T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/698 KARAR NO: 2025/1510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2025 NUMARASI: 2021/913 Esas 2025/150 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/698 KARAR NO: 2025/1510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2025 NUMARASI: 2021/913 Esas 2025/150 Karar DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili davacı şirket yüklenici sıfatıyla 2010 yılından 2015 yılları yılları arasında eski ünvanı ... A.Ş. olan davalı şirket ile imzalamış olduğu inşaat taahhüt sözleşmeleri dahilinde, Sakarya, Pamukova,... mevkiinde, Belediye Sanayi Sitesi içinde bulunan 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247 sayılı parsellerde sırasıyla katı atık toplama, aktarma ve katı atık işleme entegre tesisleri anahtar teslimi yapılması, montajı işlerini ve soğuk hava deposu inşaatını gerçekleştirdiğini, ana sözleşme ve mutabakat konusu işler dışında, yapılması gereken ek işler ve tedarik gereken mal ve ürünler de davalı şirket tarafından, müvekkili davacı şirkete sipariş edildiğini, müvekkili şirketin, alt yüklenici sözleşmeleri kapsamında yüklendiği işlerin tümünü yerine getirdiğini, müvekkili davacı şirket, üstlendiği işlerin tümünü zamanında bitirmiş olmasına ve bitirdiği işlere ilişkin hak edişlerine ilişkin faturaları, sözleşmeye uygun şekilde düzenlemesine ve davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı şirket ödemelerini gecikmeli ve eksik olarak yaptığını ve 2018 yılından sonra da müvekkili davacı şirkete yaptığı ödemeleri tümüyle durdurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete yaptığı ödemeler, fatura bazında düzenli olarak yapılmadığından, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmasa da, yıllar boyunca karşılıklı hesap mutabakatları yapılmak suretiyle, müvekkili şirketin güncel alacaklarının kaydı tutulduğunu, davalı şirketin, müvekkili davacı şirkete karşı olan sözleşmelerden doğan borçlarını ödememekte ısrar etmesi üzerine, tarafımızca İstanbul Anadolu 8.İcra Müdürlüğü' nün... sayılı iflas yolu ile adi takibi davalı şirkete karşı başlatıldığını, icra dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere, takip dayanağı olarak müvekkili şirketin 2014-2018 yıllarına ilişkin faturaya bağlı alacaklarından, faturaların düzenleme tarihlerinden sonra, yasal ödeme süreleri dikkate alınarak, davalı şirket tarafından yapılmış ödemeler düşüldükten sonra, faturaların temerrüt tarihlerinden itibaren TL olanlarına T.T.K. Md.1530' da dikkate alınmak suretiyle yıllık avans ve ... olanlara ise kamu bankalarının en yüksek mevduat faizi oranından faiz yürütülerek işlemiş faiziyle birlikte feri'leri dışında davalı şirketten takip tarihi itibariyle talep ettiğimiz tutar 406.176,00 ... ve 6.550.048,43 TL olduğunu, örnek 11 iflas yolu ile adi takibe ilişkin ödeme emri 18.01.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini ve davalı şirketin süresinde davalı itiraz etmemesinden ötürü takibimiz kesinleşmiş ise de daha sonra tebligattan geç haberdar oldukları iddiasıyla davalı şirket tarafından takibin tümüne itiraz edildiğini ve tebligat tarihinin 01.03.2021 olarak düzeltilmesi için İstanbul Anadolu 22.İcra Hukuk Mahkemesi'ne 2021/97 Esas sayılı davası açıldığını ve bu talepleri de bizce haksız olsa da adı geçen mahkemenin 2021/239 K. Sayı ve 31.03.2021 tarihli karar ile kabul edildiğini, karara karşı tarafımızca istinaf başvurusu yapılmış ise de dosya henüz istinaftan dönmediğini, davalı şirketin, tebligatın düzeltilmesine ilişkin şikayetinden önce takibin kesinleşmiş olmasından ötürü tarafımızca, iflas davası açısından zorunluluk oluşturması nedeniyle, İstanbul Anadolu Bürosu' na 2021/4483 no' lu başvuru yapılmış ve 2021/35340 arabulucuk numarası ile başvuru yapılmış ve 31.03.2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek özetle davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bununla birlikte zamanaşımı itirazları da bulunduğunu, müvekkili şirketin her türlü katı atığın toplanması, bunların ayrıştırılarak geri dönüşüm ve geri kazanım yollarıyla değerlendirilmesi, enerji elde edilmesi, organik atıklardan gübre ve kompost elde edilmesi, elde edilen enerjinin kullanımı, tehlikeli atıkların proliz v.b. metotlarla bertaraf edilmesi amacıyla tesisler kurmak ve işletmek faaliyeti ile iştigal ettiğini, bu kapsamda; .. A.Ş, nüfusun gıda ihtiyacının karşılanması için, sınırlı su ve toprak kaynaklarına rağmen, kurguladığı iş modeli ile katı atıkların kaynakta ayrıştırılarak toplanması, işlenmesi, geri dönüştürülmesi, ... aracılığı ile elektrik ve ısı enerjisi elde edilmesi, kompost ve organomineral gübre üretilmesi ve değerlendirilemeyen atıkların da nihai bertarafı alanlarında, dünyada ve Türkiye’deki son teknolojiye sahip olarak Bilecik ve Sakarya yöresinde faaliyet göstermekte olup alanında kendini kanıtlamış köklü bir şirket olduğunu, müvekkili şirket bir takım nedenlerle konkordato talep etmiş olup ilgili dosya şu anda İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/51 E. Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, hatta anılan konkordato talepli İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/51 Esas sayılı dosyanın da; davacısının ...A.Ş.'nin 20/12/2021 tarihinde konkordatoya başvurması, konkordato geçici mühlet kararı verilmesi ve halihazırda dosyanın derdest olması, ...A.Ş. nin, davacıları .. Tic.A.Ş. ve ...A.Ş.nin tek ortağı ve yöneticisi olması, şirketler arasında organik ve fiili bağ bulunması, konkordato tasdik yargılamasında verilecek kararların her üç şirketi doğrudan etkileyeceği ve tasdik yargılamalarının birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmakla, HMK'nun 166.maddesi gereğince İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/872 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verildiğini, bu nedenle eldeki davaya ilişkin olarak konkordato talebine dair herhangi bir karar verilmeden hüküm kurulamayacağından ve de konkordato talepli davanın eldeki davanın esasını etkileyeceği açık olduğundan İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/872 Esas sayılı Sayılı dosyasının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek sonuç olarak özetle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Kök raporda özetle, davacının üstlendiği işlere ilişkin faturaların düzenlediği ve defterlerine kaydettiği, davalının defterlerini ibraz etmediği, davacının 977.616,04 TL ve 329.989,77 euro alacaklı olduğu, takip öncesi davalıya ihtarname gönderilmediği için işlemiş faiz istenemeyeceği, hakediş ve metrajlar sunulması halinde teknik olarak değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir.Eksiklikler tamamlanarak ek rapor alınmasına karar verilmiş, 31/07/2024 tarihli ek raporda tarafların 2018 yılı BA/ BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının düzenlediği tüm faturaların davalının kayıtlarında da yer aldığı, kök rapordaki görüşlerin korunduğu ve davacının 977.616,04 TL ve 329.989,77 Euro alacaklı olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi raporun davacı yazılı beyan sunmuştur. Rapor 08/09/2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, itiraz sunulmamıştır. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının raporda tespit edilen tutar yönünden alacağını ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesi neticesinde alacaklının takipte alacaklı olduğu tutar yönünden İtirazın kaldırılmasına ve iflas davası açıldığı hususu İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre yurt satında dağıtımı yapılan bir genel gazete ile ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş ve iflas talebine itiraz edenlerin ve müdahil olmak isteyenlerin ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde mahkememize müracaatları istenmiş, 11/12/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 29/11/2024 tarihinde Hürriyet Gazetesinde ilan edilmiştir. Ancak iflas kararı verilmesine engel ileri süren bir müdahale dilekçesi sunulmamıştır. İcra müdürlüğüne yazı yazılarak, 977.616,04 TL ve 329.989,77 Euro alacak üzerinden kapak hesabı yapılması istenmiştir. Gelen kapak hesabına göre, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 05/09/2013 tarihli 2013/4197 E. 2013/5054 K.sayılı kararında da belirtildiği gibi depo emrine esas olacak tutarın kararın verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp duruşma günü tarihi itibariyle hesaplanmış ve depo emri hazırlanmıştır.Depo emri Türk Lirası cinsinden olması gerektiğinden (Y. 23 HD, 2013/5664 E, 2014/987 K; Y. 15. HD, 2021/1451 E. 2021/2915 K) asıl alacak ve faiz yönünden Euro alacağı TL efektif satış kuruna çevrilmiştir. Özetle, icra takibinde tespit edilen alacak üzerinden takibe itirazın kaldırıldığı, yasal ilanların yapıldığı, depo emrinin 25/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak tutarın mahkememiz veznesinde depo edilmediği / yahut icra dosyasına yatırılmadığı görülmekle davalının iflasına" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarımız ile davanın usulüne ilişkin tarafımızdan yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı sözleşmeler gereği üzerine düşen sorumluluklarını sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gibi emsallerine göre yüksek fiyat ile işler yapılması durumu söz konusu olduğunu, hatta davaya dayanak yapılan faturaların birçoğu hiç iş yapılmadan kesilmiş olup şirket yönetimince kimi işler için mükerrer faturalar kesildiğine dair kanaat dahi oluştuğu da söylenebileceğini, kaldı ki takibe konu faturalarla ilgili müvekkil şirketçe ödemeler de yapıldığını, bu hususların açığa çıkarılabilmesi için müvekkil şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş olmamıza ve defterlerin sunulamama nedenine ilişkin mazeretimizi yerel mahkeme dosyasına bildirmiş olmamıza rağmen taleplerinin kabul görmediğini, salt davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile yerel mahkeme tarafından hüküm kurulduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/872 Esas sayılı konkordato dosyası istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, bu nedenle iş bu dosyanın, istinafa konu 2021/913 Esas sayılı dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 154. vd. maddelerinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.2004 Sayılı İİK nun 154 vd maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki iflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. 156/4 fıkrada ise, iflas istemek hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden bir sene sonra düşeceğine yer verilmiştir. Bu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden gözetilir ve süresinde açılmayan dava reddedilir. Ayrıca, iflas ödeme emri tebliğ edilmeden açılan takipli iflas davası dinlenemeyeceğininden, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve diğer şartlarının re’sen incelenmesi gerekecektir.İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Takibe itiraz edildiğinden, mahkemece öncelikle itirazın kaldırılması talebi yönünden genel hükümlere göre alacağın mevcut olup olmadığı, muaccel hale gelip gelmediği hususları incelenerek değerlendirilme yapılması gerekmektedir.Dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün .. sayılı dosyası ile muhtelif sayıda faturalara istinaden (6.754.131.67 TL asıl alacak + 2.664.831.93-TL işlemiş faiz - 2.868.915,17 TL tahsiltalar) toplam 6.550.048,43-TL + (551.529.77 - Euro asıl alacak + 76.186.23 Euro işlemiş faiz - 221.540,00 Euro tahsilatlar) 406.176.00.- Euro üzerinden alacağın tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, takip tarihi itibariyle 1 Euro'nun TL karşılığı belirtilerek harca esas değeri gösterildiği, borçlunun ödeme emrinin tebliği hususuna ilişkin icra mahkemesine yapılan şikayetin, İstanbul Anadolu 22 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/97 E,239 K sayılı kararında öğrenme tarihinin 01/03/2021 olarak kabul edildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 21 HD nin 2021/1924 E, 2022/860 K sayılı kararla esastan red kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12 HD nin 2022/6138 E. 13363 K. sayılı kararla onanmasına karar verildiği, böylece sonuçta borçlunun 01/03/2021 tarihinde takibi öğrendiği ve 03/03/2021 tarihinde süresi içinde borca, faize, ferilerine itiraz ettiği, eldeki davanın hak düşürücü süresi içinde, davalı borçlunun sicil adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırıldığı anlaşılmıştır."İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinde, icra mahkemesindeki gibi sıkı şekil şatlarına tâbi bir yargılama yapılmayıp, HMK’nın genel hükümleri uygulanır. Basit yargılama usulünün uygulanacağı iflas davasında borçlu evvelce ödeme emrine karşı ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmaksızın meselâ, takip konusu borcu ödemiş olduğu ya da borcun zamanaşımına uğradığı itirazını cevap dilekçesinde beyan edebilir.İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından İİK’nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılmış bulunan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi alacağın varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda borçlunun borçlu olmadığı kanısına varılırsa iflas davasının reddine karar verilir. İflas davasının reddi kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve alacaklı iflas takibi ve davası konusu yapılmış alacak için borçluya karşı yeni bir alacak davası açamaz.Yapılan inceleme sonucunda alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir. Bu halde iflas takibi kesinleşeceğinden iflas talebini İİK'nın 166. maddesindeki usule göre ilan edilir. Akabinde davalı borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2). Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir." ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/12/2021 tarih 2019/(15)6-574 E., 2021/1710 K. Sayılı ilamı)Taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bir mali müşavir, bir inşaat mühendisinde alınan 07.03.2023 Tarihli Müşterek Rapor'da; "...Davacı tarafa ait ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıya faturalar iş bu faturalar karşılığında davalının ödeme yaptığı neticesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak takip tarihi itibariyle 977.616,04 TL ve 329.989,77 EURO alacaklı olduğu tespit edildiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirkete düzenlenen ve takip konusu olan fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediği, dava dosyasına ve icra dosyasına da yukarıda sıralanan fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin sunulu bulunan herhangi bir belge de bulunmadığı,Davalı şirket, inceleme günü olan 07.07.2023 tarihinde, ticari defterlerini ibraz etmemesi ve yerinde inceleme talebinden bulunmaması sebebiyle davalı şirketin ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı,TBK.m.117/1 gereğince, para borcu için temerrüt faizi istenebilmesi için borcun muaccel olması ve alacaklının ihtarı gerek olup takip dayanağı faturalar borçlu/davalı şirkete gönderilmiş olsa da kural olarak yalnızca fatura gönderilmesiyle karşı taraf temerrüde düşürülmüş olmayacağı, takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, davacı şirketin takip tarihinden önce talep ettiği işlemiş faiz takdirinin mahkemenize ait olduğu,Yapıldığı iddia edilen ve faturalandırılan işlerin Bayındırlık Bakanlığı Birim fiyatları ile piyasa rayiç fiyatları açısından karşılaştırılabilmesi ve takibe konu faturalar sebebiyle alacak olup olmadığının teknik olarak tespiti için hakediş ve metrajlarının sunulması gerektiği, dosyada bilgi ve belge yetersizliği nedeniyle ne kadarlık işin yapıldığı kısaca hakedilen işin bedelinin teknik olarak tespit edilemediği..." bildirilmesi üzerine mahkemece davalı vekiline, hakkediş ve metrajları gösterir evrakları, varsa iş mutabakatlarını sunması için süre verildikten, davacının 2011 - 2021 yılları arasındaki BS, davalının BA formlarının celbi için ilgili vergi dairelerine müzekkere yazıldıktan sonra bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır. 31/07/2024 Tarihli Ek Rapor'da " Davacının takibe konu ettiği alacağı oluşturan faturaların, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturaları, davacının BS Formu ile davalının ise BA Formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına bildirimini yaptığı, iş bu faturalardaki ürün/hizmetin davalıya teslim edildiği, davacının takibe konu ettiği faturaların bir kısmının davalı tarafından ödendiği, ancak 977.616,04 TL tutarındaki + 329,989,77 Euro tutarındaki faturaların davalı tarafından ödenmediği,Kök raporda belirtildiği üzere; Takip öncesi dönemde davalıya usulünce gönderilmiş bir ihtarname tespit edilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, ancak Sayın Mahkemenin takdirinin aksi yönde olması halinde işlenmiş faizin 51.547,21 Euro +503.427,87 TL olacağı,Kök bilirkişi raporundaki görüşlerimizi tekrar eder, yapıldığı iddia edilen ve faturalandırılan işlerin Bayındırlık Bakanlığı Birim fiyatları ve piyasa rayiç fiyatları ile karşılaştırılabilmesi ve takibe konu faturalar sebebiyle teknik olarak alacak olup olmadığının tespiti için hakediş, metrajlar, ataşman vs. gibi teknik veriler gerektiği, dosyaya ilgili evraklar sunulamamış olup, bu hususta ek bir teknik değerlendirme yapılamadığı, keza davalının fahiş fiyatlandırma yaptığı itirazları da evrak yetersizliği nedeni ile değerlendirilemediği " yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Alınan bilirkişi ek raporu sonrasında, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına karar verildikten sonra İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre mahkemece iflas davası 11/12/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 29/11/2024 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde ilan edilmiştir.Dosya kapsamına göre; taraflar arasında Pamukova, Sakarya, ...mevkiinde kaim bulunan Belediye Sanayi Sitesi içerisinde yer alan 239 - 240 -241 - 242 - 243 - 244 - 245 - 246 - 247 parsel nolu arazide yapılacak olan (2.480.000,00) Türk Lirası keşif tutarlı katı atık toplama, aktarma ve katı atık işleme entegre tesisleri binalarının anahtar teslimi olarak yapılması, montajı ve yüklenici tarafından teslimi konusunda 13/09/2020 tarihli İnşaat Taahhüt Sözleşmesi ve 31/12/2015 tarihli ek protokol düzenlenmiş olup, davacı şirket, alt yüklenici sözleşmeleri kapsamında yüklendiği işlerin tümünü yerine getirdiğini, ancak hak edişlere takibe dayanak yapılan faturaların eksik ödendiğini iddia etmiştir.Davalı ise, öncelikle alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı sözleşmeler gereği üzerine düşen sorumluluklarını sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediği gibi emsallerine göre yüksek fiyat ile işler yapılması durumu söz konusu olduğunu ayrıca İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/872 Esas sayılı konkordato dosyası istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, bu nedenle iş bu dosyanın, istinafa konu 2021/913 Esas sayılı dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/872 Esas 2023/499 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı ... Şirketininde bulunduğu her üç davacı için verilen kesin mühletin kaldırılması ile konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, her üç davacı yönünden de iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'ne gönderildikten sonra konkordato talep eden şirketler vekilinin konkordato talebinden feragat etmesi nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince asıl ve birleşen dosyaya konu konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine, feragat sebebiyle istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin, konkordato davasının bekletici mesele yapılması talebi yerinde görülmemiştir.Zamanaşımı Def'i yönünden ; Davalı vekili cevap dilekçesinde usulüne uygun zamanaşımı definde bulunmuş ise de mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.Taraflar arasındaki somut uyuşmazlık; İnşaat Taahhüt Sözleşmesinden kaynaklı hak ediş bedeli alacağına ilişkin olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi uyarınca, eser sözleşmesi nedeniyle hak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme, hem yüklenicinin iş bedelini talep hakkı hem de iş sahibinin ayıplı esere ilişkin taleplerini kapsamaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 149. maddesi gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde bu prensip, eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihten itibaren uygulanmaktadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/7466 sayılı kararında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi eserin teslim tarihinden itibaren başlar. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2025 tarih 2025/527 E. 2025/3191 K. Sayılı ilamı da bu doğrultudadır) Diğer yandan TBK 154. Maddesinin birinci bendinde, borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa yada kefil göstermişse, ikinci bendinde ise alacaklı, dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımının kesileceği düzenlenmiştir.Takibe konu hak ediş alacağına ilişkin faturalar incelendiğinde; 30/12/2011 ila 26/11/2018 tarihleri arasında muhtelif zamanlarda düzenlenmiş muhtelif sayıda faturalar olduğu, davalı tarafça muhtelif tarihlerde kısmi ödemelerde bulunduğu, davacı tarafça 29/12/2020 alacağın tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takip başlatıldığı görülmüştür. O halde; faturaya konu işlerin teslim tarihi belirlenmek suretiyle TBK’nın 149. maddesi uyarınca, müeccel alacakların muacceliyet tarihleri tespit edilerek, davalı tarafça yapılan kısmi ödemelerde dikkate alınarak TBK 147,6 ve 154 Maddeleri gereğince davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde işin esasına geçilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin zamanaşımı defi yönünden kabulü kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/02/2025 tarihli ve 2021/913 Esas 2025/150 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025