4. Ceza Dairesi 2010/2257 E. , 2010/2340 K. "İçtihat Metni" Hakaret, tehdit suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 125/1, 129/1, 106/l-2.cümle,62/l, 50/3,52/2. maddeleri uyarınca 500 ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın sabıka kaydında yer alan ... 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/7696 esas sayılı dosyasındaki erteli cezası konusunda ihbarda bulunulmasına dair ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2009 tarihli ve 2009/440 esas, 2009/1247 sayılı kara
**4. Ceza Dairesi 2010/2257 E. , 2010/2340 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret, tehdit suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 125/1, 129/1, 106/l-2.cümle,62/l, 50/3,52/2. maddeleri uyarınca 500 ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın sabıka kaydında yer alan ... 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/7696 esas sayılı dosyasındaki erteli cezası konusunda ihbarda bulunulmasına dair ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2009 tarihli ve 2009/440 esas, 2009/1247 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 23.12.2009 gün ve 72981 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 gün ve 6270 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Dosya kapsamına göre; Tebliğnamede “1- 5237 sayılı Kanun’un 50/2. maddesi uyarınca “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adil para cezasına çevrilmez.” hükmü dikkate alınmadan, seçimlik cezalardan hapis cezaları seçildiği halde, hapis cezalarının paraya çevrilerek hükmolunmasında, 2-5237 sayılı Kanun’un 106/1-2.cümlesinde yer alan seçimlik cezalardan hapis para cezasının alt sınırının gösterilmemiş olması karsısında, adli para cezasının seçilerek aynı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca beş gün adli para cezası üzerinden hüküm kurulmasının sanığın lehine olduğunun gözetilmemesinde, 3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin 7. fıkrasında “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” hükmü uyarınca özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezasının aynen infazına karar verilebileceği, anılan maddede ise erteli para cezalarının aynen infazı konusunda bir hüküm bulunmaması karşısında, erteli para cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5237 sayılı TCY’nın 50/2. maddesinde, “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez;”61.maddesinin 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 1. maddesiyle eklenen 9. fıkrasında, “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz;” aynı Yasanın 51/7. maddesinde ise, “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir ” hükümleri yer almıştır. Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin seçimlik ceza öngören TCY.nın 125/1. maddesinde ve 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde belirtilen hapis cezaları tercih edilmiş ve her iki suçtan diğer yasa maddelerinin de uygulanması suretiyle ayrı ayrı 25 gün hapis cezasına hükmolunmuş ve bu cezalar TCY’nın 50. ve 52. maddeleri uyarınca adli para cezasına dönüştürülmüştür. Tebliğnamenin (1) numaralı bendinde de belirtildiği üzere suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez. Uygulanan yasa maddelerinde hapis ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmüş olması ve mahkemenin hapsi tercih etmesi nedeniyle, hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırıdır. Tebliğnamenin (3) numaralı bendinde belirtilen sanığın önceki erteli cezasının adli para cezası olması karşısında, TCY’nın 51/7. maddesi uyarınca önceki cezanın ancak hapis olması durumunda infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceğinin gözetilmemesi de hukuka uyar nitelikte değildir. Tebliğnamenin (2) numaralı bendinde belirtilen hususa gelince; TCY’nın 61. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 1. maddesiyle eklenen 9. fıkrası gereğince, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamayacağından, suç tarihinin 18.12.2007 olduğu da gözetilerek 125/1. ve 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan seçimlik adli para cezalarının alt sınırının Yasanın 52/1. maddesinde öngörülen 5 gün değil, 61/9. madde ve fıkrası gereği 125/1. maddede 90 gün, 106/1- 2. Cümlesinde ise Aynı Yasanın 49. maddesi göndermesi ile 1 ay olduğu açıktır. Bu nedenle mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Sanık lehine olan 52. madde uyarınca 5 gün adli para cezası uygulanma olanağı da yoktur. ... 1. Sulh Ceza mahkemesinin 14.10.2009 gün ve 2009/440- 1247 sayılı kararının açıklanan nedenlerle Tebliğnamenin 1 ve 3 nolu bentleri bakımından CYY’nın 309. Maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, 2 nolu bent bakımından ise Tebliğnameye aykırı olarak yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, önceki erteli cezanın infazı için ihbarda bulunulmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılmasına, karardaki hukuka aykırılık sanık aleyhine sonuç doğurmayacağından diğer bölümlerin olduğu gibi bırakılmasına 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.