10. Ceza Dairesi 2023/18632 E. , 2024/15883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/800 E., 2023/168 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz
**10. Ceza Dairesi 2023/18632 E. , 2024/15883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/800 E., 2023/168 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanığın 28.05.2015 tarihli eylemi nedeni ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2015 tarihli ve 2015/476 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğu ve mükerrerliğe karar verilmiştir. C. Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2015 tarihli ve 2015/476 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.10.2022 tarihli 2020/15959 Esas, 2022/10453 Karar sayılı kararı ile; " İncelemeye konu 28.05.2015 tarihli suça ilişkin ise Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/476 Esas ve 2015/664 Karar sayılı kararı ile sanığın 27.01.2014, 04.04.2015, 28.05.2015 ve 03.06.2015 tarihli eylemlerinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun sabit olduğu, sadece 04.04.2015 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu, daha sonra işlenen suçların her birinin birbirinden bağımsız ayrı suç oluşturduğu belirtilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ancak; 27.01.2014 tarihli suça ilişkin 07.07.2015 tarihli iddianame düzenlenmeden önce sanığın incelemeye konu 28.05.2015 ve 03.06.2015 tarihli suçları işlediğinin anlaşılması karşısında, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak sanığın eylemlerinin ayrı ayrı ya da tek suç oluşturup oluşturmayacağı veya TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından dava dosyalarının getirtilerek bu dosya içine konması, zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2023 tarihli ve 2022/800 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; ele geçen uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığına, ticari taksi içerisinde bulunduğu ve başkasına ait olabileceğine, kan tahlilinin pozitif olması daha önce kullandığı esrar nedeni ile olduğuna ve yargılandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü kolluk görevlilerinin yapmış oldukları denetimler sırasında alınan bir ihbar üzerine Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinde ... isimli şahsın sevk ve idaresinde bulunan ve içerisinde diğer sanık ve dava dışı diğer şahısların oturduğu; 01 ... plaka sayılı araç içerisinde yapılan aramada aracın arka yolcu koltuğu bölümü orta kısmında oturan ... ile sağ arka koltukta oturan ... isimli şahsın arasında folyo ve şeffaf jelatine sarılı kokainin ele geçirildiği; başlatılan soruşturma kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen sanık ... hakkında her ne kadar kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; sanığa ait adli sicil kaydından da anlaşılacağı üzere sanığın 27.01.2014 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu aynı suç sebebiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/46648 hazırlık numarasına kayden yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek sanığın bu erteleme kararı ile birlikte bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de; sanığın 04.04.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun anlaşılması üzerine sanık hakkındaki denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığının tespit edilmesine müteakip sanık hakkında 07.07.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanığın eylemine uyan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile Adana 22 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/623 Esas sırasına kayden kamu davasının açıldığı; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklinde yer alan düzenleme dikkate alındığında sanık hakkında atılı suç sebebiyle yeniden erteleme kararının verilemeyeceği; daha önce erteleme kararı verilerek bu erteleme kararını yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle ihlal ettiğinden bahisle hakkında iddianame tanzim edilen sanık hakkında atılı suç sebebiyle, sanığın kan tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının sabit olduğu görülmekle açılan kamu davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Bozmaya uyulduğu halde, Dairemizin 18.10.2022 tarihli 2020/15959 Esas, 2022/10453 Karar sayılı ilamının bozma gerekçesinin gereğinin yerine getirilmediği görülmekle; Sanığın 27.01.2014 tarihli eylemi ile 23.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği sanığa 25.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 04.04.2015 tarihli olay ile erteleme kararının ihlali kabul edilerek 07.07.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/623 Esas, 2015/591 Karar sayılı kararı ile erteleme süresinde tekrar uyuşturucu kullanması ve bulundurması 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihlal nedeni sayıldığından ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı belirtilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak 23.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı gözetilerek daha sonra işlediği 28.05.2015 tarihli eylemi nedeni ile sanık hakkında iddianame düzenlendiği, Sanığın 03.06.2015 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında 09.07.2015 tarihli iddianame ile yine doğrudan açılmış olan davada Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve, 2015/558 Esas ve 2015/785 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Dairemizin 13.04.2022 tarihli ve 2019/9123 Esas, 2022/4835 Karar sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmakla, Temyize konu 28.05.2015 tarihinden önce 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği usulüne uygun olarak verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açılamayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak sanığın 28.05.2015 ve 03.06.2015 tarihli eylemleri tek suç kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gereğinin takdiri için Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2023 tarihli ve 2022/800 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.