelendiğini, bu firmanın kıymetli maden ve taş analizine ilişkin Tebliğ uyarınca faaliyet gösteren ve düzenlediği belgeler resmi nitelikte olan bir firma olduğunu, kargo şirketleri tarafından ürün içeriği ve değeri sorulmadan taşıma yapılmadığını, gümrük beyan formu olmadan emtianın yurt dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını, davalının kargo içeriğine ve değerine hiç bir süreçte itiraz etmediğini, TOBB tarafından düzenlenen 15/10/2019 tarihli GSP Sertifikasında ürünlerin orjinal gümüş eşyası olduğunun belirtildiğini, gönderi içeriğinin faturada belirtilen ağırlıkta, nicelikte ve değerde olduğunun resmi kurumlar tarafından teyit edildiğini, davalıya verilen diğer evraklar içeriğinde gönderinin ne olduğunun açıkça belirtildiğini, değer ve fayda bildirimlerinin belirli bir şekle bağlı olmadığını, hem ...'de hem de Montreal Konvansiyonunda taşıyanın ve adamlarının ağır kusurunun sınırlı sorumluluğu kaldırdığını, arabulucuya başvurulması ile zamanaşımının kesildiğini, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; taşıma ücretinin davacıya iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksi takdirde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken taşıma tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, yine hasar bedelinin karar tarihinde belirlenmesine rağmen ürünlerin taşımaya teslim edildiği tarihten itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığını, TTK'nın 855. maddesinde 1 yıl süreli zamanaşımı bulunduğunu, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı tarafından Amerika'daki alıcıya satışı yapılan emtianın davalı tarafından yapılan taşıması sırasında zayi olmasından kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı tarafından Los Angeles/Amerika'da yerleşik alıcı ... isimli firmaya 15/10/2016 tarihli faturada belirtilen toplam 32.020,06 kg ağırlığındaki 925 ayar gümüşten mamul mücevher eşyasının 19.532,28-USD tutarla FOB teslim şartı ile satışının yapıldığı, ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı, davalının emtianın alıcıya sevki için kapıdan kapıya kargo taşımasını üstlendiği, emtianın davalı kargo şirketine teslim edildiği, gümrük işlemlerinin davacı tarafından yaptırıldığı, gönderinin nakliye sırasında kaybolduğu hususu ihtilaf dışı olup, mahkemece Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğu hükümleri gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı her iki tarafça da istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Uyuşmazlık; taşımaya konu gönderi içeriği ve davalının sorumlu olduğu miktardan kaynaklanmaktadır. Davaya konu taşıma ABD-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Montreal Konvansiyonunun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında yükün zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 SDR (28/12/2019 tarihinden itibaren 22 SDR, 28/12/2024 tarihinden itibaren 26 SDR)ile sınırlıdır. Böyle bir bildirim yapılmadığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumludur.Davacı tarafından dava dışı alıcıya FOB teslim şartı ile satış söz konusu ise de ödemenin mal mukabili yapılacağı kararlaştırıldığı gümrük beyannamelerinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mal alıcıya teslim edilinceye kadar davacı satıcının mal üzerinde menfaati devam edeceğinden davacının aktif husumeti bulunmaktadır. Eldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi zayi olgusuna bir açıklama da getirilmemiştir. Bununla birlikte taşıyıcının sorumluluğu Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, emtia taşıyıcıya verilirken göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi halidir. Somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme yapılmamıştır. Gümrük mevzuatı bakımından emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup, emtianın değeri özel değer bildirimi değildir. Yine, davalı taşıyıcının taşıma sırasında fatura ve davacının düzenlettiği ayar raporundan haberdar olması, özel değer bildirimi yapıldığı anlamına gelmemektedir. Davacı tarafça davalının fatura içeriğini bildiği ileri sürülmüş ise de teslim edilen kıymetli maden cinsindeki emtianın kapalı paket içerisinde mühürlü olarak teslim edildiği davacının kendi beyanı ile sabittir. Diğer taraftan emtianın zararı daha fazla olsa bile davalı hava taşıyıcısı kayıp halinde ağır kusuru mevcut olsa dahi sınırlı sorumluluk hükümlerine tabidir. Konvansiyon da yük taşıması için ağır kusur halinde sınırsız sorumluluk öngörülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava, Konvansiyonun 35. maddesinde öngörülen süre içinde açıldığından mahkemece fazla talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde değil ise de fazla talebin taşıyıcının sınırlı sorumluluğu nedeniyle her halükarda reddi gerektiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Bunun dışında davalı, teslim koşulunu gerçekleştiremediğinden, taşıma için davacıdan aldığı ücreti davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davalının sorumluluğunun yasal dayanağı sözleşmeye aykırılık olmakla birlikte, TBK'nın 114/2. maddesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine uygulanması gerekmektedir. 15/10/2019 tarihinde taşımaya teslim edilen yükün akıbeti ile ilgili herhangi bir açıklama yapmayan davalının ağır kusurlu olduğu, sınırlı sorumluluğun ise ürünlerin taşıma için davalıya teslim tarihindeki SDR karşılığı üzerinden hesaplandığı dikkate alındığında davalının faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerince ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025