T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2209 - 2025/2403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2209 KARAR NO : 2025/2403 T Ü R K M İ L L E T İ ... D I N ... K ... R ... R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/296 E. - 2023/233 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2209 - 2025/2403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2209 KARAR NO : 2025/2403 T Ü R K M İ L L E T İ ... D I N ... K ... R ... R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/296 E. - 2023/233 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/296 Esas - 2023/233 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan dava konusu başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da tescil edilemeyeceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-7529 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı süresinde davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının 2001/17949 , 2003/33761 sayılı ve "şekil+... ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının çatı markası ... ibaresi olmakla beraber bu markadaki gerek yuvarlak içindeki "..." asli ibaresi, gerekse markadaki mavi, kırmızı ve beyaz renk tonlarının davalı markasında da görsel şekilde belirgin olarak yer aldığından davalının davacı markasına yaklaşma/yakınlaşma çabası içinde olduğu, dava konusu edilen 29. ve 30. sınıflardaki tüm mallar yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 29. ve 30. Sınıflardaki tüm mallar yönünden ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının 2001/17949 , 2003/33761 sayılı ve "şekil+... ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının 2001/17949 , 2003/33761 sayılı ve "şekil+... ..." ibareli 29. ve 30. sınıflardaki tüm mallardan satın almak/yararlanmak isterken davalının "şekil+..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının " şekil+... ... " ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu, davacının SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının ise ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2022-M-7529 sayılı YİDK Kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu markanın ihtiva ettiği özgün şekil, kullanılan renkler ve kompozisyonu ile davacının mesnet markalarından belirgin şekilde farklılaştığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını, mahkemece bilirkişi raporunun değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, mahkemece alınan bilirkişi raporunda markalar arasında iltibas bulunmadığının açıklandığı, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmeme sebebinin açıklanmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." harfinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlandığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, işlem dosyasının incelenmesinden davacının dava konusu başvuruya 99/018987, 2001/17949, 2003/33761, 2007/26466, 2007/15028 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, başvuru sahibi davalının karşı görüşünde davacının itirazına mesnet markalarına karşı kullanım ispatı talebinde bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının 2007/26466 sayılı markası kapsamında başvurunun tescil edilmek istendiği 29 ve 30 sınıf malların yer almadığı, 2007/15028 sayılı markanın da dava konusu başvuru ile benzer olmadığı, diğer davacı markalarının ise dava konusu başvuru ile benzer olduğu, davacının bu markalarını et ürünlerinde kullandığını ispatladığı, bu nedenle dava konusu başvuru kapsamında 29/1 sınıfta yer alan mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu başvuru kapsamından 29/1 sınıfta yer alan malların çıkarıldığı, bu karara karşı sadece dava konusu başvuru sahibi davalının itiraz ettiği, davalının itirazının ise, davacının 99/018987, 2001/17949, 2003/33761 sayılı markaları ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu YİDK kararı ile kabul edildiği ve başvuruya 29/1 sınıf malların iade edildiği, dava konusu başvuru sahibi davalı süresinde davaya cevap vermediği gibi kullanmama def'inde de bulunmadığı, bu duruma ve mahkemenin kabulüne göre, davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından uyuşmazlığın davacının 2001/17949, 2003/33761 sayılı markaları ile dava konusu başvuru arasında 29/1 sınıf mallar bakımından, hükümsüzlük istemi bakımından ise dava konusu başvuru kapsamında 29 ve 30 sınıfta yer yer alan tüm mallar bakımından iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, dava konusu "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2001/17949, 2003/33761 "şekil+... ..." ibareli markalar arasında gerek YİDK kararının iptali istemi bakımından uyuşmazlık konusu olan 29/1 sınıf mallar gerekse de hükümsüzlük istemi yönünden uyuşmazlık konusu olan 29 ve 30 sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira uyuşmalık konusu malların davacının anılan markaları kapsamında aynen yer aldığı, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan ".../..." harflerinin ayırt ediciliği düşükse de markalar arasındaki benzerliğin sadece ".../..." harflerinin ortak olarak yer almasından kaynaklanmadığı, dava konusu başvuruda kullanılan renklerin ve tertip tarzının, davacının anılan markalarında kullanılan renkler ve tertip tarzı ile oldukça benzer olduğu, uyuşmazlık konusu malların gıda malları olması ve bu malların tüketicisinin malları satın almak için ayırdığı süre ve dikkat düzeyi dikkate alındığında markalar arasındaki benzerlik düzeyinin iltibasa neden olacağının kabulü gerektiği, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle davacının itirazına mesnet 2001/17949, 2003/33761 sayılı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalılar ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.