İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili; müvekkili tarafından 18/07/2019 tarihinde orijinal kolisinde özenle paketlenmiş 1 adet ... marka Workstation 6 model dizüstü bilgisayarın dava dışı alıcı ... AŞ'ye teslim edilmek üzere davalı şirketin Göcek şubesine teslim edildiğini, taşıma sözleşmesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1969 KARAR NO : 2025/1419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 10/01/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili; müvekkili tarafından 18/07/2019 tarihinde orijinal kolisinde özenle paketlenmiş 1 adet ... marka Workstation 6 model dizüstü bilgisayarın dava dışı alıcı ... AŞ'ye teslim edilmek üzere davalı şirketin Göcek şubesine teslim edildiğini, taşıma sözleşmesine konu gönderinin 22.07.2019 tarihinde teslimat adresinde alıcı ve davalı görevlileri ile birlikte açıldığını, taşımaya konu 1 adet dizüstü bilgisayarın ekranının kırık olduğunun tespit edildiğini, söz konusu hasarın hazır bulunanlarca imzalanarak tutanak altına alındığını, müvekkilinin tazmin başvurusunun davalı tarafından herhangi bir gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini, bunun üzerinde davalı aleyhine İstanbul 21.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; kargonun davacı dışı firmaya teslimatı esnasında müşteri talebi ile açıldığını ve içeriğindeki monitörün ekranının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, kargoların geçtikleri tüm birimlerde kontrol edildiğini, ambalajında herhangi bir olumsuzluk ve hasarın tespit edilmediğini, bu konuda kargonun alıcı firmaya teslimatına kadar geçen sürede geçtiği aktarma merkezleri ve şube kayıtlarının incelendiğini, herhangi bir hasar kaydına rastlanmadığını, taraflarca imzalanmış olan durum tespit tutanağından da tespit edileceği üzere kargonun dış ambalajında herhangi bir yırtık, patlak, darbe olmadığının açıkça beyan edildiğini, öte yandan kargo içeriği ürünün müvekkil şirkete onarım firmasına gönderilmek üzere teslim edilmiş bir ürün olduğunu, bu durumda ürünün müvekkil şirket bünyesinde hasarlanıp hasarlanmadığı belli değilken dava dışı firmadan alınan onarım bedeli teklifinin geçerliliği bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafça kargonun orijinal ambalajında gönderildiği ileri sürülmüş ise de müvekkilinin kayıtlarında ürünün orijinal ambalajında olmadan ve hiçbir koruyucu madde kullanılmadan teslim edildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin özel taşıma taahhüdü vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece; taşıma sırasında bilgisayarın ekranının kırıldığı, bilirkişi raporuna göre davaya konu hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı, davalının ambalajın uygun olmadığı yönünde uyarı görevini ifa etmemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, davalının 10.494,33-TL hasar bedelinin %25'i olan 2.623,58-TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 21.İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 2.623,58-TL asıl alacak ve 65.88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.689,46-TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; paket içerisinde bir ambalaj eksikliği ve hatası bulunmadığını, kargo paketinin açılmasından sonra da böyle bir tespit yapılmadığını, mahkemece ambalaj eksikliği kanısına nasıl vardığının belli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili; bilirkişinin taşıma uzmanı olmadığını, kararda gerekçe bulunmadığını, müvekkilinin ambalajın ne şekilde yapılmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin koli şeklinde teslim edilen ürünün iç ambalajlamasının ne şekilde yapıldığını araştırma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, ambalaj sorumluluğunun gönderici de olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle meydana gelen zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875. ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut olayda; davacı taşıtanın, dava dışı alıcı firmaya bakım için gönderilen bilgisayarı taşınmak üzere davalı kargo şirketine teslim ettiği hususu ihtilaf dışı olup, davacı cihazın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle zararın tazminini talep etmektedir. TTK'nın 862 maddesinde; eşyanın niteliğinin, ambalaj yapılmasını gerektirmesi halinde eşyayı ziya ve hasardan koruyacak şekilde ambalajlanması gönderenin yükümlülüğü olarak düzenlenmiştir. Bahsi geçen ürünün düşmeye bağlı darbeye ya da fiziksel baskıya maruz kalması sonucunda ekran panelinde kırılma meydana geldiği, muhtelif yerlerinde hasar ve çizikler mevcut olduğu, hasarın ambalaj eksikliğinden meydana geldiği tespit edilmiştir. Kırılgan yapıya sahip taşıma konusu emtianın ambalajlama yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen hasarda davacının kusurlu olduğu açıktır. Ancak kural olarak taşıma ilişkisinde ambalajlama, yükleme ve sabitleme yükümlülüğü gönderene ait olsa bile davalı taşıyanın tali de olsa yüklemeye nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu durumda emtianın gereği gibi ambalajlanmadan sevk edilmesi halinde nakliye sürecinde hasar görebileceğini taşıyıcının "basit bir değerlendirmeyle" öngörüp "yüklemeye karşı çıkması; göndereni uyarması, netice alamaması durumunda da çekincesini yazılı olarak belirtmesi gerektiği halde, bu konuda gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcının somut olayda "yüke olan özen yükümlülüğünü ihlalden" dolayı müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Buna göre davacı gönderenin %75, davalının ise %25 oranında müterafik kusurlu olduklarının kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede 10.494,33-TL hasar tutarı kadri marufunda bulunmuştur. Bu durumda davalı kusur oranına isabet eden 2.623,58-TL ile sorumlu olduğundan tarafların aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025