İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.07.2007 tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalıya tr…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/597 KARAR NO : 2025/1523 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2021 NUMARASI : 2016/676 Esas - 2021/840 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.07.2007 tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı aracın, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken karşı yönden gelen kamyonete çarpmamak için frene basması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yan olarak devredildiğini ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay sonrası müvekkilinin Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındığını, belirli periyotlarla aynı hastanede, Osmangazi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Özel Eskişehir Sakarya Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, kaza nedeniyle müvekkilinde %43 oranında sürekli maluliyet oluştuğunu, davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davaya konu kazada vefat eden kimsenin olmadığını, 2007 yılında meydana gelen kaza nedeniyle davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kazanın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 14.02.2020 tarihli raporda davacının 09.07.2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması ile kişide tespit edilen, her iki kulakta orta derecede sensorinöral işitme kaybı arasında illiyet bağı kurulamadığı, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü gereğince sürekli maluliyeti bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 14 güne kadar uzayabileceğinin bildirildiği, bu hali ile davacının sürekli maluliyetinin bulunmaması, dava dilekçesinde de açıkça geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmaması nedeniyle "Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece, kaza ile müvekkilinin maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de detaylı inceleme yapılmadığı, yapılan incelemenin davayı aydınlatmaktan uzak olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan ve %43 maluliyeti bulunduğuna dair Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 09.02.2016 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda, davacının 2007 yılında iş kazası geçirdiğini söylediği, 2008 yılında da 1 yıldır işitme kaybı bulunduğu gerekçesi ile başvuruda bulunduğu ancak söz konusu tarihteki anamnezilerinde kaza geçirdiği ile ilgili bir öykü yazılmadığı ve 2008 yılına ait işitme testlerinde solda normal sınırlarda sağda hafif orta derecede mikst-sensorinöral tip işitme kaybı bulunduğunun, kişinin kaza öncesine ait işitme testi bulunmadığından işitme kaybının kazadan sonra gelişip gelişmediğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, kazadan sonraki ilk muayeneye ilişkin Yunus Emre Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda da, çekilen grafilerde patalojiye rastlanmadığı, hayati tehlikesinin bulunmadığı, burun kökünde ve sağ el bileğinde sıyrık olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12.02.2020 tarihli 2042 karar sayılı raporda da; davacıya ait 24.07.2012 tarihli grafilerin incelenmesinde, nazal kemikte kırık sekeli, görüntü alanına dahil temporal kemikler, orta ve iç kulak yapılarında osseöz pataloji izlenmediği, olay tarihli grafilerin dosya kapsamında olmadığı, temin edilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtilerek davacıda mevcut işitme kaybı ile kazadaki yaralanma arasında illiyet bağı kurulamaması nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 14 günü kadar uzayabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu kaza neticesinde davacı hakkında düzenlenen adli raporda kafa travmasından bahsedilmemiş olmasına, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından incelenen 24.07.2012 tarihli grafilerde nazal kemikte kırık sekeli, görüntü alanına dahil temporal kemikler, orta ve iç kulak yapılarında osseöz pataloji izlenmediğinin tespit edilmiş olmasına, bu hali ile davacıda mevcut olan işitme kaybı ile davaya konu kaza arasındaki illiyet bağının ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafça ispatlanamamış olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/10/2025