15. Ceza Dairesi 2012/16397 E. , 2014/3003 K. "" Tebliğname No : 11 - 2010/153143 MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 28/10/2009 NUMARASI : 2009/22 (E) ve 2009/1013 (K) SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı …
**15. Ceza Dairesi 2012/16397 E. , 2014/3003 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 11 - 2010/153143 MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 28/10/2009 NUMARASI : 2009/22 (E) ve 2009/1013 (K) SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; Katılanın tanık İ.. A..'ya sattığı taşınmaz karşılığında aldığı üç adet bonodan sonuncusunun yanında çalışan sanık A.. K.. tarafından bankaya götürülüp 265.000 TL'nin bankadan tahsil edilmesine rağmen, sanığın 100.000 TL'sini katılana verip kalanının banka tarafından ödenmediğini söyleyerek, bakiye 165.000 TL'yi uhdesinde tuttuğu iddia olunan olayda;