T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/2014 KARAR NO : 2025/1295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2024 ESAS NO: 2024/84 KARAR NO : 2024/643 DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/2014 KARAR NO : 2025/1295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2024 ESAS NO: 2024/84 KARAR NO : 2024/643 DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/05/2009 tarihli destek hizmet sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin bitimine kadar davacının edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, 15/05/2008 tarih 5783 sayılı kanunun 24. Maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 81/1-r bendine ilave edilen ve 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminden işveren hissesinin % 5 'lik kısmına isabet eden kısmının hazineden karşılanmasının öngörüldüğünü, buna göre özel sektör işvereni olan davacının hak edişlerinden %5 'lik kısmının kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davacıdan kesilen 94.303,56 TL tutarın 22/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında personel teminine ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, davacı tarafın müvekkile sadece bordrolama hizmeti verdiğini, davacı tarafından temin edilen personelin aslen davalı tarafından çalıştırılmakta olduğunu ve istihdam edildiğini, 5510 sayılı yasa ile getirilen %5 lik kısma isabet eden kısımdan davalının yararlanması gerektiğini, davacıya personel maliyetleri üzerinden %10 kar payı verilmiş olup sözleşmenin kuruluş aşamasında işveren teşvik tutarının müvekkili şirket üzerinde kalacağının tarafların kabülü olduğunu, davalı şirketin asıl işveren olarak sözleşme kapsamında çalışan personelin sigorta prim borçlarından sorumlu olduğunu, davacının taleplerinin kabulünün sebepsiz zenginleşme olacağını savunarak haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''....Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı Kertamsan Temizlik Sos. Hizmetler Ltd. Şti. 'nin faydalanması gereken %5 'lik teşvik priminin bordrolardan mahsubu yapılarak fatura edildiği, dava konusu yıllar için 94.752,35 TL %5 'lik işveren teşvik primi bilirkişi tarafından hesap edildiğinden aralarındaki sözleşme gereği davacı ... Ltd. Şti. 'nin 22/04/2016 (İhtarname tebliğ tarihi) tarihinden itibaren 94.752,85 TL alacağının bulunduğu anlaşılmış olup, davacının ıslah talebi gibi davanın kabulü ile 94.303,56 TL 'nin temerrüt tarihi olan 22/04/2016 ihtarnamenin tebliğ tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine) ''dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde;Davacı ile imzalanan sözleşme gereğince SGK primlerinin işveren hissesi fatura karşılığı davalı tarafından ödendiği, asıl ve tek işverenin davalı olduğu, verilen kararın sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, davacının hakedişinden hiçbir kesinti yapılmadığı, davacıya ödemelerin fatura karşılığı yapıldığı davacının sözleşme süresince ödemelere ihtirazi kayıt ileri sürmediği, kök raporda , 2015 yılı sonunda hesabın borç alacak bakiyesi vermediği, 07.04.2016 tarihinde davacı tarafın 94.303,56 TL fatura düzenlendiği ve dava tarihi itibariyle davacının alacaklı göründüğünün tespit edildiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kararda hükmedilen faiz başlangıç tarihine de itiraz edildiği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hakedişlerden kesilen 5510 sayılı yasanın 81.1. bendi uyarınca yapılan 5 puanlık prim indirimleri tutarının tahsili istemine ilişkindir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, 09.12.2019 tarih ve 2017/274 E 2019/1020 K. Sayılı ilam ide davanın kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairece yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 2020/1923 E 2023/1554 K sayılı ilam ile ''.....Öncelikle, mahkemece cevap dilekçesinde dava konusu uyuşmazlıkla ilgili ve taraflarının aynı olduğu belirtilen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/275 E. ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/281 E. sayılı dava dosyalarını incelenmek üzere dosya arasında alınması gerekmektedir. Ayrıca, davalı vekili tarafından sunulan 09.04.2019 havale tarihli beyan dilekçesinde istinafa konu edilen iş bu dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ile İstanbul 18. ATM'nin 2017/275 E. sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun çeliştiği ifade edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, % 5'lik teşvik priminden faydalanması gerektiği belirtilmiş ise de, davalı tarafça işbu rapora yönelik sunulan itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ek raporda karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinde yer alan hükümler nazara alınarak, denetime elverişli rapor tanzim edilebilmesi amacıyla SGK uzmanı bilirkişi tayin edilerek varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Sonuç itibariyle, açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 09.02.2009 tarihinden 08.02.2012 tarihine kadar yürürlükte kalacağı belirtilen güvenlik hizmet sözleşmesinin “Sözleşme Bedeli ve Ödeme Şekli” başlıklı maddesinde; “4.1. ... tarafından YÜKLENİCİ’nin işbu sözleşme karşılığında vereceği hizmet karşılığında aylık olarak aşağıdaki tabloda belirtilen bedel ödenecek olup, YÜKLENİCİ’nin 2. Ve 3. Yıl vereceği hizmet içinse yıllık TEFE oranını geçmeyecek şekilde taraflarca belirlenmiş bedel ... tarafından yükleniciye ödenecektir.4.2. YÜKLENİCİ her ay Madde 4.1.’de belirtilen net ücretler baz alınacak şekilde personele maaş bordrosu düzenlemekle yükümlüdür. Kanunu yasal kesintiler (SSK primi, gelir vergisi, damga vergisi vb.) ÖGP bordrolarında görülecektir4.3.YÜKLENİCİ Madde 4.1.’de belirtilen toplam tutarda faturayı her ayın son iş gününde kesecektir. Faturanın ...’e tesliminden itibaren 10 (on) gün içinde faturanın ... tarafından kabul edilmiş olması koşuluyla aşağıda belirtilen YÜKLENİCİ’nin banka hesabına ödeme yapılacaktır.'' hükümleri yer almaktadır. TTT NET ile ... arasında düzenlenen 01.07.2009 tarihli hizmet sözleşmesinde ise, ihtiyacı olan ve ilgili iş süreçlerinin niteliği ve detayları ... tarafından belirlenecek ve madde 4'te belirtilen işlerde ve ilgili iş süreçlerinin, niteliği ve detayları ... tarafından belirlenecek olan yöntemlerle gerçekleştirilmesi konusunda gerekli personelin temin edilmesi hizmetinin, yüklenici tarafından sağlanması işi olduğu ve iş bu sözleşmenin taraflarca fesih edilmediği sürece 01.07.2010 tarihine kadar yürürlükte kalacağı belirtilmiştir .Sözleşmenin 5. maddesinde sözleşme bedeli ve ödeme şartları belirtilmiştir. Buna göre hizmet tutarı aşağıda belirtilen prensiplere göre oluşturulacaktır.-personelinin toplam maliyeti =hak edilen brüt maaş +SGK işveren hissesi +işsizlik sigortası işveren hissesi -fatura tutarı=personelin toplam maliyeti +hizmet bedeli +KDV (görevli personel başına aylık olarak talep edilecek hizmet bedeli)Hizmet bedeli =personelin toplam maliyeti x %10'dur. Sözleşmenin bu maddesinde aynı zamanda yüklenicinin bu bölümde belirtilen bedel ve masraflar dışında her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret veya masraf ödenmeyeceği, yüklenicinin işbu sözleşmedeki edimlerini gereği gibi tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesi halinde, ...'in ödemeleri durdurma hakkı olacağı belirtilmiştir.Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları:Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı ... Güvenlik Hizmeleri Ltd. Şti.'nin dava konusu yıllara ait ticari defterlerinin açılışlarının süresinde yaptırıldığı 2009-2010-2011 yılları kapanış tasdiklerinin olmadığı, bu yılların sahibi lehine delil teşkil etme özelliği taşımadığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise, davacının hesaplarının 320 satıcılar hesabında takip edildiği ve hesaptan dava tarihi ile hesap bakiyesinin olmadığı, her iki taraf arasındaki farkın dava konusu olan 94.303,56 TL olduğu, davacının bordrosunda çalışmakta iken davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin sonra ermesi sonrasında davacı ile güvenlik sözleşmesi imzalamış olan dava dışı ... Grup şirketi olan Assistt bünyesinde devam eden personellerin bulunduğu, davacının dava konusu dönem için ticari defterleri, SGK tahakkukları, personel bordroları hakedişler ve kesilen faturaların örtüştüğü, davacının faydalanması gereken %5'lik teşvik priminin bordrolarda mahsup yapılarak fatura edildiği ve dava konusu yıllar için 94.752,85 TL %5'lik işveren teşvik priminin hesap edildiği tespitinde bulunulmuştur. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise, kök raporda yer alan tespitlerde herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.Kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları:14.08.2024 tarihli raporda, ''.. Davacının, 5510 sayılı yasanın 81. Maddesi 1. Fıkrasına istinaden 5 puanlık işveren prim desteği indiriminden faydalandığı tutarlar için davalı işveren tarafından kesilen 94.303,56 TL tutarın 22/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkin olarak;Davalı işveren tarafından davalının hak edişlerinden kesilen 5 puanlık prim indirimi tutarının 94.752,28 TL olduğu, bu indirim tutarlarının 4 8010 02 02 ... işyeri sicil numarasında kayıtlı bulunan işyeri ile 4 8010 02 02 1176724 034 12-79 iş yeri sicil numarasında kayıtlı bulunan işyerine ait 5 puanlık indirimleri olduğu,İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/281 Esas sayı ile görülen davaya ait iş yerlerinin 4 8220 02 02 1163079 034 12 14 işyeri sicil numarası ile 4 8122 02 02 1139775 034 12 87 işyeri sicil numarası ile ve ... iş yeri sicil numarasında kayıtlı olan işyerlerine ait beş puanlık prim indirimine ait olduğu ve bu davada talep edilen alacakla ilgisinin bulunmadığı, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/275 Esas Esas sayı ile görülen davaya ait iş yerlerinin 4 8211 02 02 1177855 034 12 46 işyeri sicil numarası ve ... işyeri sicil numarasında kayıtlı olan işyerlerine ait beş puanlık prim indirimine ait olduğu ve bu davada talep edilen alacakla ilgisinin bulunmadığı,Davacı işverenin ıslah talebi ile 94.303,56 TL tutarı temerrüt tarihi olan 22/04/2016 ihtarnamenin tebliğ tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmesi nedeniyle Sayın Mahkeme tarafından emsal yargı kararları gözetilerek davacının hakkedişlerinden kesilen 94.303,56 TL tutarlı beş puanlık teşvik tutarının, 22/04/2016 ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilebileceği '' görüşünde bulunulmuştur. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:5510 sayılı yasanın 81/ı maddesinde, kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının a bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddenin 1. fıkrasının a bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalı primlerinden, işveren hissesinin 5 puanlık kısmını isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı, işveren hissesine ait primlerin hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini kısa süre içerisinde sosyal güvenlik kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise maliye bakanlığına vermeleri, sigortalının tamamını ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarının yasal süre içerisinde ödemeleri, sosyal güvenlik kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmamasının şart olduğu, ancak kuruma olan prim, idari para cezası ve buna ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 21/7 1953 tarihli 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 48. maddesine göre tescili ve taksitlendiren işverenler ile 29/07/ 2003 tarihli ve 4958 ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 22/02/2006 tarihli ve 5458 sayılı sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Olması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma kanunlarına göre taksitlendirme ve yapılandırılan işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlanacağı, bu bent hükümlerinin vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul -aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı kanunun 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait iş yerleri ile 08/09/1983 tarihli ve ... sayılı devlet ihale kanununa 04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı kamu ihale kanunu ve uluslararası anlaşma hükmünün istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı kanunda istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin iş yerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalar hakkında uygulanmayacağı, hazinece karşılığını prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacağı, bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatta sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde bu desteğin öncelikle uygulanacağı belirtilmiştir.Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2021/6351 E 2023/789 K . Sayılı ilamında ''.....5510 sayılı Kanunla sağlanan 5 puanlık indirimin, bu kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimin işsizliğin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı olarak arttırılması ve teşvik niteliğinde olması nedeniyle fiyat farkı olarak nitelendirilemeyeceği gibi işverene Hazinece sağlanan ek bir katkı olduğundan, sözkonusu %5 'lik hazine yardımının hak edişlerden kesilmesi doğru değildir. '' yer almaktadır. Yukarıda anılan kaldırma kararına istinaden İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/275 Esas sayı ve İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/281 Esas sayılı dava dosyalarında yer alan işyerlerinin uyuşmazlığa konu iş bu dava dosyasındaki işyerinden farklı olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu somut olayda, davacının faydalanması gereken 94.752,28 TL tutarındaki 5 puanlık prim teşvik tutarının faturalarda mahsubunun yapılarak fatura edildiği, davacının bu miktarda alacağının olduğu ve 22.04.2016 tarihinden itibaren faize hak kazandığının kabulü gerekmiştir. Bu yönüyle ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, ıslah ile arttırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Nitekim, mahkemeye sunulan dava dilekçesinde 10.000,00 TL nin faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş ve yargılama aşamasında sunulan 23.05.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu edilen miktarın 84.303,56 TL arttırılması ile toplam talep edilen 94.303,56 TL nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ve aynı tarihte ıslah harcının yatırılmıştır.İş bu nedenle, davanın kabulü ile; 94.303,56 TL 'nin 10.000,00 TL 'sinin 22.04.2016, 84.303,56 TL nin 23.05.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun ise, ıslah ile arttırılan miktara uygulanacak yönünden faiz başlangıç tarihi sebebiyle haklı olduğu anlaşılarak istinaf talebinin bu gerekçe yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/84 Esas, 2024/643 Karar sayılı ve 30/09/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,DAVANIN KABULÜ ile, 94.306,56 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 2/04/2016, 84.303,56 TL'sinin ıslah tarihi olan 23.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine3-İlk Derece Mahkemesi yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.441,08 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 1.610,48 TL (peşin ve ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 4.831,40 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafça yapılan (peşin alınan 170,78 TL + 1.439,70 TL ıslah harcı + ilk masraf 36,00 TL + bilirkişi ücreti 5.750,00 TL + 21,00 TL posta masrafı) toplam 7.417,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Gider avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.610,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 995,07 TL'nin davalı tarafa iadesine,c-Davalı tarafça sarf edilen 2.154,80 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/11/2025