7. Hukuk Dairesi 2011/3531 E. , 2011/3864 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiş…
**7. Hukuk Dairesi 2011/3531 E. , 2011/3864 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmünde de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının resen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmış, müracaata kalmış davaların yenilenmesi halinde de bu hükmün uygulanacağı, kadastro hakiminin devredilen bu dava dosyaları ile 5. madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11. maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptıracağı, ilan süresi bitmeden duruşmaya başlanamayacağı, henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunacağı belirtilmiştir. Bu olguların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istek olmasa bile mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2.maddesinde taşınmaz üzerindeki muhdesatlar yönünden nasıl bir uygulama yapılacağı gösterilmiştir. Toplanan delillerden davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 22.05.2007 tarihinde yapıldığı, taşınmazın tespitine Kandıra Kadastro Mahkemesinin 2007/823 esas sayılı dosyasında muhdesat yönündende itiraz edildiği, görülen davanın ise tespit gününden önce açıldığı ve sonuçlandığı, ne var ki davalı tarafından temyiz edilmekle kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davanın şerh isteminin öncü davası niteliğinde olduğu ve genel mahkemede açılan eldeki dava sonucunda verilen hükmün kadastro tespitinin yapıldığı ve tutanağının düzenlendiği günde henüz kesinleşmediği gözetildiğinde Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken davalardan olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular gözetilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması ve Kadastro Mahkemesinin 2007/823 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi sağlanmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.