T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/705 Esas KARAR NO : 2025/862 DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine davalı tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi…
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/705 Esas KARAR NO : 2025/862 DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine davalı tarafından İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının... Bankası A.Ş. Ve... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Sermaye Piyasası İşlemleri Ortak Çerçeve Sözleşmesi ile...Bankası A.Ş. Sermaye Piyasası İşlemleri Çerçeve Sözleşmelesi olduğunu, taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşmeler uyarınca davalı borçlu temerrüde düştüğünü, davalı borçlunun müvekkili banka tarafından aleyhinde başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğinden itirazının iptali ve takibin devamı gerektiğini, iş bu dosyada ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu, davalı/borçlunun uyap sorgulaması yapılarak tespit edilen menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati haciz ve ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinni davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz 25/07/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilin ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haciz talebinin; İK'nın 257. maddesi uyarınca davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 67.044,25 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak kabulüne karar verildiği, davalının ihtiyati haciz kararına 15/08/2025 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini, yapılan yargılama sonucunda mahkememiz 16/09/2025 tarihli duruşmada verilen aynı tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanan Sermaye Piyasası İşlemleri Ortak Çerçeve Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucu itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k ve l maddelerinde, tüketici ve tüketici işlemi tanımlanmıştır. Buna göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı Yasanın "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5. bölümünde yer alan 49. maddesi, "Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler" başlığını taşımaktadır. Bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. Yine aynı Yasanın 73/1. maddesi, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmünü, 83. maddesi ise, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili, diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmünü amirdir. 27.08.2011 tarihli Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğde döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve bu işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik hizmetlere ilişkin esaslar düzenlenmiş olup bu kaldıraçlı işlemlerin ticari amaç olmaksızın yapılabileceğine dair düzenleme bulunmamaktadır. Bu işlemlerin ticari amaçla yapılabilecek olmasına rağmen davacının ticari amaçla hareket eden kimse olmaması düzenleyici işlemlere uyulup uyulmadığı sorununu ortaya çıkarır ise de davacının doğrudan ticari amaçla hareket ettiğini göstermez ve davacıyı da tüketici olmaktan çıkarmaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2348 E, 2019/82 K sayılı kararındaki muhalefet şerhi). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2348 Esas 2019/82 Karar sayılı kararında dava konusu Opsiyonlu Döviz Mevduatı ve Opsiyon İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi yönünden tüketici mahkemesi mi asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu hususu tartışılmış, sözleşmenin "ticari" amaçla yapıldığının açıkca belirtilmiş olması halinde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıklanmıştır. Doktrinde de tasarruf sahibi bireysel yatırımcının bir aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalanmasının tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu da belirtilmektedir. (Doç. Dr. N. Füsun Nomer Ertan; Sermaye Piyasası Hukuku Toplantı Serisi - Tebliğler Tartışmalar, sayfa 24-25 ). Somut olayda davacı banka ile davalı arasında yapıldığı iddia olunan Sermaye Piyasası İşlemleri Ortak Çerçeve Sözleşmesi'ne istinaden davacı banka, bu sözleşme nedeniyle yapılan faaliyet sırasında ortaya çıkan alacağın davacıdan tahsiline yönelik alacak isteminde bulunmuştur. Dosyadaki belgeler incelendiğinde sözleşmede davalının "müşteri" olarak nitelendirildiği, "kurumsal müşteri", "ticari müşteri" vb ibarelere yer verilmediği, davacının bankadan aldığı hizmetteki gayesinin bitcoin vb. Dijital para alımına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye konu işlem hacmi ve dava değeri dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Yasanın 3/(1)-k ve 49. maddeleri uyarınca finansal hizmet sözleşmesi niteliğinde olup davalının dava konusu finansal hizmet işleminde ticari ve meslek amaçla hareket ettiğine dair kayda rastlanmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevlidir. Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 01.11.2016 tarih 2016/11909 Esas 2016/8559 Karar sayılı kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. HD'nin 08.09.2022 tarih 2021/1330 E, 2022/1002 K sayılı kararı da bu yöndedir. Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılarak görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair tarafların yokluğunda davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2025 Katip ... E imza Hakim ... E-imzalıdır