11. Hukuk Dairesi 2022/4873 E. , 2024/1368 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/143 Esas, 2022/878 Karar DAVALILAR : 1.... 2.... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/614 E., 2020/348 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın d
**11. Hukuk Dairesi 2022/4873 E. , 2024/1368 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/143 Esas, 2022/878 Karar DAVALILAR : 1.... 2.... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/614 E., 2020/348 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalılardan ... arasında akdedilen kredi genel sözleşmelerine istinaden davalıya kredi açılarak kullandırıldığını, davalı diğer borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeleri imzaladıklarını, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu ve diğer davalılar aleyhine ihtarnameler keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçlular aleyhine Malatya İcra Müdürlüğünün 2019/7011 E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden kredi genel sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olarak tanzim edildiğini, davaya konu borcun takibinin davalıların itirazlarının aksine yetkili icra müdürlüğünde açıldığını, söz konusu itirazlar üzerine Malatya Arabuluculuk Bürosu'nun 2019/157 başvuru numarası ile arabuluculuk dosyasından uyuşmazlık tutanağının 24.04.2019 tarihinde imzalandığını, davalıların asıl alacağa, faize ve faiz oranına ilişkin itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek alacağın tahsiline, davalıların kefiller kefaletten kaynaklı hukuki sorumlulukları ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla Malatya İcra Müdürlüğünün 2019/7011 E. sayılı dosyasına yapmış oldukları haksız itirazlarının iptaline, davalıların sorumlulukları oranında %20'den ... olmamak üzere tazminat ödemelerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'nun kefil, ...'in asıl borçlu olduğunu dava dilekçesindeki anlatımın hatalı ve eksik olduğunu, hesabın 07.01.2019 tarihinde kat edildiğini, ilk ihtarın 21.01.2019 tarihinde keşide edildiğini, daha sonra 03.04.2019 tarihinde aynı içerikli ikinci ihtarın keşide edildiğini, ihtarların hiçbirinin davalılara usulünce tebliğ edilmediğini, dava konusu borcun ipotek ile temin edildiğini, davacının aynı içerikte alacağın tahsili için 18.02.2019 tarihinde Malatya İcra Müdürlüğünün 2019/7007 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi takibi başlattığını, olayda temerrüdün oluşmadığını, davalıların Malatya 3. Noterliğinin 24.09.2018 tarih ve 23634 yevmiyeli ihtarı ile davacı bankaya adres bildiriminde bulunduklarını, ihtarların bildirilen adrese gönderilmediğinden olayda temerrüdün oluşmadığını, hesap kat ihtarlarının gönderildiği adreste tebligatı aldığı belirtilen ... ... ile davalılar arasında aynı işyerinde birlikte çalışmanın söz konusu olmadığını, tebligatın gönderildiği adres dava dışı üçüncü kişiye ait olduğunu, ilgili Bakanlar Kurulu Kararına göre davacı bankanın hesap kat tarihini belirlemek üzere sözleşmede belirtilen ödeme vadelerinden itibaren 90 gün geçmesini beklemek, kredi kullananlara yapılandırma çağrısı yapmak zorunda olduğunu, bu ilkelere göre hareket edilmediğini, davalı ... açısından eş rızasının alınmadığından kefaletin geçersiz olduğunu, davacının aynı alacak için hem ipoteğin paraya çevrilmesi hem de ilamsız takip başlatmasının mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas borcun rehin yahut ipotekle temin edilmesinin müteselsil kefil için yapılacak takibe engel olmayacağı, davacı bankanın davalılardan ... ile arasında genel kredi sözleşmesi akdettiği, diğer borçluların ise müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davalıların bildirdikleri adrese ihtarname tabliğinin yapılmadığı, ayrıca M.A.'ya tebliğ edilen tebligatların ...'nun 12.11.2018 ...'in ise 13.09.2018 tarihinde merkez faaliyetlerini terk etmeleri nedeniyle geçersiz olduğu, davalılara yeniden yapılandırma teklifinde bulunulduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı ve davalılara icra takip şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotekli takibin bulunmasının kefilleri kefaletten kurtarmayacağını, borcun hala mevcut olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince asıl borçlu için muacceliyet anında, borcun kefiller için de muaccel olacağını, takibin yetkili icra müdürlüğünde açıldığını, itirazın dayanaktan yoksun olduğunu, işletilen faizin sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davalıların kötü niyetli olduğunu, alacağın likit bulunduğunu, bu nedenle davalıların tazminata mahkum edilmeleri gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın dava konusu Hazine Destekli PGS İşletme Kredisi nedeniyle borçlulardan tazmin talebinde bulunabilmesi için Kredi Garanti Kurumlarınca Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin 2016/9538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararında değişiklik yapılmasına ilişkin 30.01.2019 tarihli 30671 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 681 sayılı kararda belirtildiği üzere; borçlulara yeniden yapılandırma imkanının tanınmış olması gerektiği, davacı banka tarafından yapılandırma teklifinde bulunulduğuna dair bir belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. Kredi Garanti Kurumlarınca Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin 2016/9538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.