T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/213 - 2026/516 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/213 KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2025 NUMARASI : 2024/763 E. - 2025/764 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/11/2025 tarih ve 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/213 - 2026/516 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/213 KARAR NO : 2026/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2025 NUMARASI : 2024/763 E. - 2025/764 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/11/2025 tarih ve 2024/763 Esas - 2025/764 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde personel taşıma işi yaptığını, anılan hizmet karşısında müvekkilinin faturalar düzenlediğini, bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının alacak iddiasının müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya dayalı alacak için takip öncesi faiz işletilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, takip konusu faturaların 02/2021 ve 03/2021 dönemleri hizmet ifasına ilişkin düzenlendiği, davalı tarafın faturalara itirazının bulunmadığı, davalı tarafın savunmasına konu ettiği 01/2021 dönemine ait 3.000,22 TL bedelli akaryakıt giderinin, 1.935,06 TL’sinin 15.01.2021, 1.065,16 TL’sinin 31.01.2021 tarihinde davacının cari hesabından mahsup edildiği, bu nedenle 3.000,22 TL’nin takip konusu faturalara yönelik ödeme olmadığı, davalı tarafından 08.04.2021 tarihinde 8.000,00 TL bedel ile düzenlenen fiyat farkı faturasının, davacı defter kayıtlarında bulunduğu, itiraz veya iadeye konu edilmediği, takip konusu edilen fatura bedellerine ilişkin takip sonrası ve dava öncesi ödeme bulunmadığı, takip konusu asıl alacak tutarı 43.565,60 TL olarak belirlenmiş ise de fiyat farkı faturasının indirim konusu yapılması sonrası davalının davacıya 35.565,60 TL borcu bulunduğu, 08.04.2021 tarihli fatura bedelinin hangi aya veya tutarın ne oranda Şubat ayı ne oranda Mart ayı hizmetine ilişkin düzenlendiği hususunda tespit yapılamadığı, TBK'nın 100, 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde iade edilen fiyat farkı faturasının önceki alacak olan 28.02.2021 tarihli 20.675,20TL'den mahsubunun gerekeceği, temerrüt şartlarının sağlanmaması nedeniyle işlemiş faiz istenemeyeceği, nihayetinde toplam 35.565,60TL asıl alacağın takibinde davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/5040 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 35.565,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin 8.297,68 TL talebin reddine, davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 7.113,12TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesince, icra takibine dayanak faturalara istinaden hiçbir ödeme yapılmadığı ve davanın niteliği değerlendirme konusu yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, bu hükmün hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından icra takibine dayanak teşkil eden faturalara istinaden hiçbir ödeme yapılmadığını, buna ilişkin dosyaya hiçbir belge sunulmadığını, davalı Şirket tarafından tanzim edilen iade faturasının hukuki dayanağının tespit edilmediğini, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı görmezden gelinerek karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu hususunda bir çekişmenin olmadığı, davacı tarafından 02/2021 ve 03/2021 dönemlerine ilişkin faturalara dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından bu faturalara ilişkin bir ödeme yapıldığının ispat edilemediği, bununla birlikte davalı tarafından düzenlenen 8.000,00 TL tutarlı iade faturasının davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturaya itiraz edilmediği gibi iade de olunmadığı, buna göre TBK'nın 100. vd. maddeleri uyarınca söz konusu faturanın en eski tarihli borçtan mahsubunun gerektiği, bu itibarla ilk derece mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 116,60-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 2.429,49-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 607,38-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 1.822,11-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.