11. Hukuk Dairesi 2010/5961 E. , 2011/16580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2008 tarih ve 2007/247-2008/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2010/5961 E. , 2011/16580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2008 tarih ve 2007/247-2008/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin interaktif bankacılık şifresinin tanımadığı üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek, davalı bankanın Organize Sanayi Çiftliği şubesinde bulunan hesabından toplam (15.000) TL'nın başka hesaba aktarılmak suretiyle çekildiğini, gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve özeni göstermeyen davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, hesaptan çekilen (15.000) TL'nın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının bankayla imzalanan “Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi”ne aykırı davrandığını, şifre ve parolaların 3. kişilerin eline geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tek kullanımlık şifre (şifrematik) uygulamasını ve elektronik imza kullanımını zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın, üzerine düşen ek güvenlik tedbirlerini tam olarak gerçekleştirmemesi nedeniyle, davacının ise müşteri numarası şifre ve parola gibi bilgilerin korunmasında gerekli özeni göstermemek ve internet üzerinden gelebilecek saldırılara karşı yeterli düzeyde bir güvenlik sistemine sahip olmamak suretiyle zararın oluşumunda % 50 oranında kusurlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ( 7.500,00) TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı; taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Somut olayda, davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nederlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 334,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.