7. Hukuk Dairesi 2013/3908 E. , 2013/4855 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsam…
**7. Hukuk Dairesi 2013/3908 E. , 2013/4855 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı apartmanda kaloriferci olarak çalıştığını, 03.02.2012 tarihinde iş akdinin haksız yere feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının 2011 yılında 3, 2012 yılında ise 4 aparmanın kaloriferini yaktığını, kendisinin nedensiz olarak işi bıraktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacının hizmet döküm cetveline göre mevsimlik çalışmalar yaptığı, işveren tarafından haklı nedenin ispatlanamadığı, yıllık izinlerin kullandırılmadığı, 15 yılı aşkın bir süre bir işyerinde çalışan kalorifercinin alacaklarını tahsil etmeden işyerinden kendi özgür iradesi ile ayrılması, emeği ile geçinen biri kaloriferci için mümkün olmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin davalı işveren tarafından sonlandırıldığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı ve bunun sonucunda davacının yıllık izin ve fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. ./... 2013/3908-4855 S.2 Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer dönemlerinde iş sözleşmelerinin, ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektirdiği işler mevsimlik iş olarak değerlendirilir. 4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanamaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi İş Kanununun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda davacı davalı apartmanda yaklaşık 16 yıl kaloriferci olarak çalışmıştır. Davacı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve fazla mesai alacaklarının ödenmediğini belirterek bu alacaklarını talep etmiştir. Davacının yaptığı işin niteliği gereği yazın çalışmasının olmayacağı aşikardır. Hizmet döküm cetveli de bu tespiti doğrulamaktadır. Davacının kendi tanıkları dahi yazın serbest olduğu belirtmişlerdir. Hal böyle olunca davacının mevsimlik işçi olduğu ve yıllık izne hak kazanamayacağının kabulü gerekirken yıllık izin alacağının hüküm altına alınması isabetsizdir. Ayrıca, mahkemece davacının taraflar arasında imzalanan kısmı süreli sözleşme uyarınca 2008 yılından sonrası için fazla mesai alacağının olmadığı öncesinde ise haftalık 21 saat fazla mesai alacağının olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 09.10.2008 tarihli kısmi süreli sözleşme uyarınca davacının çalışma gün sayısı 20 ve aylık çalışma saati 150 olarak gösterildiğinden günlük ./... 2013/3908-4855 S.3 çalışma saati 7.5 saate tekabül eder. Ayrıca dosya kapsamındaki ihtarnamelerden anlaşılacağı üzere davacı 2008 yılından itibaren başka apartmanlarda da çalışmaya başladığından fazla mesai alacağının olmadığının kabulü isabetli olmuştur. Davacı tanıkları davacının 6-7 gibi işe başlayıp gece 24'e kadar çalıştığını belirtseler de bu çalışmanın belirtilen saatler arasında sürekli olmaması işin niteliği gereğidir. Davalı tanıklarından Serhat Kenan Dünya’nın davacının kesinlikle tam süreli çalışmadığı beyanı ve davacının kalorifercilik yanında apartmanda başka bir iş yaptığını da ispatlayamamış olması karşısında yaptığı işin niteliği de göz önüne alınarak 2008 yılından önceki çalışma dönemi yönünden de fazla mesai yapmadığının kabulü gerekirken yanlış değerlendirme sonucu bu dönemle ilgili fazla mesai alacağının kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.